ALPER TABAN MEHMET LEVENT KAYAR
Eleştirilmekten rahatsız olmak, eleştirileri ortadan kaldırmaz!
Zaman zaman İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın icraatları hakkındaki düşüncelerimi kaleme alıyor, gördüğüm eksiklikleri dile getiriyorum.
Anlaşılan o ki yazdıklarım, başta Başkan Alper Taban ve Özel Kalem Müdürü Mehmet Levent Kayar olmak üzere bazı çevreleri ziyadesiyle rahatsız ediyor.
Duyumlarıma göre, benim kim olduğumu araştırmaya, hakkımda bilgi toplamaya başlamışlar. Hatta iddialara bakılırsa, bana zarar vermenin yollarını arıyorlarmış.
Eğer bu duyumlar doğruysa kendilerine söyleyeceğim çok şey var.
Öncelikle şunu iyi bilsinler ki ben ne kıblesini sonradan bulanlardanım ne de şahsi ikbali uğruna kıblesini kaybedenlerden…
Henüz 14 yaşlarındayken ülkücü hareketin temel eserlerinden biri olan Dokuz Işık doktrinini okudum. “Müslümanlık ruhum, Türklük bedenimdir” anlayışıyla çıktığım yolda, inandığım değerlerden bugüne kadar vazgeçmedim.
Baskılarla karşılaştım, maddi kayıplar yaşadım. Ancak hiçbir zaman inandığım doğrulardan dönmedim. “Zulüm Azrail olsa hep hakkı tutacağım” anlayışıyla yoluma devam ettim.
Bugüne kadar ne birilerine minnet ettim ne birilerinin arkasına sığındım ne de birilerini referans göstererek bir yerlere gelmeye çalıştım.
Benim dayanağım, kendi emeğim, özgüvenim ve Allah’a olan inancım oldu.
47 YILDIR İNEGÖL’DEYİM
Tam 47 yıl önce İnegöl’e geldim. Bu şehirde tanıdığım, bildiğim, arkamda duracak hiç kimsem yoktu.
Buna rağmen cesaretimi topladım, gazete çıkardım ve mesleğimi yapmaya başladım. İnegöl’de birçok hizmetin gündeme gelmesine ve hayata geçirilmesine katkı sunmak için mücadele ettim. Yıllar içerisinde emek vererek “YILDIRIM” ismini bir marka hâline getirdim.
Bunları kendimi övmek için değil, geçmişimi sorgulamaya kalkışanlara hayat hikâyemin ortada olduğunu hatırlatmak için anlatıyorum.
Benim 74 yıllık hayatım, yaptıklarım, yazdıklarım ve mücadelem kamuoyunun önündedir. Nereden geldiğim, neler yaptığım bellidir. Saklayacak bir geçmişim, hesabını veremeyeceğim bir mücadelem yoktur.
Peki, eleştirilerimden rahatsız olanlar, eleştirilere cevap vermek yerine eleştireni araştırmaya yöneliyorlarsa burada bir sorun yok mudur?
Gazetecinin görevi yöneticileri alkışlamak değil, gerektiğinde soru sormak, yanlış gördüklerini dile getirmek ve kamu adına denetim görevini yerine getirmektir.
Bir belediye başkanını eleştirmek, o belediye başkanına düşman olmak değildir. Eleştiriyi düşmanlık olarak görmek ise yönetim anlayışı bakımından ciddi biçimde sorgulanması gereken bir tutumdur.
PEKİ, MEHMET LEVENT KAYAR?
Gelelim İnegöl Belediyesi Özel Kalem Müdürü Mehmet Levent Kayar’a…
Kendisinin geçmişi, mesleki deneyimi ve belediyecilik alanındaki birikimi hakkında kamuoyuna açık, yeterli bilgiye ulaşamadığım için bazı soruları doğrudan kendisine yöneltmek istiyorum.
Elbette bu soruların amacı kişisel bir tartışma yaratmak değil, kamuda görev yapan bir yöneticinin mesleki geçmişi ve göreve geliş süreci hakkında kamuoyunun bilgi edinme hakkını hatırlatmaktır.
Sayın Kayar;
Almanya’ya hangi yıl, kaç yaşındayken ve hangi amaçla gittiniz?
Almanya’ya gitmeden önce nerede yaşıyor, hangi işi yapıyordunuz?
