Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bursa’da Gazeteciler Meydanda: “Artık Yeter Nefes Alamıyoruz”

Türkiye genelinde 10’u aşkın şehirde eş zamanlı düzenlenen büyük basın özgürlüğü eylemleri kapsamında Bursalı gazeteciler Şehreküstü Meydanı’nda bir araya geldi. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), DİSK Basın-İş, TGS, TGC ve Haber-Sen’in ortak çağrısıyla düzenlenen kitlesel eylemde basın meslek örgütleri adına ortak metni ÇGD Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu okudu. “Artık yeter, nefes alamıyoruz! Gazetecilik iktidarların emrine girmek değil, halkın yanında olmaktır” diyen Çavuşoğlu; televizyonlara atanan kayyımlara, erişim engellerine ve tutuklamalara tepki gösterdi. Konuşmacının beraat ettiği davada haberi yaptığı için tutuklu bulunan gazeteci Ozan Kaplanoğlu’na selam gönderilen eyleme Bursa Barosu Başkanı Av. Yener Poroy ve Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de destek verdi. İşte meydandaki tarihi eylemin tüm ayrıntıları.

Türkiye genelinde 10’u aşkın şehirde eş zamanlı düzenlenen büyük basın

Türkiye genelinde basın üzerindeki sansür, otosansür, yargısal taciz, tutuklamalar ve medya organlarına atanan kayyım uygulamalarına karşı basın meslek örgütleri tarihi bir ortak eyleme imza attı.

Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Van başta olmak üzere 10’u aşkın metropolde eş zamanlı olarak sokaklara çıkan binlerce gazeteci, halkın haber alma hakkını savunmak üzere meydanlarda buluştu.

Bursa’daki eylemin adresi kentin kalbi konumundaki Şehreküstü Meydanı oldu. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi’nin çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce basın emekçisine; Bursa Barosu, akademik meslek odaları, siyasi parti temsilcileri, kamu ve işçi sendikaları konfederasyonları, belediye başkanları ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu destek verdi.

Ellerinde “Gazetecilik Suç Değildir”, “Özgür Basın Varsa Özgür Toplum Vardır”, “Haberime Dokunma” dövizleri taşıyan kalabalık, eylem boyunca sansüre ve baskılara karşı kararlılık sloganları attı.

“Basın meslek örgütlerinin 10’u aşkın şehirde eş zamanlı okuduğu ortak manifestoyu Bursa’da ÇGD Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu kamuoyuna duyurdu: ‘Artık yeter! Nefes alamıyoruz! Gazetecilik; iktidarların yanında durmak değildir, sermayenin emrine girmek değildir. Gazetecilik sadece ve sadece halkın yanında olmaktır!'”

Tayfun Çavuşoğlu: “Gazetecilik İktidarların Emrine Girmek Değildir”

Şehreküstü Meydanı’nı dolduran kalabalığa seslenen ÇGD Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu, Çağdaş Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş, KESK Haber-Sen, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Basın Konseyi adına hazırlanan ortak metni okudu:

“Bugün Türkiye’nin dört bir yanındayız! Adana’dan Ankara’ya, Antalya’dan Bursa’ya… Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Van! 10’u aşkın şehirde, binlerce gazeteci tek bir sesle bu gerçeği haykırıyoruz.”

“Bursa’da bu mücadeleye güç veren dostlarımız burada. Başta Bursa Barosu olmak üzere, akademik odalarımıza, siyasi partilere, kamu ve işçi sendikalarımıza, belediye başkanlarımıza ve STK temsilcilerine yürekten teşekkür ediyoruz. Burada olan herkesi tek tek selamlıyoruz.”

“Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız. Televizyon kanallarına kayyım atanan, internet siteleri engellenen, habercileri tutuklanan, gazetecilerin köle düzeninde çalıştırıldığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez!”

“Gazeteci İktidarın İstemediğini Gizleyen Değil, Gerçeği Açığa Çıkaran Kişidir”

Gazeteciliğin kamusal bir denetim mekanizması olduğunu ve siyasi erkin propaganda aracına dönüştürülemeyeceğini vurgulayan Çavuşoğlu, mesleğin kırmızı çizgilerini çizdi:

“İşçinin hakkı gasp edilirken, emekçinin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkûm edilirken ve kamu kaynakları sermayeye peşkeş çekilirken bunları görünür kılmak gazeteciliğin asli sorumluluğudur.”

“Siyasi iktidara yakın olmayı mesleki güvencenin teminatı sayan anlayış gazetecilik değil, iktidar ilişkilerinin yeniden üretimidir. Evrensel ilkeler yerine günün siyasal ilkelerine yaslananlar bilmelidir ki, o günün siyasal ilkeleri elbet bir gün yok olacaktır.”

“Bugün bedel ödeyen gazeteciler; iktidarın hoşuna gitmeyen sorular sordukları, yolsuzluk iddialarını araştırdıkları ve ezilenlerin sesini duyurdukları için hedef alınıyor. Gazetecilere yönelen baskı, doğrudan toplumun gerçeğe ulaşma hakkına vurulmuş bir darbedir.”

