Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Alper Taban’a Açık Mektup (2): “Ya Olduğun Gibi, Yada Göründüğün Gibi Ol”

YA OLDUĞUN GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL Eleştiriye ve

YA OLDUĞUN GİBİ YA DA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

Eleştiriye ve şeffaflığa dair sorular

Sayın Alper Taban,

Yazdıklarımı görmezden gelseniz de, sözlerimi kulak ardı etseniz de, Eleştirilerime katılmasanız da İnegöl’ün hayrına olacağına inandığım konuları dile getirmeye devam edeceğim. Çünkü benim önceliğim birilerini memnun etmek değil, yaşadığım şehrin sorunlarını gündeme taşımak ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine katkıda bulunmaktır.

Sayın Taban

Eleştiri düşmanlık değildir. Soru sormak hesaplaşma anlamına gelmez. Bir belediye başkanının icraatlarını sorgulamak vatandaşın ve basının en doğal haklarından biridir.

Varsın, sizi övenler, yaptığınız hizmetleri takdir edenler olsun. Varsın aramızda, yönetiminiz döneminde İnegöl’ün kaybettiğine inandığım yılları sorgulamayan, başarılı yıllar diye kamuoyuna sunan, hatta alkışlayıp sizi ödüle layık görenler bulunsun.

Bunlar demokrasinin doğal sonuçlarıdır.

Herkes kendine yakışanı yapacaktır. Ancak şu da bilinmeli ki; bir insanın çevresinde ne kadar çok alkış duyulursa duyulsun, gerçekler alkışlarla değişmez.

Başarı birilerinin anlattıklarıyla değil, ortaya konulan hizmetlerle ölçülür.

Sayın Taban 

İnegöl; mobilyasıyla, sanayisiyle, ticaretiyle, üretken insanlarıyla ve girişimci ruhuyla çok daha fazlasını başarabilecek bir şehir. Bu şehrin insanları yalnızca güler yüz ve güzel söz değil, somut sonuçlar görmek istiyor.

Esnaf geleceğinden emin olmak, sanayici üretimini geliştirmek, gençler kendi şehirlerinde gelecek kurabilmek, vatandaş ise günlük hayatını zorlaştıran sorunların çözülmesini istiyor.

Bir belediye başkanının başarısı yalnızca açılışlarla, törenlerle, fotoğraflarla ve hakkında yazılan övgülerle ölçülemez.

Asıl başarı, çözülen sorunlarda, geliştirilen projelerde, vatandaşın hayatında meydana gelen olumlu değişimlerde ve şehrin geleceği adına atılan adımlarda aranmalıdır.

Göreve geldiğiniz günden bugüne İnegöl için neler yaptığınızı elbette siz anlatacaksınız.

Sizi destekleyenler de hizmetlerinizi savunacaktır. Buna kimsenin itirazı olmaz.

Ancak yapılan hizmetleri değerlendirmek, takdir etmek vatandaşın ve biz basın mensuplarının hakkı olduğu gibi, eksiklikleri dile getirmek, yanlış yapılanı sorgulamak ve daha iyisini istemek de hakkımızdır.

Öyleyse neden daha iyisini istemeyelim?

Neden eksiklikleri konuşmayalım?

Neden kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sorgulamayalım?

Sayın Başkan, 

Bir yöneticinin başarısı kadar, eleştirilere nasıl yaklaştığı da önemlidir. Eleştiriyi bir tehdit olarak görmek yerine, varsa eksiklikleri gidermek için bir fırsat olarak değerlendirmek gerekmez mi?

Benim sizden beklentim, her eleştirime katılmanız değil, haksız bulduğunuz değerlendirmelere cevap vermeniz, yanlış gördüğünüz bilgileri düzeltmeniz ve kamuoyunu bilgilendirmenizdir.

İnegöl için daha iyisi mümkün değil miydi?

Birçok sorun daha erken çözülemez miydi?

Şehrin geleceği adına inisiyatif alıp daha cesur adımlar atılamaz mıydı?

Sanayicinin, esnafın, gencin ve sıradan vatandaşın beklentilerine daha fazla kulak verilemez miydi?

Yıllardır çözüm beklediğimiz sorunlar bugün hala konuşuluyorsa, oturup “ben nerede hata yapıyorum” diyerek, düşünmek doğru olanı değil mi? 

Sayın başkan üzülerek söylemeliyim ki, kamuoyuna yansıttığınız nezaket ve güler yüzünüz, eleştirilere karşı sergilediğiniz tutumunuzla örtüşmüyor. 