Almanya’da kaç yıl kaldınız ve orada hangi işlerle meşgul oldunuz?
Şevki Yılmaz ile Almanya’da mı tanıştınız?
İnegöl Belediyesinde göreve başlamadan önce belediyecilik alanında herhangi bir eğitim veya mesleki deneyiminiz var mıydı?
İnegöl Belediyesinde göreve başlamanıza kim vesile oldu? Neden İnegöl Belediyesini tercih ettiniz?
İlk görev yerinizin İnegöl belediyesi cenaze hizmetleriyle ilgili bir birimde olduğunu biliyorum. Peki, bu görevden Özel Kalem Müdürlüğü makamına uzanan süreç nasıl gelişti? Bu göreve getirilmenizde hangi mesleki birikiminiz, tecrübeniz ve başarılarınız etkili oldu?
Bu soruların cevaplarını öğrenmek istemem son derece doğaldır. Çünkü söz konusu olan şahsi hayatınızın özel ayrıntıları değil, kamu kurumundaki görevinizle ilgili mesleki geçmişiniz ve sorumluluklarınızdır.
Bir de şu husus var…
Millî Görüş düşüncesinin temelinde hak, hukuk, adalet, liyakat ve ehliyet gibi değerlerin bulunduğu ifade edilir. Öyleyse kamudaki görevlendirmelerde de bu ilkelerin gözetilip gözetilmediğini sormak en doğal hakkımızdır.
Liyakat varsa ortaya konulmalı, başarı varsa anlatılmalı, tecrübe varsa kamuoyu bunları öğrenmelidir.
Kimsenin emeğine ve başarısına itirazımız yok. Ancak kamu görevlerinde hangi ölçütlerin esas alındığını sormak da gazetecinin sorumluluğudur.
BEN YOLUMDAN DÖNMEM!
Sayın Alper Taban ve Sayın Mehmet Levent Kayar…
Eğer hakkımda bilgi topladığınız, beni araştırdığınız yönündeki duyumlar doğruysa ve bana bir şekilde zarar verme gibi bir düşünce içerisindeyseniz bilin ki bunlar beni yolumdan döndürmez.
Beni araştırabilirsiniz. Yazılarımı inceleyebilirsiniz. Geçmişimi sorgulayabilirsiniz. Buna itirazım yok. Zaten 47 yıldır bu şehirde yaşayan, gazetecilik yapan ve kamuoyunun önünde olan bir insanım.
Ancak benimle ilgili araştırmalara ayırdığınız zamanı İnegöl’ün sorunlarını çözmeye, vatandaşın beklentilerini karşılamaya ve şehre daha fazla hizmet etmeye ayırmanızın çok daha doğru olacağına inanıyorum.
Benim kim olduğumu merak edenlere söyleyecek fazla sözüm yok. Beni bilen bilir. Bilmeyen de 47 yıllık İnegöl geçmişime, yaptığım hizmetlere ve yazdıklarıma bakabilir.
Şunu da unutmasınlar: Makamlar geçicidir. Koltuklar el değiştirir. Bugün güçlü görünenler yarın o gücü kaybedebilir. Fakat insanın geride bıraktığı iz, yaptığı hizmet ve toplumun hafızasında edindiği yer kolay kolay silinmez.
Atalarımız boşuna söylememiş:
“Gün gelir, keser döner, sap döner; hesap döner.”
Ben kimseye düşmanlık beslemiyorum. Kimsenin makamında, mevkisinde gözüm yok. Tek istediğim, İnegöl’e hizmet edilmesi, kamu görevlerinin hakkıyla yerine getirilmesi ve eleştirilerin olgunlukla karşılanmasıdır.
Çünkü gazetecilik, birilerinin hoşuna gidenleri yazma mesleği değildir. Gerektiğinde rahatsız edici sorular sormayı, yanlış gördüklerini dile getirmeyi ve bunun sorumluluğunu taşımayı gerektirir.
Ben 47 yıldır bu anlayışla yaşıyorum. Bundan sonra da inandığım doğruları yazmaya devam edeceğim.
Çünkü benim güvencem makamlar, mevkiler veya nüfuzlu kişiler değil; Allah’a olan inancım ve vicdanımdır.
Allah doğruların yanındadır. Ben de doğruluktan ayrılmamaya gayret ederek yoluma devam edeceğim.
Alper Taban ya olduğun gibi ya da göründüğün gibi ol. Yakında.
