COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, BM’de COP31 Eylem Gündemi’ni uluslararası kamuoyuna deklere etti. ‘Diyalog, Uzlaşı, Aksiyon’ ilkeleri üzerine konumlandırılan COP31 Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli teması, 6 küresel hedefi, 11 girişimi ve 13 destekleyici çıktısını detaylı olarak UNFCCC’ye taraf ülkelerin temsilcilerine anlatan COP31 Başkanı Murat Kurum, “COP31 Eylem Gündemimizin amacı açıktır; ortak hedeflerimizi somut uygulamaya dönüştürmek. Sizleri bu sürecin aktif ortakları olmaya davet ediyorum. Diyalogla ilerleyelim. Uzlaşıyla güçlenelim. Eylemle sonuç alalım” dedi.
İklim değişikliği ile mücadelede BM’nin en önemli organizasyonu olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında COP31 Başkanı Murat Kurum, New York’ta kapsamlı bir diplomasi trafiği yürütüyor. COP31 Başkanı Kurum, New York İklim Haftası kapsamında BM nezdinde gerçekleştirilen “COP31 Eylem Gündeminin Lansmanı Üst Düzey Etkinliği”nde Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecine ilişkin detaylı bir sunum yaptı. Lansmanda, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart, COP30 Başkanı Büyükelçi Andre Aranha Correa do Lago, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve COP29 Baş Müzakerecisi, Avustralya Bakan Yardımcısı ve COP31 İcra Direktörü Kushla Munro ve Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Sekreteri Prof. Dr. Seleste Saulo, 20’ye yakın ülkenin bakan ve bakan yardımcılarının yanı sıra uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri söz aldı.
“Bizim için uygulama sahada ölçülebilir sonuç”
“Bugün burada yalnızca COP31 Eylem Gündemi’ni tanıtmak için değil, iklim eyleminde hedeften uygulamaya geçişi nasıl hızlandıracağımızı birlikte konuşmak için bulunuyoruz” diyen Bakan Kurum konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“İklim krizinin aciliyeti konusunda artık bir ortak anlayışa sahibiz. Hedeflerimizi ortaya koyduk. Teknolojilerin önemli bir bölümü mevcut. Dünyanın birçok yerinde uygulanabilir çözümler var. Bugün önümüzdeki temel mesele, aslına bu çözümlerin nasıl hayata geçireceğimiz. Finansmana erişimdeki güçlükleri nasıl aşacağız? Kapasite eksikliklerini nasıl gidereceğiz? Teknolojiyi ve yatırımları ihtiyaçlarla nasıl buluşturacağız? Ve uluslararası iş birliğini uygulamanın hızına nasıl yetiştireceğiz? COP31 Başkanlığı olarak Antalya’ya tam da bu sorulara somut cevaplar üretme hedefiyle, ‘Uygulama COP’u’ vizyonuyla hazırlanıyoruz. Bizim için uygulama; yalnızca daha fazla taahhüt açıklamak değil, artık mevcut taahhütleri sahada ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek istiyoruz.”
Ölçülebilir hedefler, somut girişimler
COP31 Eylem Gündemi’nin ortak öncelikleri ölçülebilir hedefler, somut girişimler ve uygulama araçlarıyla buluşturacak şekilde hazırlandığını belirten COP31 Başkanı Kurum, karşılıklı görüş alışverişiyle eylem gündeminin netleşeceğine vurgu yaptı. Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli tema, 6 küresel hedef, 11 girişim ve 13 destekleyici çıktı üzerine kurduklarını dile getiren Bakan Kurum, New York’un ardından Fiji Pre-COP ile çalışmaların devam edeceğini dile getirdi.
