Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Reklam
Cihan Unuak
Cihan Unuak

İnegöl’ün kasası büyürken, İnegöllünün hayatı da aynı ölçüde iyileşiyor mu?

Yerel yönetimlerin hazırladığı mali durum raporları çoğu zaman teknik tablolar ve yüzdeler arasında kaybolur. Oysa bu raporlar çokça rakamlardan oluşsada muhasebe belgeleri değil, bir kentin önceliklerini ve geleceğini gösteren siyasi metinlerdir.

İnegöl Belediyesi’nin Bu takvim yılının Temmuz ayında hazırlanan 2026 yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’na baktığımızda ilk dikkat çeken unsur, bütçedeki olağanüstü büyümedir.

İnegöl Belediyesi, 2025 yılında yaklaşık 1,8 milyar liralık gider gerçekleşmesi yaşarken, 2026 yılı için yaklaşık 3 milyar liralık bütçe öngörmüş durumda. Bu da bir yılda yüzde 66’nın üzerinde bütçe artışı anlamına geliyor.

Rakam ilk bakışta etkileyici görünüyor.

Ancak önemli olan bütçenin ne kadar büyüdüğü değil, bu büyümenin kente ne kadar yansıdığıdır.

Rapora göre yılın ilk altı ayında belediye 1 milyar 3 milyon lira harcama yapmış. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 artış gösteriyor.

Fakat aynı dönemde toplam bütçenin yalnızca yüzde 33,47’si kullanılmış durumda. Başka bir ifadeyle İnegöl Belediyesi, yıl başında açıkladığı dev bütçenin üçte birini ancak harcayabilmiş görünüyor.

Asıl dikkat çekici başlık ise yatırım harcamalarında ortaya çıkıyor.

2026 yılı için sermaye giderlerine, yani yatırım kalemine 1 milyar 184 milyon lira ayrılmış. Bu rakam bütçenin en büyük kalemlerinden biri. Ancak ilk altı ayda gerçekleştirilen yatırım harcaması 234 milyon 979 bin lirada kalmış. Yatırım bütçesinin yaklaşık yüzde 20’si seviyesinde bir gerçekleşme söz konusu.

Bu durum doğal olarak şu soruyu gündeme getiriyor:

İnegöl için vaat edilen yatırımların ne kadarı sahada karşılık buluyor?

Bir belediyenin başarısı, bütçesine koyduğu rakamlarla değil, vatandaşa dokunduğu projelerle ölçülür. Harcanmayan yatırım ödenekleri, yapılmayan yol, geciken altyapı, ertelenen sosyal tesis veya tamamlanamayan kentsel hizmet anlamına da gelebilir.

Bir başka önemli nokta gelirlerde yaşanan artış.

Belediyenin ilk altı aylık gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61’in üzerinde yükselerek 828 milyon liradan 1 milyar 337 milyon liraya ulaşmış durumda. Özellikle vergi gelirlerinde yüzde 84, teşebbüs ve mülkiyet gelirlerinde ise yüzde 127’yi aşan artış dikkat çekiyor.

Bu tablo, İnegöllü vatandaşın ve işletmelerin belediye kasasına eskisinden çok daha fazla kaynak aktardığını gösteriyor.

Tam da bu noktada temel soru şu.

Kasaya giren para artarken, vatandaşın günlük yaşam kalitesinde aynı oranda bir iyileşme görülüyor mu?

Elbette raporda olumlu görülebilecek başlıklar da var. Örneğin faiz giderlerinde düşüş yaşanması, belediyenin borç yükü açısından dikkat çekici bir gelişme. Ayrıca raporda 2026 yılı bütçesi için yeni bir borçlanma öngörülmediği belirtiliyor.

Fakat mali disiplin tek başına yeterli değildir.

Bir belediye için asıl ölçüt, bütçe dengesini korurken kentin ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verebildiğidir.

İnegöl büyüyor, nüfusu artıyor, sanayisi gelişiyor. Böyle bir kentte vatandaşın beklentisi sadece rakamların büyümesi değil; trafik sorunlarının azalması, sosyal yaşam alanlarının çoğalması, çevre yatırımlarının hızlanması ve yaşam kalitesinin yükselmesidir.

Sonuç olarak önümüzde iki farklı tablo bulunuyor.

Bir yanda gelirleri ciddi şekilde artan, bütçesini rekor seviyelere çıkaran bir belediye var.

Diğer yanda ise bütçedeki büyümenin, özellikle yatırım alanında aynı hızla sahaya yansıyıp yansımadığı konusunda cevap bekleyen sorular bulunuyor.

Yerel demokrasinin gereği de tam olarak budur. Belediyeler yalnızca ne kadar para harcadıklarını değil, harcadıkları paranın kent yaşamında neyi değiştirdiğini de anlatabilmelidir.

Çünkü vatandaş için bütçe cetvellerindeki milyarlar değil, yaşadığı şehrin kalitesi önemlidir.

Ve her bütçe sonunda sorulması gereken tek soru şudur.

İnegöl’ün kasası büyürken, İnegöllünün hayatı da aynı ölçüde iyileşiyor mu?