Kibarlık, nezaket ve güler yüzlülük elbette güzeldir.

Ancak güzel konuşmakla iyi yönetmek, güler yüz göstermekle adaletli davranmak aynı şey değildir.

Bir yöneticinin gerçek sınavı, kendisini övenlerin veya alkışlayanların karşısında değil, kendisini eleştirenlerin karşısında nasıl davrandığıyla başlar.

VERİLEN SÖZLER NEDEN TUTULMADI

Sayın Taban,

Aylar önce yüz yüze görüştüğümüzde, İnegöl’ün meselelerini konuşmak ve kamuoyunu ilgilendiren konularda söyleşi yapma teklifinde bulunmuştum.

Siz de bu teklifime olumlu cevap verip, söz vermiştiniz.

Ancak bu görüşme gerçekleşmedi. Son aşamada söyleşiden vazgeçildi.

Doğrusu merak ediyorum.

Bu karar neden değişti, verilen sözün üstü neden çizildi?

Söyleşinin gerçekleşmemesinde özel kalem müdürünüz Mehmet Levent Kayar’ın bir telkini oldu mu? Konu ile ilgili Mehmet Levent Kayar la telefon konuşmamızda, “Başkan’a ne soracaksın, soruları öğrenebilir miyim” dediğinde, ben herhangi bir kişinin sözcüsü değilim. Hele kurumunuzdan her ay para ödediğiniz basın mensuplarından hiç değilim. Soruları önceden söyleme gibi bir lüksüm yok dedim ve telefonlar kapandı.

Bu cevabımdan dolayı mı söz vermiş olduğunuz programdan vazgeçtiniz?

Verilmiş olan sözün hiç mi kıymeti harbiyesi yok?

Kayar la yaptığım telefon görüşmesini size mesaj atarak anlattığım halde neden bir kelime daha söyleme lütfünde bulunmadınız?

Yoksa söyleşinin gerçekleşmemesi için bilemediğim başka neden mi var?

Cevap verirseniz sanırım birbirimizi daha iyi anlayacağız.

Şimdi size kamuoyunda çok konuşulan, şehrimizin geleceğine ilişkin kaygıların olduğu birkaç soru yöneltmek istiyorum.

     1. Sanayi bölgelerindeki yollar neden hâlâ sorunlu?

İnegöl’ün ekonomisine ve istihdamına büyük katkı sağlayan sanayi bölgelerinde yolların, kaldırımların ve bazı güzergahların durumları ile ilgili vatandaşlardan ciddi şikayetler gelmekte.

Mobilya ve metal sanayini hiç dolaştınız mı, çalışan binlerce insanın her gün kullandığı yolların daha güvenli ve konforlu olması gerekmez mi?

Yol ve kaldırım sorunlarının giderilmesi için hangi çalışmalar yürütülüyor. Çalışmaların tamamlanması için belirlenmiş bir takvim var mı?

Özellikle engelli vatandaşlarımız, yaşlılarımız ve çocuklarımızın kaldırımları güvenle kullanabilmesi için bir planınız var mı?

Ömrünü tamamlamış yaya kaldırımların sil baştan yeniden yapılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

İnegöl’ün üretim gücüne yakışan bir alt yapıyı oluşturmak için daha kapsamlı bir çalışma beklemek hakkımız değil mi?

Bir yaz sezonunu daha geride bıraktık. Bu sezonun hakkını vererek çalışma yapıldığını söylemek isterdim ama maalesef çalışmalar yeterli olmadı.

Bozuk yollar, eksik kaldırımlar ve yürümeyi zorlaştıran güzergâhlar hem yayaları hem de araç sürücülerini mağdur ediyor.

Yolların bu durumu sizin de dikkatinizi çekmiyor mu, rahatsız olmuyor musunuz?

Bu yerleri şöyle bir yaya dolaşın vatandaşın çektiği çileyi gözlerinizle görün.

Park yasağını gösteren kameralarınız, sokak ve caddelerin hali pür melalini göstermiyor mu, görüntüler size iletilmiyor mu ve bu görüntüler sizi rahatsız etmiyor mu?

         2. Asfalt çalışmaları ve belediyenin kaynakları

Asfaltlama çalışmaları ile ilgili, maliyeti ve belediyenin yükümlülükleri hakkında kamuoyunda çeşitli değerlendirmeler yapılıyor. Ayrıca bazı firmalara alacaklarına karşılık belediye ye ait taşınmazların devredildiğine dair iddialar söz konusu.

