Cesaret mi, Kumar mı?
İnegölspor bu sezon bambaşka bir yola girdi.
Transferde tecrübe yerine potansiyel, yüksek maaş yerine inanç, yaşlı kurtlar yerine genç bir teknik adam ve genç oyuncular tercih edildi. Kulüp başkanı Kani Ademoğlu’nun da dediği gibi: “İnegölspor için yatıyor, kalkıyoruz.”
Peki bu formül ligde iş yapar mı, yoksa İnegölspor için bir handikap mı olur?
Maliyet gerçeği
Futbolun ekonomisi ortada. 2. Lig ve 3. Lig’de bonservis + yüksek maaşlı 30+ oyuncu ile yürümek artık neredeyse imkansız. İnegölspor da borç batağından çıkmaya çalışırken en akılcı yolu seçti:
Genç, aç, ispat peşinde koşan oyuncular. Maliyet düştü. Ama futbol sadece kağıt üzerinde oynanmıyor.
Tecrübe açığı risk midir?
Lig uzun bir maraton. 34 hafta boyunca hakem baskısı, deplasman yorgunluğu, 1-0 geriye düşüp maçı çevirme anları… İşte o anlarda “ben buradan çıktım” diyecek tecrübeli bir ağabeyin varlığı çok şey değiştirir.
Genç bir teknik adam + genç bir kadro dediğinizde saha içinde o sesi duyacak oyuncu sayısı azalıyor. Bu, özellikle puanların sıkıştığı haftalarda sıkıntı yaratabilir.
Ama bir de şu tarafı var: Enerji ve aidiyet
Genç oyuncular hata yapar ama koşar. Genç teknik adam otorite kurmak için daha çok çalışır.
Ve en önemlisi: Bu çocuklar “İnegölspor beni adam etti” diyecek. Tribün de buna inanırsa ortaya bambaşka bir sinerji çıkar.
Geçen sezonki 7 maçta 5 galibiyetlik çıkış da bunun sinyaliydi. Borçsuz, kavgasız, şehirle kenetlenmiş bir genç grup, parayla kurulamayacak bir şeydir.
Sonuç:
Evet, risk var. Sezon ortasında 3-4 maçlık kötü gidişatta tecrübe eksikliği hissedilebilir. Ama bu aynı zamanda İnegölspor’un kendi özüne dönüşüdür.
Kısa vadede “play-off mu, düşme mi” sorusunu getirebilir. Uzun vadede ise “İnegölspor kendi çocuğunu yetiştiriyor” gerçeğini yaratır.
İnegölspor için handikap mı? Belki.
Ama bazen handikapı göze almadan şampiyon olunmuyor.
Şehrin desteği, yönetimin sabrı ve bu genç grubun açlığı birleşirse… Bu kumar değil, cesaret olur.
Siz ne düşünüyorsunuz? İnegölspor bu genç kadroyla nereye gider?
