Türkiye’nin iç ve dış güvenlik politikalarının en üst düzeyde ele alındığı Millî Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı.
Saat 17.20’de başlayan ve kabine üyeleri, kuvvet komutanları ile istihbarat ve güvenlik bürokrasisinin tepe isimlerinin hazır bulunduğu kritik toplantı yaklaşık 3,5 saat sürdü. Toplantının ardından kamuoyuyla paylaşılan 8 maddelik kapsamlı sonuç bildirisinde, hem yurt içindeki terörle mücadele operasyonları hem de sınır ötesinde ve Orta Doğu coğrafyasında tırmanan sıcak çatışma ortamına ilişkin tarihi mesajlar kayda geçti.
“Milli Güvenlik Kurulu toplantısında; Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri istikametinde atılan adımlar değerlendirilmiş, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve yeniden ayağa kalkmasına verilen destek teyit edilmiş, bölgeyi saran savaş ve çatışma dalgasına karşı uluslararası topluma somut adımlar atma çağrısında bulunulmuştur.”
1. Terörle Mücadelede Kesintisiz Kararlılık
Bildirinin ilk maddesinde; PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere Türkiye’nin milli birlik, beraberlik ve bekasına yönelen tüm terör odaklarına karşı operasyonel kararlılık yinelendi:
- Çok Yönlü Bilgilendirme: Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen başarılı operasyonlar ile son dönemdeki jeopolitik yansımalar hakkında Kurul’a kapsamlı istihbari ve askeri brifing sunuldu.
- Tavizsiz Duruş: Terör tehdidi kaynağında yok edilene kadar güvenlik mekanizmalarının tüm unsurlarıyla sahadaki baskıyı sürdüreceği teyit edildi.
2. “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” Hedefleri
Bildirinin en dikkat çekici stratejik kavramını “Terörsüz Bölge” hedefi oluşturdu:
- Katedilen Mesafe Değerlendirildi: Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda sahadaki somut kazanımlar ve gelinen aşama Kurul üyelerince masaya yatırıldı.
- Bölgesel Güvenlik Kalkanı: Türkiye’nin kendi sınır güvenliğinin yanı sıra bölgenin tamamında kalıcı barışın ve komşu ülkelerin refahının tesisi için gayretlerin tavizsiz devam edeceği ifade edildi.
3. Suriye’nin Güçlenmesine ve Toprak Bütünlüğüne Tam Destek
Ankara’nın Şam ile normalleşme ve bölgesel entegrasyon süreçlerine dair yapıcı tutumu bildiride güçlü ifadelerle yer buldu:
- Devlet Otoritesinin Yayılması: Suriye’nin birliğinin, siyasi bütünlüğünün tahkimi ve devlet otoritesinin ülke sathına yayılmasına yönelik olumlu gelişmeler değerlendirildi.
- Halkın Yanında Yer Alma: Suriye halkının savaşın yaralarını sararak ülkesini yeniden ayağa kaldırması ve uluslararası toplumla meşru bağlarını kuvvetlendirmesi için Türkiye’nin desteğini kararlılıkla sürdüreceği kayda geçirildi.
4. Irak İle Stratejik İş Birliği Vurgusu
Irak’taki merkezi hükümetin egemenlik hamleleri Kurul tarafından memnuniyetle karşılandı:
- Huzur ve İstikrar Önceliği: Irak’ın iç barışının tüm Orta Doğu dengesi açısından hayati bir kilit taşı olduğu belirtildi.
- Merkezi Otoriteye Destek: Bağdat hükümetinin devlet egemenliğini ülke genelinde tesis etme yönündeki adımlarından duyulan memnuniyet aktarılarak, Türkiye-Irak arasındaki stratejik iş birliğinin daha ileri taşınacağı duyuruldu.
5. ABD-İsrail-İran Çatışmasına Karşı “Müzakere Masası” Çağrısı
Orta Doğu’da son haftalarda tehlikeli şekilde tırmanan bölgesel savaş sarmalına karşı diplomatik sağduyu çağrısı yapıldı:
“ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın, süregelen çatışmalarla bir kısır döngüye evrilerek bölgedeki kırılganlıkları tetiklediği ifade edilmiş; taraflara, müzakerelere dönme ve küresel neticeleri tedricen ağırlaşan ihtilafa son verme çağrısında bulunulmuştur.”
6. İsrail’in Saldırganlığına Karşı Uluslararası Topluma Uyarı
İsrail yönetiminin uluslararası hukuku hiçe sayan eylemleri ve ateşkes taahhütlerini çiğnemesi sert ifadelerle kınandı:
- Yükümlülükleri İhlal: İsrail’in Gazze ve Lübnan’da barışı tesis etmeye yönelik yükümlülüklerini yerine getirmeyerek katliam ve saldırılarını tırmandırdığı belirtildi.
- Suriye Egemenliğine Müdahale: İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ve hava sahasını ihlal eden operasyonlarının bölgedeki istikrar arayışını baltaladığı hatırlatıldı.
- Somut Adım Çağrısı: Küresel aktörler ve uluslararası kuruluşlar, saldırgan tutum karşısında pasif kalmayıp somut yaptırım ve adımlar atmaya davet edildi.
7. Rusya-Ukrayna Savaşında Sivil Altyapı ve Seyrüsefer Uyarısı
Karadeniz havzası ve Doğu Avrupa’daki savaşın seyrine ilişkin riskler değerlendirildi:
- Kontrolsüz Yayılma Riski: Sivil yerleşim yerlerine, kritik altyapı tesislerine ve uluslararası seyrüsefer koridorlarına yönelik yoğunlaşan saldırıların küresel gıda ve ticaret güvenliğini tehdit ettiği vurgulandı.
- Ateşkes Çağrısı: Savaşa taraf olan aktörlere kontrolsüz tırmanıştan kaçınma, itidal ve ivedi ateşkes çağrısı yinelendi.
8. Yemen’de Tırmanan Gerilime Karşı Acil Sükûnet
Bildirinin son maddesinde Kızıldeniz ve Yemen hattındaki çatışmalar gündeme taşındı:
- Bölgesel Güvenlik Tehdidi: Yemen’de tırmanan gerilimin başta komşu ülkeler olmak üzere bölgesel deniz güvenliğini zedelediği kaydedildi.
- Küresel İstikrar: Uluslararası deniz ticaretinin ve bölge halklarının güvenliği açısından sükûnetin vakit kaybetmeksizin yeniden tesis edilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.