COP31’in 6 hedefi
Bakan Kurum, COP31’in 2035 Küresel Uygulama Hedefleri kapsamında elektriğin nihai enerji tüketimindeki payını yüzde 35’e çıkarmayı; belediye atığı oluşumundaki öngörülen artışı en az yarıya indirmeyi; binalarda enerji yoğunluğunu en az yüzde 25 azaltmayı; küresel döngüsel malzeme kullanım oranını en az yüzde 15’e çıkarmayı hedeflediklerini vurguladı. Bu hedeflerin hayata geçirilmesinin 2035 yılına kadar küresel emisyonlarda 8,5 ila 10 gigaton karbondioksit azaltım potansiyeli taşıdığına işaret eden Bakan Kurum, her bir hedefi ve uygulama aracını da detaylandırarak anlattı.
Antalya Yeşil Sanayileşme Mutabakatı
Bakan Kurum, COP31 ile devreye alınacak 11 girişim arasında yer alan COP31 Küresel Elektrifikasyon Girişimi ile elektrifikasyonun küresel ölçekte hızlandırması, Küresel Yeşil Yük Koridorları Girişimi ile yeşil ve dayanıklı uluslararası yük koridorlarının gelişiminin destekleneceğini, Sıfır Atık, İstanbul Platformu ve Metan Üst Düzey Diyaloğu ile atık azaltımı ve metan azaltımı konularındaki engellerin aşılmasını, Antalya Yeşil Sanayileşme Mutabakatı ile sanayinin karbonsuzlaşmasında uygulama ve yatırımı hızlandırmayı hedeflediklerini belirtti.
2026 Antalya Yapay Zeka Taahhüdü açıklanacak
En Az Gelişmiş Ülkeler Yeşil Sanayileşme Kolaylaştırma (LDC-GIF) Mekanizması ile en az gelişmiş ülkelerde proje fırsatlarını teknoloji ve finansmanla buluşturmak için çalışacaklarını ifade eden Bakan Kurum, Yapay Zeka Destekli Temiz Teknolojiler Girişimi ile temiz teknoloji pilotları ve yenilikçi çözümler geliştirileceğine değindi. Döngüsellik Bilgi Paylaşım Ağı’nın iyi uygulamaların yaygınlaştırılmasını sağlayacağını, 2026 Antalya Yapay Zeka Taahhüdü ile yapay zekanın temiz teknolojiler için sorumlu kullanımının teşvik edileceğini belirtti. 2035 yılına kadar binalarda enerji yoğunluğunu en az yüzde 25 azaltmayı hedefi doğrultusunda SURFF ile iklim taahhütlerini yatırım-hazır kentsel projelere dönüştüreceklerini kaydetti. Yine bu başlıkta Antalya Enerji Verimli Binalar Mutabakatı ile enerji verimli ve dirençli binalara geçişi hızlandırmayı amaçladıklarını belirten COP31 Başkanı Kurum, Uluslararası Sürdürülebilir Binalar Yarışması düzenleneceğini ve yenilikçi iyi uygulamaları bu şekilde yaygınlaştırmayı istediklerini anlattı. “Akıllı, Dirençli ve Sürdürülebilir Şehirler Üst Düzey Diyaloğu” ile dijital teknolojilerin şehirlerde iklim eylemi için kullanımını destekleyeceklerini ifade eden Bakan Kurum, İklim Uygulama Köprüsü (BRIDGE) kapsamında açıklanacak İstanbul Deklarasyonu ile BRIDGE’e yönelik uluslararası iş birliği ve siyasi desteğin güçlendirileceğini dile getirdi. Bakan Kurum, herkes için İklim eylemi eğitimi hedefi doğrultusunda “Çocuklar, Gençlik ve İklim Dirençliliği Antalya Üst Düzey Diyaloğu” ile iklim taahhütlerinin çocuklara ve gençlere duyarlı politika, finansman ve uygulamaya dönüşmesini ve gençlerin karar alma süreçlerine katılımının güçlendirilmesini amaçladıklarını belirtti.