Medyadaki Ağır Tablo Hatırlandı: Kayyımlar, Erişim Engelleri ve Kapanan Yayınlar

Ortak bildiride, son yıllarda medya kuruluşlarına ve internet haberciliğine yönelik uygulanan idari ve yargısal operasyonların bilançosu somut örneklerle paylaşıldı:

  • Kayyım Kıskacı: Son 2 yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve son olarak Halk TV’ye kayyım atanarak iktidara yönelik eleştirel yayınların durdurulduğu ya da sansürlendiği hatırlatıldı.
  • T24 ve İnternet Sansürleri: Bu sansür zincirinin son halkasının Türkiye’nin en çok okunan bağımsız portallarından T24 olduğu; yüzlerce haber sitesine, sosyal medya hesaplarına ve haber linklerine aralıksız erişim engeli getirildiği kaydedildi.
  • Ekonomik Boğma Politikası: Basın İlan Kurumu ve kamu reklamlarından mahrum bırakılan Gazete Duvar, TELE2 ve Anadolu genelindeki yüzlerce yerel gazete, televizyon ve sitenin kapanmak zorunda bırakıldığı belirtildi.

Tutuklu Gazeteci Ozan Kaplanoğlu İçin Adalet Çağrısı: “Fıkra Değil Acı Bir Gerçek!”

Açıklamanın en duygusal ve yankı uyandıran bölümünde, Bursa’da cezaevinde bulunan gazeteci Ozan Kaplanoğlu‘nun durumu gündeme taşındı:

“Buradan Bursa’ya, haberin ve hakikatin peşindeki bir yüreğe selam yolluyoruz! Bursalı gazeteci kardeşimiz Ozan Kaplanoğlu’na selam olsun!

Ozan bugün cezaevinde… Peki neden? Çünkü bir haber yaptı! Çünkü gazetecilik yaptı! Bakın, şaka değil, fıkra değil, acı bir gerçek:

Konuşmayı yapan kişi serbest! Mahkeme karar verdi, suç unsuru yok dedi ve konuşmacı beraat etti! Ama o sözleri haberleştiren Ozan parmaklıklar arkasında! Suç oluşturmayan bir açıklamanın haberini yapmak suç sayıldı! Adalet bunun neresinde? Hukuk bunun neresinde?

Bu günler geçecek, bu karanlık dağılacak! Hiç kimse enseyi karartmasın; demokrasi kazanacak, hakikat kazanacak, gazetecilik kazanacak!”

Sessiz Kalan Meslektaşlara Çağrı: “Sıranın Size Geleceğini Unutmayın”

Açıklamada, iktidar baskıları karşısında suskun kalan ya da mesleki dayanışmadan imtina eden gazetecilere de tarihi bir çağrı yöneltildi:

“Sessizliği bozun! Dayanışmayı büyütün! Sansüre karşı yan yana gelin!

Muhalif gazeteciler tutuklanırken, bağımsız medya kuruluşları hedef alınırken susanlar mesleğin ortak geleceğine zarar vermektedir. Gazetecilik yalnızca kendi başına gelene itiraz etmek değildir; kendisiyle aynı düşünmeyen meslektaşının da haber hakkını savunabilmektir. Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmaktır.”

Basın Örgütlerinden 6 Maddelik Acil Talep Listesi

Miting havasında geçen basın açıklaması, Türkiye genelindeki basın örgütlerinin iktidara ve yargı makamlarına yönelik 6 maddelik acil taleplerinin okunmasıyla noktalandı:

  1. Tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılsın.
  2. Haberin ve habercinin üzerindeki yargı sopası geri çekilsin.
  3. Medyadaki kayyım ve el koyma uygulamalarına derhal son verilsin.
  4. Hukuksuz internet erişim engeli kararları sonlandırılsın.
  5. Kamu ilanları ve Basın İlan Kurumu bütçesi tüm yayın organlarına adil ve eşit dağıtılsın.
  6. Anayasa ile güvence altına alınan basın ve ifade hürriyetini yok eden tüm fiili ve yasal saldırılardan vazgeçilsin.

Hasan Öztürk ve Yener Poroy’dan Meydanda Tam Destek

Basın açıklamasının tamamlanmasının ardından mikrofonu alan protokol üyeleri de gazetecilerin haklı mücadelesine arka çıktı:

  • Bursa Milletvekili Hasan Öztürk: Demokrasinin nefes borusunun özgür basın olduğunu belirterek; “Gerçekleri yazanların hapsedildiği, halkın haber alma hakkının gasbedildiği bir ülkede ne adaletten ne de kalkınmadan bahsedilebilir. Gazetecilerin bu onurlu duruşunun yanındayız” dedi.
  • Bursa Barosu Başkanı Av. Yener Poroy: Savunma makamı olarak basın özgürlüğünü hukuk devletiyle eş tuttuklarını ifade eden Baro Başkanı Poroy; “Haber yapmak suç değildir. Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle yargılandığı her dosyada adalet ve ifade özgürlüğü yara almaktadır. Bursa Barosu olarak halkın gerçekleri öğrenme hakkının ve tutuklu meslektaşlarımızın hukuki mücadelesinin takipçisiyiz” mesajını verdi.

Şehreküstü Meydanı’ndaki eylem, gazetecilerin alkışları ve sloganları eşliğinde olaysız biçimde sona erdi.