Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul New York’ta yaptığı açıklamada, “BM’nin gelecekte barış ve güvenliğin koruyucusu rolünü daha iyi yerine getirebilmesi için BM sisteminin yenilenmesi gerekmektedir. Çünkü çatışan taraflar ile çıkarları olan Güvenlik Konseyinin bazı üyelerinin sık sık kararları bloke ettiklerine şahit oluyoruz. BM çatışmaları çözmek için kendini yenileme, daha etkili olma ve güvenilirliğini koruma cesaretini göstermeli” diye konuştu.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri ile görüşmek üzere ABD’ye yapacağı ziyaret öncesinde açıklamalar yaptı. Wadephul Berlin’de yaptığı açıklamada, “Uluslararası toplum, Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşlar, yükselen enerji fiyatları gibi birçok insanı ilgilendiren bu tür krizlere çözüm bulmak için Birleşmiş Milletleri (BM) kurdu. Hiçbir ülke çağımızın krizlerini tek başına çözemez. Barış ve güvenlik tehdit edildiğinde, BM Güvenlik Konseyi harekete geçmelidir. Güvenlik Konseyi, uluslararası topluma savaşları ve çatışmaları çözmek için meşru bir kaldıraç sağlayabilir” dedi.
BM Güvenlik Konseyi’nde Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliği üzerine konuşma yapacağını belirten Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul, “Konuşmamın odak noktası uluslararası toplumun İran’a yaklaşımı ve Hürmüz Boğazı’ndaki durum olacak. Hürmüz Boğazı, dünyanın en önemli ticaret yollarından biridir. Her beş litre petrolden biri bu boğazdan geçmek zorundadır. Bu kadar hayati deniz yolları tıkandığında, Almanya’da birçok insan benzin fiyatlarında bunun etkilerini hisseder. Ancak diğer yerlerde durum, Körfez ülkelerinden gelen gübre eksikliği ve beklenen ürün kayıpları nedeniyle daha da vahimdir” ifadelerini kullandı.
“İran’ın Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alması, refahımızın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor”
Alman Bakan, “İran, Basra Körfezi’nde küresel ekonomiye saldırıyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alması, refahımızın ve küresel tedarik zincirlerimizin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Bu durum özellikle hem bu gibi krizlere hazırlık yapacak imkanlara hem de kaynaklara sahip olmayan devletleri etkiliyor. Enerji ve gübre olmadan, dünyanın gıda arzı risk altında. Bu nedenle, bugün New York’ta BM Güvenlik Konseyi’nin rolünü yerine getirmesi için çabalayacağım” diye konuştu.
Almanya’dan Hürmüz Boğazı için BM kararı şartı
Güvenlik Konseyi’nin sorumluluk üstlenmesi durumunda uluslararası düzeni güçlendireceğine vurgu yapan Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, “Almanya, ticaret gemilerinin Hürmüz Boğazı’ndan tekrar güvenli bir şekilde geçebilmesini sağlamaya katkıda bulunmak istiyor: Örneğin, BM Güvenlik Konseyi bunun için bir yetki verebilir. BM Güvenlik Konseyi’nden gelecek bir yetki, uluslararası toplumun çatışmalara müdahale etmesinin, barış gücü misyonları göndermesinin veya uluslararası deniz yollarını güvence altına almasının bir yolu olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
“BM çatışmaları çözmek için kendini yenilemeli”
Küresel sorunların ancak uluslararası ortakların ve kurumların iş birliği ile sürdürülebilir bir şekilde çözülebileceğine inandıklarını kaydeden Johann Wadephul, “Almanya’nın BM’ye ihtiyacı var, BM’nin de Almanya gibi güçlü üye devletlere ihtiyacı var. Aynı zamanda, günümüzün karmaşık çatışmaları, BM’nin bile sınırlarına ulaşabileceğini göstermektedir. BM’nin gelecekte barış ve güvenliğin koruyucusu rolünü daha iyi yerine getirebilmesi için BM sisteminin yenilenmesi gerekmektedir. Çünkü çatışan taraflar ile çıkarları olan Güvenlik Konseyinin bazı üyelerinin sık sık kararları bloke ettiklerine şahit oluyoruz. BM çatışmaları çözmek için kendini yenileme, daha etkili olma ve güvenilirliğini koruma cesaretini göstermeli” çağrısı yaptı.
Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul, bu kapsamda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile New York’ta görüşeceğini de sözlerine ekledi. Wadephul, “Guterres, BM için kapsamlı reformlar başlattı. Almanya bu süreci desteklemektedir” dedi.
Almanya’nın BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için destek arayacak
Wadephul, “Almanya’nın 2027-2028 dönemi için BM Güvenlik Konseyi’nde geçici üyelik için aday olmasının nedenlerinden biri de budur. Almanya Güvenlik Konseyi’ne seçilirse, çatışma önleme, kriz çözümü, iklim ve güvenlik konularına odaklanacağız. Bunu, BM Şartı kurallarına ve her üye devletin bakış açılarına saygı duyarak, kaynakların adil dağılımıyla ve barış ve güvenliği en yüksek önceliğimiz olarak belirleyerek yapacağız. Bu nedenle Almanya, adaylığını ‘Saygı-Adalet-Barış’ sloganıyla ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı.
Wadephul, New York’ta İran’ın nükleer programının ana gündem maddesi olduğu ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) gözden geçirileceği konferansa da katılacağını bildirdi.
