Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP İnegöl’den Mekke Antlaşması Resti: “İsrail’i Savunmaktır”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnegöl İlçe Başkanlığı, 7 Ağustos 2026’da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ve 4 Kasım’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen Mekke Antlaşması’na ilişkin çok sert bir basın açıklaması yayımladı. İlçe Başkanı ve İlçe Sekreteri imzasıyla duyurulan bildiride; kutsal şehrin adının istismar edildiği öne sürülerek, “Bu antlaşmanın asıl amacı ülkemizi İsrail ve ABD’nin yanında savaşa sokmaktır. Suudi Arabistan özünde tamamen ABD ve İsrail’e bağlı bir sömürge devlettir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Sadabat ve Balkan paktları barışı savunurken, bu antlaşma Trump ve Netanyahu destekli bir savaş tezgahıdır” denildi. Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa’nın hatırasına atıfta bulunulan açıklamada, Kuvayımilliye ruhuyla emperyalizme karşı durulacağı vurgulandı. İ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnegöl İlçe Başkanlığı, 7 Ağustos 2026'da

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan ve 4 Kasım 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu gündemine getirilerek iktidar oylarıyla kabul edilen güvenlik ve askeri iş birliği düzenlemesi (“Mekke Antlaşması”), Bursa’nın İnegöl ilçesinde siyasetin bir numaralı gündem maddesi haline geldi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnegöl İlçe Başkanlığı, 6 Kasım 2026 tarihli resmî basın açıklamasıyla antlaşmanın onaylanmasını “utanç verici” olarak nitelendirerek Ankara’ya ve hükümete sert eleştiriler yöneltti.

İlçe Başkanı ve İlçe Sekreteri imzasıyla yayımlanan bildiride; TBMM’nin kuruluş felsefesinin Kuvayımilliye ruhuna ve anti-emperyalist mücadeleye dayandığı hatırlatılarak, antlaşmanın arka planında bölgesel savaş planlarının bulunduğu iddia edildi.

CHP İnegöl İlçe Başkanlığı Basın Bildirisinden:

“07 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan, 04 Kasım 2026 tarihinde Meclis’e sunulan kutsal şehrimizin adı kullanılarak yapılan antlaşmanın TBMM tarafından onaylanmış olması utanç vericidir. TBMM, Kuvayı Milliye’nin ruhuyla kurulmuş, emperyalizme karşı savaş kazanmış, kuruluş amacı emperyalizme ve yayılmacılığa karşı olan bir halkın meclisidir. Bu Meclis tarafından AKP öncülüğünde onaya sunulan bu antlaşmanın asıl amacı; ülkemizi İsrail’in ve ABD’nin yanında savaşa sokmaktır.”

“Suudi Arabistan ABD ve İsrail’e Bağlı Bir Sömürge Devlettir”

Açıklamada, antlaşmanın imzacılarından biri olan Suudi Arabistan Krallığı’nın dış politika ekseni sert ifadelerle hedef alındı:

  • Bağımsızlık Eleştirisi: Suudi Arabistan yönetiminin kâğıt üzerinde bağımsız göründüğünü ancak fiiliyatta tamamen Washington ve Tel Aviv çıkarlarına göre hareket ettiğini savunan ilçe yönetimi, “Suudi Arabistan sözde bağımsız, ancak özünde tamamen ABD’ye ve İsrail’e bağlı bir Kraliyet Ailesi tarafından yönetilen bir sömürge devlettir” değerlendirmesinde bulundu.
  • Cumhuriyetin Dış Politika Mirası: Türkiye Cumhuriyeti’nin bin yıllık köklü devlet geleneğine ve Atatürk’ün “Tam Bağımsızlık” ilkesine vurgu yapılarak, Türk ordusunun başka ülkelerin çıkarları uğruna pazarlık konusu yapılamayacağı ifade edildi.

Atatürk’ün Barış Paktları Hatırlatıldı: “Bunlar Asker Pazarlığı Değildi”

Cumhuriyetin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde hayata geçirilen diplomasi hamleleri ile bugünkü anlaşma arasındaki tezat maddeler halinde sıralandı:

  • Sadabat, Balkan ve Montrö: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde devletler arası barışı korumak adına Balkan Paktı, Sadabat Paktı ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi gibi dostluk ve barışı koruyacak antlaşmalar yapılmıştır.”
  • Savaş Değil Barış Antlaşmaları: “Bunlar gerçek barış antlaşmalarıdır; savaş ya da asker pazarlığı antlaşmaları kesinlikle değildir.”
  • Bölgesel İttifak Farkı: Atatürk dönemi paktlarının bölge ülkelerinin sınır güvenliğini ve egemenliğini korumayı amaçladığı, emperyalist blokların maşası olmadığı kaydedildi.

