Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore’ye gerçekleştirdiği resmî temasların tamamlanmasının ardından yurda dönüş yolunda uçakta beraberindeki gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Dış politikadan iç siyasete, savunma sanayiinden ekonomi ve güvenlik ajandasına kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en çok dikkat çeken başlığı, son haftalarda kamuoyunu meşgul eden Türkiye-Azerbaycan ilişkileri oldu.
Bakü ile Ankara arasındaki kardeşlik hukukunun sarsılmaz olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karabağ Zaferi’nin ve Şuşa’nın kurtuluşunun 6’ncı yıl dönümü olan 8 Kasım Zafer Günü’nde Azerbaycan’a gitmeyi planladığını resmen duyurdu.
Bilgilere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan:
“8 Kasım’da Azerbaycan’ın Zafer Günü var. Ben de, fevkalade bir durum söz konusu olmazsa, 8 Kasım günü bir Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum. İnşallah bu ziyaret vesilesiyle de gerekli adımları atma imkânımız olur. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile zaten telefon görüşmelerimi yaptım. Bizim Azerbaycan’la ilişkilerimiz, klasik diplomatik temasların çok ötesindedir. İki ülkenin kopmaz bağı ortak tarihimizin, kültürümüzün, kaderimizin ve inşallah geleceğimizin ürünüdür. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin evelallah aşamayacağı hiçbir engel yoktur.”
8 Kasım Zafer Günü’nde Bakü Seferi: “Klasik Diplomasinin Çok Ötesindeyiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılında 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı ile kazanılan tarihi zaferin ve Şuşa’nın işgalden kurtarılışının yıl dönümünde Bakü’de bulunmanın iki ülke arasındaki sarsılmaz ittifakı pekiştireceğini ifade etti:
- Liderler Arası Yoğun Diplomasi: Süreç boyunca Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefon trafiği gerçekleştirdiğini hatırlatan Erdoğan; eşi Emine Erdoğan’ın da Mihriban Aliyeva ile görüştüğünü, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın da süreci yakından koordine ettiğini belirtti.
- Kader ve Gelecek Birliği: İki devlet tek millet şiarının altını çizen Erdoğan, araya sokulmak istenen fitne ve tartışmaların köklü bağları koparmaya yetmeyeceğini, Zafer Günü kutlamalarında kardeş Azerbaycan halkıyla yan yana duracaklarını kaydetti.
Krizin Perde Arkasında Neler Yaşanmıştı?
İki başkent arasında son haftalarda yaşanan hassas sürecin kronolojik gelişimi şu şekilde kaydedilmişti:
- Okullardaki Kıyafet Düzenlemesi: Azerbaycan hükümetinin 21 Eylül’de kabul ettiği yeni okul kıyafet yönetmeliğiyle tek tip üniforma zorunluluğu getirilmiş, başörtülü öğrencilerin derslere alınmadığına yönelik iddialar Türkiye’deki bazı sivil toplum kuruluşları ve siyasetçilerin tepkisini çekmişti.
- Oktay Saral Çıkışı ve Gerginlik: Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın sosyal medyadan Bakü yönetimini eleştiren paylaşımları sonrası Azerbaycan iktidar partisi Yeni Azerbaycan Partisi’nden (YAP) “iç işlerimize müdahale” tepkisi gelmişti.
- Zirve ve Görevden Alma Adımları: Tansiyonun düşürülmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Ekim’de Aliyev’i arayarak Ankara’daki Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi’ne davet etmiş, gerginliğin odağındaki Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral görevinden istifa etmişti. Aliyev zirveye bizzat katılamasa da Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov düzeyinde temsil sağlanmıştı.
- Hava Sahasından Mesaj: Erdoğan, Güney Kore’ye giderken uçağı Azerbaycan hava sahasındayken kokpitten İlham Aliyev’e telsiz mesajı ileterek müttefiklik ve kardeşlik vurgusunu canlı tutmuştu.
ABD Ara Seçimleri: “Köşeli Cümleler Kurmak İçin Erken”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’de Demokratların zaferiyle sonuçlanan ara seçimlerin Türk-Amerikan ilişkilerine yansımasına ilişkin soruya temkinli yanıt verdi:
- Köklü Müttefiklik: “Şimdiden köşeli cümleler kurmak herhalde erken olacaktır. Türk-Amerikan ilişkileri köklüdür ve sağlam temellere dayanır. NATO müttefiki ve uzun yıllara dayanan stratejik ilişkilere sahip iki ülkeyiz.”
- Bölgesel Huzur Arayışı: “Bölgemiz uzun zamandır çalkantılı bir süreçten geçiyor, dört bir yanımızda çatışmalar devam ediyor. Biz bölgemizin bir an önce huzura kavuşmasını istiyoruz. Seçim sonuçlarının coğrafyamızda kalıcı barışa ve istikrara katkı vermesi en büyük arzumuzdur. Hem Amerikan yönetimiyle hem de Kongre ile yakın diyalog halinde olmaya devam edeceğiz.”
“Terörsüz Türkiye”: “Sınır Ötesindeki Mağaralar Kademe Kademe Boşaltılıyor”
Erdoğan, terörün tamamen sonlandırılması ve PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin güvenlik bürokrasisinin yürüttüğü çalışmalara da açıklık getirdi:
- Tavizsiz ve Titiz Takip: “Terörsüz Türkiye sürecimiz, kanunun belirlediği çerçevede devam ediyor. Oradan taviz vermemiz mümkün değil. Sürecin takibini titizlikle yapıyoruz. Milletimizin arzuladığı büyük hedefe ulaşmak için dikkatli şekilde ilerliyoruz.”
- Mağaralar Boşaltılıyor: “Bazen bu ilerlemeler konunun nezaketi nedeniyle görünür olmayabilir. Ama kararlılığımız net. Sınırlarımızın ötesindeki mağaralar kademe kademe boşaltılıyor. Tespit ve teyit çalışmaları planlandığı şekilde devam ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığındaki kurul da kurumlarımız da konuya tamamen hakim.”
- Yeni Aşama: “Silah bırakmanın tam anlamıyla gerçekleşmesi, tespit ve teyit süreçlerinin tamamlanması ile yeni aşamaya geçeceğiz. Ülkemizi terörsüz geleceğe hep birlikte taşıyacağız.”
Fon Soruşturması: “Sermaye Piyasalarımızı Bu Mikroptan Temizleyeceğiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye sermaye piyasalarını sarsan ve 120’yi aşkın tutuklamanın yapıldığı milyarlık fon krizine dair yargı ve denetim organlarının kararlılıkla çalıştığını bildirdi:
“Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek, inşallah her açıdan daha sağlıklı, güvenilir ve şeffaf bir yapıya kavuşturacağız. Küçük yatırımcının hakkını yedirmeyecek, suistimallere asla göz yummayacağız.”
