İNEGÖL’DE CUMHURİYET KORTEJİ SINIFTA KALDI! PROTOKOL NEREDEYDİ?
Sinan Unuak/2026
‘Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir’, derler eskiler…
Ne kadar anlamlı, ne kadar yerinde bir söz!
Günlük hayatımızda zaman zaman kullandığımız bu atasözü, ne yazık ki bu kez İnegöl’de Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümü kutlamalarını anlatıyor.
Yıl 2026…
Cumhuriyetimizin kuruluşunun üzerinden tam 103 yıl geçti.
Bir milletin bağımsızlığının, egemenliğinin ve geleceğinin en büyük teminatlarından biri olan Cumhuriyetimizin yıl dönümünü kutluyoruz.
Peki, İnegöl’de nasıl kutladık?
Eskiden caddeleri dolduran, sokakları kırmızı beyaza boyayan, çocukların ellerinde Türk bayraklarıyla heyecan içinde yürüdüğü o Cumhuriyet coşkusunu bu yıl ne kadar yaşayabildik?
Ben söyleyeyim: Özellikle Cumhuriyet yürüyüşü organizasyonu açısından hiç de iç açıcı bir tabloyla karşılaşmadık!
HÜSEYİN ÇİÇEK BİR AY ÖNCEDEN UYARMIŞTI!
Önce yaklaşık bir ay öncesine gidelim.
Yeni Parti İnegöl Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Çiçek, belediye meclisi toplantısında Belediye Başkanı Alper Taban’a Cumhuriyet Bayramı’nın önemini hatırlatmıştı.
Bu özel günün sıradan bir programla geçiştirilmemesi, Cumhuriyet’in kuruluş yıl dönümüne yakışır etkinliklerle kutlanması gerektiğini dile getirmişti.
Sanki bugün yaşanacakları önceden görmüş gibi…
Aradan günler geçti.
29 Ekim geldi çattı.
Hava koşullarının olumsuz seyretmesi nedeniyle stadyumda yapılması planlanan bazı etkinlikler kapalı spor salonuna alındı.
Her yıl gerçekleştirilen Cumhuriyet yürüyüşü ise yağış gerekçesiyle ertelendi.
Buraya kadar anlayabiliriz.
Hava muhalefeti vardır, tedbir alınır, program değişir.
Ancak mesele yalnızca yağmur değildi!
YAĞMURDA YÜRÜYENLER DE VARDI!
Resmî Cumhuriyet yürüyüşü ertelenirken Yeni Parti temsilcileri farklı bir tutum ortaya koydu.
Yağmur da yağsa, kar da yağsa Cumhuriyet yürüyüşünü gerçekleştirme kararlılığıyla yaklaşık 100 metrelik Türk bayrağını açarak yağmur altında yürüdüler.
Yürüyüşlerini Atatürk Anıtı’na kadar sürdürdüler.
Demek ki isteyen, uygun koşulları ve güvenliği sağlayarak yağmur altında da Cumhuriyet coşkusunu yaşayabiliyormuş!
Elbette resmî organizasyonların sorumlulukları ve güvenlik değerlendirmeleri farklıdır.
Ancak burada asıl mesele yağmurdan çok, Cumhuriyet Bayramı’na gösterilen özen ve ortaya konulan organizasyon anlayışıdır.
AVM ÖNÜNDEN ESKİ BELEDİYE MEYDANI ÖNÜ’NE! NEDEN?
Gelelim asıl meseleye…
29 Ekim’de yapılamayan Cumhuriyet yürüyüşünün bir gün sonra, 30 Ekim’de gerçekleştirilmesine karar verildi.
Toplanma noktası olarak AVM önü belirlendi.
Öğrencilerimiz, çocuklarımız ve yürüyüşe katılmak isteyen vatandaşlarımız burada toplandı.
Sonra ne oldu?
Bir anda yürüyüşün başlangıç noktası değiştirildi!
AVM önünde bekleyen öğrenciler ve katılımcılar, eski Belediye meydanı önüne yönlendirildi.
İyi de neden?
Öğrencilerimizin, çocuklarımızın ve vatandaşlarımızın son anda yer değiştirmesine neden ihtiyaç duyuldu?
Yaklaşık 10 kişilik protokolün AVM önüne kadar yürümesi mi zor geldi?
Yoksa başka bir gerekçe mi vardı?
Meydanda konuşulanlara bakılırsa beklenen kalabalığın oluşmaması nedeniyle başlangıç noktasının değiştirildiği yönünde yorumlar da yapıldı.
Elbette bunlar doğrulanmış bilgiler değil.
Ancak böylesine önemli bir organizasyonda yapılan değişikliğin gerekçesini sormak da bizim hakkımız.
Cumhuriyet yürüyüşünün başlangıç noktası neden değiştirildi?
Bunu bir yetkili çıkıp açıklamalı!
KÖFTECİ AÇILIŞINDA VARLAR, CUMHURİYET KORTEJİNDE NEREDELER?
Gelelim beni en fazla düşündüren meseleye…
İnegöl’de bir iş yeri açılışı olur…
Protokol orada!
Bir köfteci dükkânı açılır…
Milletvekilleri, siyasiler, meslek odası başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, dernek başkanları, iş insanları…
Maşallah, herkes orada!
Fotoğraflar çekilir, kurdeleler kesilir, objektiflere gülümseyerek pozlar verilir.
Bir kitap fuarı açılır…
Yine protokol yerinde!
Bir futbol karşılaşması düzenlenir…
Yine tanıdık simalar tribünlerde, sahada, fotoğraf karelerinde!
Peki, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103. yıl dönümünde gerçekleştirilen o anlamlı yürüyüşte neredeydiniz?