Bu iddiaların doğru olup olmadığı sizin açıklamanızla mümkün olacaktır.

Belediyenin asfalt çalışmaları, bu çalışmaların maliyeti ve yüklenici firmalara yapılan ödemeler konusunda daha şeffaf olunmasını ve kamuoyunun bilgilendirilmesini önemli buluyorum.

Asfalt çalışmaları hangi ihale ve sözleşmeler kapsamında yürütülüyor?

Yüklenici firmalara yapılan ödemeler hangi yöntemlerle gerçekleştiriliyor?

Belediye ye ait taşınmazların yüklenici firmalara alacaklarına karşılık olarak devredilip devredilmediğinin açıklanmasını bekliyoruz.

Yüklenici firmaların alacaklarına karşılık belediye ye ait arsa ve araziler verildiyse bunun çok doğru olmadığına inananlardanım.

Keşke bu yerler satışa çıkarılsa firmalara paraları nakit ödense.

Şimdi sizlere soruyorum. Belediye ye ait herhangi bir taşınmaz yüklenici firmalara alacaklarına karşılık devredilmiş midir?

Böyle bir işlem yapıldıysa hangi taşınmazlar, hangi değerleme raporları ve hangi kararlar esas alınmıştır.

Kamuya ait taşınmazların devrinde kamu yararı gözetilmiş midir?

İnegöl gibi sanayisi gelişmiş bir ilçede belediyenin kendi asfalt üretim tesisini kurmasının teknik ve ekonomik açıdan mümkün olup olmadığı araştırıldı mı?

Neden kendi asfalt tesisimizi kurmuyoruz, neden elimizi taşın altına koymuyoruz?

Sayın başkan

Bu soruların sorulması herhangi bir usulsüzlük yapıldığı anlamına gelmez. Tam tersine kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin şeffaflığın sağlanması açısından önemlidir.

 

3. İnegöl mobilya fuarları için belediyenin katkısı nedir?

İnegöl, mobilya üretimiyle Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biridir.

Mobilya fuarları da şehrimizin ticareti, tanıtımı ve ekonomik gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu potansiyeli daha ileriye taşımak için belediye olarak hangi projeleri hayata geçirdiniz.

Fuar dönemlerinde ulusal ve uluslar arası tanıtımını artırmak, yabancı alıcıları İnegöl’e çekmek ve ziyaretçilerin şehrimizde daha rahat hareket etmelerini sağlamak için ne gibi çalışmalar yapıldı ve yapılıyor?

Ulaşım, otopark, yönlendirme, şehir temizliği ve ziyaretçi memnuniyeti konularında fuar dönemlerin de özel bir çalışma yapıldığına şahit olmadık. İnegöl mobilya fuarı sizin için bir anlam ifade etmiyor mu?

İnegöl’ün mobilyadaki gücünü yalnızca üretimle değil, marka değeri ve uluslar arası tanıtımla da büyütmek için kapsamlı adımlar atılamaz mı?

Bir fuar dönemi daha geride kaldı. Ancak belediyenin bu alanda şehrin potansiyeliyle orantılı, kamuoyunda karşılık bulan çalışmalarını göremediğimizi düşünüyorum

4. İnegöl trafiği ne zaman rahatlayacak?

Şehrin merkezindeki trafik yoğunluğu, oto park ihtiyacı ve araç hareketliliği vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırıyor.

Sayın Başkan, İnegöl trafiğinin rahatlatılması için kapsamlı ve uzun vadeli bir planınız var mı?

Şehrin trafik yükünü azaltmak amacıyla hangi kavşak düzenlemeleri, alternatif güzergâhlar ve ulaşım projeleri hazırlanıyor?

Otopark ihtiyacını karşılamak için yeni alanlar oluşturulacak mı? Mevcut otoparkların kapasitesi ve kullanım verimliliği inceleniyor mu?

Toplu taşımanın daha etkin kullanılması için ne gibi adımlar atılıyor?

Bugünkü sorunları çözmek kadar, yarının trafik sorunlarını önceden ön görmek de belediyeciliğin bir gereği değil mi?

Bu nedenle Akhisar bölgesinde yeni İnegöl denilen bölgeye ne zaman hareketlilik kazandıracak, merkezdeki nüfusu bu şekilde rahatlatma yoluna gideceksiniz?

Yarın sorularıma devam edeceğim.