“Trump ve Netanyahu’nun Desteklediği Bu Düzenleme İran’a Karşıdır”

Mekke adının kutsiyeti üzerinden kamuoyunda meşruiyet üretilmeye çalışıldığını savunan CHP İnegöl İlçe Örgütü, antlaşmanın küresel emperyalizmle bağlantısını şu sözlerle öne sürdü:

  • İran Hedefte: “Özellikle parantez içinde yazdığımız bu ‘Mekke’ antlaşması; Trump ve eli kanlı soykırımcı Netanyahu tarafından desteklenen, doğrudan İran’a karşı yapılmış bir antlaşmadır.”
  • Trump’ın Sözlerine Tepki: “Bu bağlamda Amerika’nın akli dengesi meçhul savaş yanlısı Başkanı Donald Trump, Mekke Antlaşması için ‘çok mutlu olduğunu’ ve Türkiye hükümetinin ‘İsrail’in yanında olmasından dolayı çok cesur davrandığını’ açıkça ifade etmiştir. Bu sözler bile tehlikenin boyutunu kanıtlamaktadır.”

Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa Vurgusu: “Kemiklerini Sızlatmayacağız”

Açıklamanın sonuç bildirgesinde, I. Dünya Savaşı sırasında Medine ve kutsal toprakları İngiliz işgaline karşı cansiperane savunan Medine Müdafii Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa’nın hatırasına sahip çıkıldı:

“‘Mekke’yi ve kutsal toprakları İngiliz emperyalizmine karşı savunan Çöl Kaplanı merhum Gazi Fahrettin Paşa ve şehit Mehmetçiğimizin kemiklerini sızlatmamak adına; yine bugün Kuvayı Milliye’nin devamı olarak bizler, İsrail yayılmacılığına ve Amerikan emperyalizmine karşı mazlum halkların yanında kararlılıkla durmaya devam ediyoruz.

Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!

‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh!’ — Gazi Mustafa Kemal Atatürk”

CHP İnegöl İlçe Başkanlığı Basın Açıklamasının Tam Metni

CHP İNEGÖL İLÇE BAŞKANLIĞI

CHP BASIN AÇIKLAMASI | 6 Kasım 2026

‘MEKKE’ ADININ KULLANILARAK YAPILAN ANTLAŞMA İSRAİL’İ SAVUNMAKTIR.

Değerli basın mensupları, kıymetli İnegöllüler,

07 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan 04 Kasım 2026 tarihinde meclise sunulan kutsal şehrimizin adı kullanılarak yapılan antlaşma TBMM tarafından onaylanmış olması utanç vericidir.

TBMM Kuvayı Milli’nin ruhuyla kurulmuş emperyalizme karşı savaş kazanmış kuruluş amacı emperyalizme ve yayılmacılığa karşı olan bir halkın meclistir.

Bu meclis tarafından AKP öncülüğünde onaya sunulan bu antlaşmanın asıl amacı ülkemizi İsrail’in ve ABD’nin yanında savaşa sokmaktır.

Suudi Arabistan sözde bağımsız ancak özünde tamamen ABD’ye ve İsrail’e bağlı bir Kraliyet Ailesi tarafından yönetilen bir sömürge devlettir.

Ülkemiz ise kökleri bin yılı geçmiş bir koca bir çınar olup, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana dış politikadaki en önemli hedefi Tam Bağımsızlık olurken, bunu yurtta ve dünyada barışı savunmak olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde devletler arası barışı korumak adını, Balkan paktı, Sadabat paktı, Montrö sözleşmesi gibi dostluk ve barışı koruyacak antlaşmalar yapılmıştır. Bunlar barış antlaşmalarıdır; savaş yada asker pazarlığı antlaşmaları değildir.

‘Mekke’ özellikle parantez içinde yazdığımız bu antlaşma Trump ve eli kanlı soykırımcı Netanyahu tarafından desteklenen İran’a karşı yapılmış bir antlaşmadır. Bu bağlamda Amerikan’ın akli dengesi meçhul savaş yanlısı Başkanı Trump Mekke Antlaşması için ‘çok mutlu olduğunu’ ve Türkiye hükümetinin ‘İsrail’in yanında olmasında dolayı çok cesur’ olduklarından bahsetmiştir.

‘Mekke’ ve kutsal toprakları İngiliz Emperyalizmine karşı savunan Çöl Kaplanı Merhum Gazi Fahrettin Paşa ve Mehmetçiğimizin kemiklerini sızlatmamak adına yine bugün Kuvayı Milliye’nin devamı olarak bizler İsrail yayılmacılığına ve Amerikan emperyalizmine karşı Mazlum halkların yanında olmaya devam ediyoruz.

Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!

‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh!’ — Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Cumhuriyet Halk Partisi

İnegöl İlçe Başkanı ve İlçe Sekreteri