ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Küba’nın ABD için her zaman ulusal güvenlik tehdidi oluşturduğunu ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsveç ziyareti öncesi Miami Homestead Havaalanı’nda gazetecilerin sorularını cevapladı. Bakan Rubio, İran’ın Hürmüz Boğazı için geçiş ücreti uygulama planının sorulması üzerine, “Biz her zaman boğazda geçiş ücreti sisteminin kabul edilemez olduğunu söyledik. Ama bunu sadece biz söylemiyoruz, dünya da söylüyor. Şu anda Birleşmiş Milletler’de, Bahreyn’in öncülüğünde Güvenlik Konseyi’ne götürmeye çalıştığımız bir karar tasarımız var. Geçtiğimiz hafta Çin’deydik. Geçiş ücreti konusundan bahsettik, onlar da buna karşılar. Dünyada hiç kimse geçiş ücreti sisteminden yana değil. Bu olamaz, kabul edilemez. Bunu sürdürmeye devam ederlerse diplomatik bir anlaşma imkansız hale gelir. Dolayısıyla bunu yapmaya çalışmaları dünyaya bir tehdittir. Bu tamamen yasa dışıdır” ifadelerini kullandı.
“Küba, ABD için her zaman ulusal güvenlik tehdidi oluşturmuştur”
Rubio, Küba’nın ABD için ulusal güvenlik tehdidi oluşturup oluşturmadığına yönelik sorulan soruyu ise, “ABD ile doğrudan bağlantılı askeri konular veya ulusal güvenlik tehditleri hakkında spesifik olarak yorum yapmayacağım. Size şunu söyleyebilirim: Küba, yıllar içinde Rusya ve Çin’den edindiği silahların yanı sıra şu anda bulunduğumuz yerden çok uzak olmayan bir yerde Rus ve Çin istihbarat teşkilatlarına da ev sahipliği yapıyor. Dolayısıyla Küba, ABD için her zaman ulusal güvenlik tehdidi oluşturmuştur” şeklinde cevapladı. Rubio, “Bu arada, Kolombiya’dan faaliyet gösteren ve yıllar boyunca oradaki rejimin tam desteğiyle ülkeyi istikrarsızlaştıran gruplara bakarsanız, Küba tüm bölgedeki terörizmin önde gelen sponsorlarından biri olmuştur. Dolayısıyla Küba, ABD’nin ulusal güvenliği için sürekli bir tehdit oluşturmuştur. ABD’nin ulusal güvenliğine tehdit oluşturan bir diğer şey ise kıyılarımızdan 90 mil uzakta, düşmanlarımızın dostları tarafından yönetilen başarısız bir devletin varlığıdır” şeklinde konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, Küba’ya baskı uygulamak için defalarca girişimlerde bulunmuş ve komünist rejiminin devrilmesi konusunu açıkça dile getirmişti.
