Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Reklam

Mahmut Arıkan’dan Fon Vurgununa Çok Sert Tepki: “Hukuk Muhalife Operasyon İktidara Af Mekanizması Değildir”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, sermaye piyasalarındaki fon manipülasyonu iddiaları ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın görevinden istifasına ilişkin zehir zemberek açıklamalarda bulundu. Yaşananları “yüzyılın en büyük vurgunu” olarak niteleyen Arıkan, “Vatandaşa sabır ve kanaat öğütleyip arka kapılarda milyarlık fonları paylaşanlar hesap verecek; ‘görevden af’ ile bu dosya kapatılamaz, hukuk iktidara aklama mekanizması değildir” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, sermaye piyasalarındaki fon manipülasyonu

Türkiye sermaye piyasalarını sarsan, yüz binlerce tasarruf sahibini mağdur eden ve aracı kurumlar ile portföy yönetim şirketlerine yönelik adli operasyonlarla derinleşen dev fon soruşturması siyasetin bir numaralı gündem maddesi olmaya devam ediyor.

Soruşturma sürecinde adı geçen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın görevinden istifa etmesi (görevden af talebinde bulunması) siyaset kulislerinde deprem etkisi yaratırken, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan konuya ilişkin çok sert bir kamuoyu açıklaması yaptı.

Sosyal medya hesapları üzerinden kameralara ve kamuoyuna seslenen Saadet Partisi Lideri Arıkan, istifanın cezai ve hukuki sorumluluğu ortadan kaldıramayacağını, iktidar mensuplarının yargı denetiminden muaf tutulamayacağını vurguladı.

“Hukuk; muhalife operasyon, iktidara af mekanizması değildir. Adalet herkese lazımdır ve herkes için eşit işletilmelidir. Milletin sofrasından çalınan her bir kuruşun hesabı bağımsız yargı önünde tek tek sorulmalıdır.”

“Millet Ay Sonunu Düşünürken Arka Kapılarda Servetlerine Servet Kattılar”

Ekonomik kriz ortamında dar gelirlilere sabır telkin eden iktidar çevrelerinin arka kapılarda kurulan mekanizmalarla zenginleştiğini savunan Mahmut Arıkan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

  • Porsiyon ve Fon Karşılaştırması: “Milletin sofrasındaki porsiyon her geçen gün küçülürken kendi fonlarını katbekat büyütenler… Vatandaşa ‘sabır, şükür ve kanaat’ öğütleyip, arka kapılarda milyarlık fonları birbirlerine peşkeş çekenler bu tablonun asıl sorumlusudur.”
  • Kuruş Hesabı Yapan Yurttaş: “Asgari ücretli, emekli ve memur ay sonunu getirebilmek, kirasını ve faturalarını ödeyebilmek için kuruş hesabı yaparken; iktidar nimetleriyle servetlerine servet katanlar milletin vicdanında mahkûm olmuştur.”
  • Hesap Verme Çağrısı: “Hiç kimse kendini hukukun ve milletin üzerinde görmesin. Milletin sofrasından, geleceğinden ve çocuklarının rızkından çalınan her bir kuruşun hesabı er ya da geç sorulacaktır!”

“Yüzyılın En Büyük Vurgunudur: Görevden Af İle Geçiştirilemez”

Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifasına göndermede bulunan Mahmut Arıkan, siyasi makamlardan ayrılmanın adli sürecin önüne set çekemeyeceğini hatırlattı:

“Yaşananlar; organize bir şekilde kurgulanmış, Cumhuriyet tarihinin ve yüzyılın en büyük mali vurgunudur, en büyük dolandırıcılığıdır. Böylesine devasa bir soygun, ‘görevden af’ talepleriyle, sessiz sedasız istifalarla geçiştirilemez, üzeri örtülemez! Dosyada adı geçen siyasiler, medya mensupları, danışmanlar, bürokratlar ile denetim görevini kasten ihmal eden SPK ve BDDK yöneticileri etkin, şeffaf ve kapsamlı bir biçimde soruşturulmalıdır.”

Soruşturmanın yalnızca aracılar veya paravan yöneticilerle sınırlı tutulmasına itiraz eden Arıkan; karar mekanizmasında yer alan, siyasi nüfuzunu kullanarak haksız zenginleşme sağlayan tüm figürlerin mahkeme önüne çıkarılmasını istedi.

“Tüm Bakan ve Bürokratların Mal Varlıkları Mercek Altına Alınmalı”

Kamuda yetki kullanan tepe bürokrasinin ve siyasetçilerin acilen geriye dönük mali denetime tabi tutulması gerektiğini ifade eden Saadet Partisi Genel Başkanı, şu somut tedbirlerin alınması çağrısında bulundu:

  • Toptan Mal Varlığı Taraması: Bakanların, bakan yardımcılarının, Cumhurbaşkanlığı danışmanlarının, üst düzey bürokratların; kamuda ihale, kaynak tahsisi, lisanslama, düzenleme ve denetim yetkisi kullanan tüm kamu yöneticilerinin mal bildirimleri ve edindikleri taşınmaz/taşınır varlıklar bağımsız müfettişlerce incelenmelidir.
  • İzah Edilemeyen Artışlar Yargıya: Gelirleriyle orantılı olmayan ve kaynağı resmi belgelerle açıklanamayan mal varlığı artışına sahip tüm kamu görevlileri hakkında derhal adli işlem başlatılmalıdır.
  • Yetkiyi Menfaate Çevirenler: Kamu görevini, temsil ettiği unvanı ve devletin sağladığı imtiyazları kişisel zenginleşme veya yakın çevrelerine çıkar sağlama aracı olarak kullandığı tespit edilen herkes yargılanmalı ve haksız edinimlere el konulmalıdır.

“Muhalefete Gelince Şahin, Kendilerine Gelince Kör Olan Yargı Kabul Edilemez”

Türkiye’de yargı erkinin çifte standartlı bir işleyişe sürüklendiğini belirten Mahmut Arıkan, anayasal eşitlik ilkesinin altını çizdi:

“Muhalif belediyelere, siyasetçilere ve yurttaşlara karşı en küçük gerekçelerle yargı sopasını sallayan, jet hızıyla operasyon düğmesine basanlar; konu iktidar mensuplarının adının karıştığı milyarlarca liralık fon vurgunlarına gelince suskunluğa bürünemez. Hukuk devleti ilkesi bunu reddeder. Hukuk; muhalife operasyon çekme, iktidara ise af ve aklama mekanizması değildir. Adalet herkese lazımdır ve hiçbir ayrım gözetilmeksizin herkes için eşit işletilmek mecburiyetindedir.”