“Antarktika mesajları üst düzey diyalogu”
COP31 Başkanı Murat Kurum, “Bölgesel ve Uluslararası Okyanus İş Birliği Girişimi” ile deniz ve kıyı alanlarının iklim dayanıklılığını güçlendirme, “Deniz Çöpü Eylem Platformu” ile ihtiyaçları, iyi uygulamaları ve finansmanı buluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Bakan Kurum, Yine Okyanuslar ve Denizler başlığı altında “Antarktika Mesajları Üst Düzey Diyaloğu” ile Antarktika’nın iklim araştırmalarındaki rolünü güçlendireceklerini vurguladı. Bakan Kurum, Yine Trabzon Eylem Çağrısı ile okyanusların korunması ve iklim dirençliliğine yönelik ortak eylemleri destekleyeceklerinin altını çizdi.
3 Rio Sözleşmesi için ortak “Rio Sözleşmeleri Üst Düzey Diyalogu”
Bakan Kurum, COP31’in Gıda Güvenliği başlığı kapsamında Turkuaz Nexus Girişimi ile gıda sistemleri yönetişimi ve iklim taahhütlerini ülke öncülüğünde ortak bir çerçevede buluşturacaklarının vurguladı. Bakan Kurum, Rio Sinerjileri başlığı kapsamında da “Rio Sözleşmeleri Üst Düzey Diyaloğu” ile üç Rio Sözleşmesi arasındaki sinerjileri güçlendirmeyi ve ulusal düzeyde daha koordineli uygulamayı desteklemeyi amaçladıklarını kaydetti.
Bakan kurum, son olarak COP31’in Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri başlığı kapsamında Antalya Sağlık Dayanıklılığı Girişimi ile bilgi, ülke deneyimleri, teknik uzmanlık, finansman ve yenilikçi çözümleri ortak bir çerçevede buluşturmak istediklerini dile getirdi.
“Elimizi, taşın altına koyma zamanı geldi de geçiyor”
Bakan Kurum, “COP31 eylem gündemimizin amacı açıktır: Ortak hedeflerimizi somut uygulamaya dönüştürmek. Sizleri bu sürecin aktif ortakları olmaya davet ediyorum. Ben diyorum ki diyalogla ilerleyelim, uzlaşıyla güçlenelim, eylemle sonuç alalım. Hep birlikte bu mücadeleyi yapalım. Elimizi, gövdemizi artık taşın altına koyma zamanı geldi de geçiyor. Artık hep birlikte bu mücadeleyi daha kararlı bir şekilde yapmak mecburiyetindeyiz” dedi.
“Diyalogdan uygulamaya, hedeften sonuca hep birlikte ilerleyelim”
Sunumun ardından katılımcı tarafların görüşlerini de alan Bakan Kurum, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Benim bu tartışmalardan çıkardığım net mesaj şudur; artık yalnızca ne yapılması gerektiğini değil, nasıl yapılacağını da birlikte ortaya koymalıyız. İşte finansmana erişimi kolaylaştırmalı, kapasiteyi güçlendirmeli, teknoloji ve yatırımları gerçek ihtiyaçlarla buluşturmalı ve iş birliğini uygulamayı hızlandıracak şekilde güçlendirmeliyiz. Antalya’ya ilerlerken bu istişareleri devam ettireceğiz. Başarılarımızı yalnızca aldığımız kararlarla değil, bu kararların sahada neyi değiştireceğiyle değerlendireceğiz. Bu nedenle sizleri yalnızca COP31’e katılmaya değil, eylem gündemimizin aktif ortakları olmaya, girişimlerimize katkı sunmaya ve somut sonuçları Antalya’ya birlikte taşımaya davet ediyorum. Diyalogdan uygulamaya, hedeften sonuca hep birlikte ilerleyelim. Kasım ayında sizleri Antalya’da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacağız.”