İNEGÖL’ÜN PROTOKOLÜ NEREDEYDİ?
Merkez Camii önünden başlayan Cumhuriyet yürüyüşünde gördüğümüz isimler arasında İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, Belediye Başkanı Alper Taban, Emniyet Müdürü, Jandarma Komutanı, İlçe Millî Eğitim Müdürü, Gençlik ve Spor Müdürü ile Yeni Parti Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Çiçek bulunuyordu.
Peki ya diğerleri?
Milletvekilleri nerede?
Siyasi parti ilçe başkanları nerede?
Meslek odalarının başkanları nerede?
Sivil toplum kuruluşları nerede?
Dernek başkanları nerede?
İş dünyasının temsilcileri nerede?
Belediye meclis üyeleri nerede?
Elbette herkesin katılamamasının kendine göre bir gerekçesi olabilir.
Ancak böylesine anlamlı bir günde ilçenin farklı kesimlerini temsil eden isimlerin kortejde yeterince görünmemesi, sorgulanmayı hak ediyor.
Cumhuriyet hepimizin değil mi?
Bugün bulunduğumuz makamlarda görev yapabilmemizin, seçme ve seçilme hakkımızı kullanabilmemizin temelinde Cumhuriyetimizin kazanımları yok mu?
O hâlde Cumhuriyet Bayramı’nda neden aynı birlikteliği göremiyoruz?

BİR İLÇE BAŞKANINA SORDUM: ALDIĞIM CEVAP DÜŞÜNDÜRÜCÜYDÜ!
Bu soruların cevabını merak ettim.
Geçmiş yıllarda Cumhuriyet yürüyüşlerine katıldığını bildiğim bir siyasi partinin ilçe başkanını telefonla aradım.
Kendisine özellikle sordum:
Bu yıl Cumhuriyet yürüyüşünde neden sizi göremedik?
Aldığım cevap gerçekten düşündürücüydü.
“Yürüyüş oldu mu ki?”
Evet, aynen böyle söyledi!
Şimdi burada durup düşünmek gerekiyor.
Bir siyasi partinin ilçe başkanı, Cumhuriyet yürüyüşünün yapıldığından haberdar değilse ortada ciddi bir iletişim sorunu yok mudur?
Acaba siyasi partilere, meslek odalarına, derneklere ve sivil toplum kuruluşlarına gerekli bilgilendirmeler yapıldı mı?
Davetiyeler gönderildi mi?
Program değişikliği zamanında duyuruldu mu?
Yoksa davetler yapıldı da davet edilenler mi katılmadı?
Bunların hangisinin yaşandığını bilmiyoruz.
Ama bildiğimiz bir şey var:
Cumhuriyet’in 103. yılına yakışan geniş katılımlı bir protokol görüntüsü ortaya çıkmadı!
NEREDE O ESKİ CUMHURİYET YÜRÜYÜŞLERİ?
Biraz geçmişe dönelim…
İnegöl’de Cumhuriyet Bayramı denildiğinde benim gözümün önüne bambaşka görüntüler geliyor.
Nuri Doğrul Caddesi’nden başlayan, Atatürk Bulvarı boyunca uzanan, Sedir Kafe civarına kadar devam eden o coşkulu yürüyüşler…
Caddelerin sağında solunda bekleyen yüzlerce insan…
Ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyen çocuklar…
Cumhuriyet coşkusunu birlikte yaşayan aileler…
Siyasi görüşü ne olursa olsun aynı bayrağın altında buluşan İnegöllüler…
İşte benim hatırladığım Cumhuriyet Bayramı bu!
Peki, şimdi ne oldu?
O eski heyecan nereye kayboldu?
Yoksa bizler Cumhuriyet Bayramı’nı her geçen yıl biraz daha sıradan bir resmî programa mı dönüştürüyoruz?
Yanlış anlaşılmasın.
Burada mesele yalnızca kalabalık oluşturmak değil.
Mesele, Cumhuriyet’in toplumun ortak değeri olduğunu hissettirebilmek.
Mesele, çocuklarımıza bu ülkenin hangi fedakârlıklarla kurulduğunu anlatabilmek.
Mesele, 103 yıllık Cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümünü hak ettiği coşkuyla kutlayabilmek!

TÜRK BAYRAĞI VE ATATÜRK POSTERİNİN KONUMU DA TARTIŞMALI!
Gelelim yürüyüşte dikkatimi çeken bir başka önemli ayrıntıya…
Cumhuriyet yürüyüşünde kullanılan Türk bayrağı ve Atatürk posterinin konumlandırılması.
Gördüğüm görüntülerde bu sembollerin taşınma yönüyle ilgili ciddi bir özensizlik olduğu kanaatindeyim.
Şimdi organizasyonu hazırlayanlara sormak istiyorum:
Hiç mi bayrak, flama ve posterlerin törenlerde nasıl taşınması gerektiğini araştırmadınız?
Sayın Kaymakamımız Ayhan Akpay’a da sormak isterim:
Yürüyüş sırasında Türk bayrağı ve Atatürk posterinin konumlandırılmasına ilişkin bu görüntüler dikkatinizi çekmedi mi?
Elbette burada önemli bir ayrımı yapmak gerekiyor.
Törenlerde kullanılan sembollerin nasıl taşınacağına ilişkin değerlendirmeler, yürürlükteki mevzuat ve ilgili tören düzenlemeleri esas alınarak yapılmalıdır.
Dolayısıyla yalnızca bir görüntüden hareketle kesin bir kural ihlali ya da kasıtlı davranış olduğu sonucuna varılamaz.
Ancak bu durum, organizasyonda kullanılan millî sembollerin konumlandırılmasının sorgulanmasına engel değildir.
Benim itirazım da tam olarak buna!

