Tarihler 11 Temmuz 1995 tarihini gösteriyordu.
Namı değer Bosna Kasabı savaş suçlusu Sırp Ratko Mladic komutasında ki ağır silahlı Bosnalı Sırp ordusu, 2 sene önce 1993 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Güvenli Bölge” ilan edilen Srebrenitsa’yı 1995 yılında ele geçirdi.
5 gün boyunca devam eden Srebrenitsa katliamında Sırplar, en az 8 bin 372 Boşnak’ı ormanlık alanlar, fabrikalar ve depolarda katlettikten sonra toplu mezarlara gömdü.
11 Temmuz 2026 yılında yapılan son 31. Yıl anma ve defin törenleriyle birlikte ise, Potoçari Anıt Mezarlığı’nda toprağa verilen kurbanların toplam sayısı 6 bin 782’ye ulaştı.
Halen daha da nerede olduğu belli olmayan binlerce kişi toprak altında.
* * *
Canlarını kurtarmak isteyen binlerce sivil, dağlara ve ormanlık alanlara kaçarak saklanmaya çalışıyordu.
Bu kişilerden biri de genç Nermin Osmanović’ti.
Sırp askerleri, ormanda saklanan Boşnakları tek tek avlamak yerine korkunç bir psikolojik harp taktiği uyguladılar.
Nermin’in babası Ramo Osmanović’i esir alan Sırp askerleri, silah zoruyla ve acımasız bir yalanla babayı piyon olarak kullandılar.
Babaya, oğlunu çağırması halinde ikisine de asla zarar verilmeyeceği, Sırpların yanında güvende olacakları ve serbest bırakılacakları sözünü verdiler.
Çaresiz baba, düşmanın bu sinsi ve sahte vaadine inanmak, daha doğrusu inanmak zorunda kaldı.
Ramo Osmanović, ellerini ağzına siper ederek dağlara ve ormana doğru avazı çıktığı kadar, tarihe kazınan o feryatla bağırdı.
“Nermineee, dođi! (Nermin, buraya gel!) Sırpların yanındayım, hiçbir şey yapmayacaklar, buraya gel!”
Babasının sesini ve güvende oldukları yalanını duyan Nermin, saklandığı sığınaktan çıkarak çaresizce babasının yanına koştu.
Ancak Sırp askerlerinin verdiği “güvence” tamamen bir tuzaktı.
Baba ve oğul bir araya gelir gelmez acımasızca katledildi.
Bir babanın oğluna son çağrısı.
Bir babanın sesi, bir vadinin içinde yankılandı.
Hafızalara kazınan ve benim gibi bir tarafı Balkan bir tarafı da Rumeli(Bosna-Hersek) olanların akıllarını kaybedercesine derin bir üzüntüsüdür.
Geçtiğimiz ay Saraybosna ziyaretimde gezdiğim savaş müzesinden nasıl çıktığımı hatırlamıyorum.
Etnik temizlik, insanlık tarihinin en karanlık sayfası.
Savaş Suçlusu Bosna Kasabı Ratko Mladic ise, geçen ay 27 Ağustos 2026 tarihinde cehennemin dibine gitti.
Nermin başta olmak üzere hayatını kaybeden tüm Boşnak Müslümanların elleri boğazında olsun.
* * *
Değerli okuyucularım ağır ve derin bir eleştiride bulunmak istiyorum.
1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen 8 binden fazla Boşnak sivilin anılması amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından 11 Temmuz günü Srebrenitsa Soykırımını Anma Günü olarak ilan edilmiştir.
Anlaşılacağı üzere her yıl 11 Temmuz’da tüm Dünya’da Srebrenitsa katliamında hayatını kaybedenler için anma programları düzenlenir.
İnegöl’de ise biraz durum farklıydı.
11 Temmuz gününe ufak bir basın açıklaması yapan İnegöl Bosna Hersek Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği, hemen ertesi gününe yani 12 Temmuz’da Tuzla Mahallesi’nde Pita şenliği düzenledi.

1 hafta, 1 ay sabredemediler.
Pita şenliği nedir diyecek olursanız Boşnak kültürünün en önemli lezzetlerinden biri olan ve pita adı verilen yöresel Boşnak böreği etrafında şekillenen geleneksel bir kültürel buluşma ve şenliktir.
Anlıyacağınız üzere 11 Temmuz’da üzüntü metni, 12 Temmuz’da halaylar, çiftetelliler, börekler.
Anma gününün ertesi günü eğlenceye dönüştürülmesi, hafızanın nasıl kolayca silindiğini gösteriyor
Yorum sizin…