“BM’de azminizi gerçekten çok önemli buluyoruz”
Eylem gündemi sunumunda söz alan BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell, Türkiye’nin çalışmalarından övgü ile bahsederek, “Ben Türkiye’yi vizyonu dolayısıyla ve özellikle Eylem Gündemi’ne odaklanması dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Kendileri Avustralya ile yakından çalışıyorlar ve Brezilya’daki COP30 Başkanlığı’nın yaptığı çalışmanın üstüne koyarak ilerliyorlar. COP31’in bugünkü aslında sunulan Eylem Gündemi’ne baktığımızda çok önemli fırsatlar var. Hem sanayi için hem de politika liderleri için ayağa kalkmaları için çok önemli fırsatlar var” dedi. BM Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart da konuşmasında COP31’in uygulama hedefine dikkat çekerek, “Sayın Başkan, Birleşmiş Milletler’de biz sizin azminizi gerçekten çok önemli buluyoruz. COP31 Eylem Gündemi’nin uygulama çerçevesinde şekillenmiş olması çok önemli. Paris Anlaşması’nın ilk 10 yılı yönümüzü değiştirdi, ikinci 10 yılının da muhakkak hızımızı ve sonuç üretme ölçeğimizi değiştirmesi gerekiyor. Hepimizin elinde çözümler var. Artık bizim bunları daha hızlı bir şekilde, daha adil bir şekilde, daha ileri bir şekilde herkes için yapmamız gerekiyor. Kaybedecek zamanımız kalmadı” ifadelerini kullandı.
COP31 Başkanı Kurum New York İklim haftası açılışına ve 2 önemli toplantıya daha katıldı
COP31 Başkanı Murat Kurum, iklim diplomasisi ve COP31 hazırlıkları kapsamında bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan’ın açılış konuşmasını yaptığı New York İklim Haftası 2026 etkinliğinde yer aldı. Ardından Glasshouse’da düzenlenen “Küresel Yenilenebilir Enerji Zirvesi Üst Düzey Liderler Diyaloğu”na katıldı. COP31 Başkanı Kurum, Brezilya First Lady’si Rosangela Lula da Silva’ya Türkevi’nde açılan COP31 sergisini tanıttı. Bakan Kurum daha sonra Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın moderatörlüğünü yaptığı “En Az Gelişmiş Ülkeler Yeşil Sanayileşme Kolaylaştırma (LDC-GIF) Mekanizması Tanıtım Toplantısı”na da konuşmacı olarak katıldı. Adil ve kapsayıcı bir COP sürecini yürütmek istediklerini dile getiren Bakan Kurum, Türkiye’nin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve Birleşmiş Milletler En Az Gelişmiş Ülkeler Teknoloji Bankası’nın merkezi sekretarya görevini üstlenmesiyle, LDC-GIF’i COP31’de küresel olarak başlatmayı planladığını belirtti.
LDC-GIF ile en az gelişmiş ülkeler ihtiyaçlarına uygun proje ve finansmana kavuşacak
COP31 Başkanı Kurum, LDC-GIF Mekanizması’nı şu şekilde anlattı:
“En sade ifadeyle LDC-GIF, en az gelişmiş ülkelerin kendi belirledikleri sanayileşme ihtiyaçlarını ve proje fırsatlarını uygun teknoloji, teknik kapasite, altyapı ve mevcut finansman imkanlarıyla buluşturacak. Yeni bir finansman yapısı kurmayı amaçlamıyoruz. Bir tarafta ülkelerin kendi öncelikleri doğrultusunda belirledikleri ihtiyaçlar ve proje fırsatları bulunuyor; diğer tarafa baktığınızda da uygun teknolojiler, başarılı uygulamalar, teknik kapasite, altyapı ve mevcut finansman imkanları var. LDC-GIF bu iki alanı bir araya getirecek. Ve her ülkenin sanayileşme düzeyi, ihtiyacı ve imkanı farklı olduğu için mekanizma ülke odaklı bir yaklaşımla çalışacak. Böylece teknik desteğin raporlarla sınırlı kalmayıp uygulanabilir projelere, yatırım fırsatlarına ve uzun vadeli üretim kapasitesine dönüştürmesini amaçlıyoruz. Aslında kurmaya çalıştığımız bağlantı oldukça açık; İhtiyaçtan projeye, projeden teknoloji ve finansmana, oradan da yatırım ve üretim kapasitesine uzanan bir yolu kolaylaştırmak.”
