Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Hesabım Yeni Yazı
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cihan Unuak
Cihan Unuak

İTSO’da seçim Uğurdağ mı, İncebay mı?

İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim atmosferi giderek yaklaşıyor. 

Bir tarafta mevcut Başkan Yavuz Uğurdağ, diğer tarafta değişim mesajıyla yola çıkan Nedim İncebay… 

Ancak bu seçimi yalnızca “Uğurdağ mı, İncebay mı?” diye okumak büyük bir yanılgı olur. 

Çünkü İTSO’da asıl mücadele başkanlık koltuğundan önce komitelerde ve meclis aritmetiğinde yaşanacak.

Şimdilik yarışın en fazla konuşulan ve adaylıklarını açıklayan iki ismi mevcut.

Başkan Yavuz Uğurdağ ile Başkan Yardımcısı Nedim İncebay.

İki isim de İTSO camiasını, İnegöl ekonomisini ve ticaret hayatını yakından tanıyor.

Dolayısıyla önümüzdeki seçim, sadece iki adayın yarışından ibaret olmayacak.

Bu seçim aynı zamanda “devam mı, değişim mi?” sorusunun cevabının aranacağı bir seçim olacak.

 * * *

Yavuz Uğurdağ açısından tabloya baktığımızda en büyük avantajın mevcut başkan olması olduğunu görüyoruz.

Yıllardır İTSO’nun başında bulunan Uğurdağ, kurumun işleyişini, Ankara’daki temasları, kamu kurumlarıyla ilişkileri ve oda bürokrasisini yakından biliyor.

Dahası, etrafında yıllar içerisinde oluşmuş bir ekip ve teşkilatlanma deneyimi bulunuyor. Ticaret ve sanayi odası seçimlerinde bu küçümsenecek bir avantaj değil.

Çünkü sandık günü yalnızca tanınırlık yetmiyor.

Komitelerde güçlü aday listeleri oluşturmak, üyelerle birebir temas kurmak, seçim günü organizasyonunu doğru yapmak ve farklı sektörleri aynı çatı altında buluşturmak gerekiyor.

Uğurdağ’ın burada ciddi bir avantajı var.

Ancak her avantajın bir de diğer yüzü bulunuyor.

Uğurdağ’ın önündeki en önemli soru şu.

“İstikrar mı, değişim mi?”

Mevcut başkan açısından geçmiş dönemler başarıların anlatılabileceği önemli bir referans.

Ancak siyasette ve kurum seçimlerinde uzun süre görev yapmak her zaman sadece avantaj değildir.

Bir süre sonra seçmenin bir bölümünde, “Artık yeni bir dönem başlamalı” düşüncesi oluşabilir.

 * * *

Yavuz Uğurdağ’ın karşısındaki en büyük rakibin belki de Nedim İncebay’dan daha fazla değişim beklentisi olduğunu söylemek mümkün.

Çünkü İncebay’ın elindeki en güçlü argüman, “mevcut yönetim kötü” demekten ziyade, “Yeni dönemin ihtiyaçları farklı, artık yeni bir anlayış gerekiyor” mesajı olabilir.

Nedim İncebay’ın avantajı ise tam burada ortaya çıkıyor.

İncebay, İTSO’nun dışından gelen ve kurumu uzaktan izleyen bir isim değil.

Tam tersine, mevcut yönetimin içerisinde bulunan, oda yönetimini bilen ve iş dünyasının sorunlarına hakim bir isim.

Bu durum İncebay’a önemli bir siyasi alan açıyor.

Çünkü kendisini, “Sistemi bilmiyorum ama değiştireceğim” diyerek anlatmak zorunda değil.

Daha güçlü bir cümle kurabilir.

“Sistemin içerisindeyim, sorunları biliyorum ve yeni dönemin nasıl olması gerektiğini biliyorum.”

Bence İncebay’ın seçim kampanyasındaki en güçlü tarafı bu.

Özellikle teknoloji, ihracat, lojistik, markalaşma ve gelecek vizyonu üzerinden kuracağı bir söylem, kendisini sadece Uğurdağ’ın rakibi olmaktan çıkarıp “yeni dönem adayı” haline getirebilir.

 * * *

Burada çok önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor.

İTSO seçimlerinde üyeler doğrudan başkanlık için oy kullanmıyor.

Önce meslek komiteleri belirleniyor.

Komitelerden çıkan isimler meclisi oluşturuyor.

Başkanlık seçiminin kaderini de büyük ölçüde bu meclis aritmetiği belirliyor.

Dolayısıyla bugün yapılması gereken en büyük hata,

“Uğurdağ mı daha güçlü, İncebay mı?”

sorusuna sadece kişisel tanınırlık üzerinden cevap vermek olur.

Asıl soru şu:

Hangi aday kaç komitede güçlü?

Çünkü 18 komitenin her biri ayrı bir seçim alanı. Bir aday genel kamuoyunda çok güçlü olabilir ama komitelerde yeterli sandalye çıkaramazsa başkanlık yarışında zorlanabilir. Tersine, kamuoyunda daha düşük profilli görünen bir aday, doğru komitelerde güçlü listeler kurarak meclis aritmetiğini lehine çevirebilir.

 * * *

İnegöl denildiğinde akla gelen ilk ekonomik güçlerden biri mobilya.

Dolayısıyla İTSO seçimlerinde mobilya sektörünün ağırlığını görmezden gelmek mümkün değil. Mobilya sektöründeki farklı komitelerde oluşacak dengeler, seçim sonucunun belirlenmesinde kritik rol oynayabilir.

Burada mesele sadece “mobilyacılar kimi destekliyor?” sorusu değil.

Asıl mesele, “Hangi aday mobilya sektöründeki farklı grupları aynı listede buluşturabiliyor?”sorusu.

Çünkü İTSO seçimleri kişisel popülariteden çok, ekip ve liste seçimi haline geldiğinde dengeler bir anda değişebilir.

Yavuz Uğurdağ’ın önündeki yol aslında oldukça net.

Kampanyayı sadece geçmiş başarılar üzerine kurmak yeterli olmayacaktır.

“Biz yaptık, yine biz yaparız” söylemi yerine, “Tecrübemizi yeni dönemin ihtiyaçlarıyla birleştireceğiz” mesajı daha etkili olabilir.

Özellikle genç iş insanlarına, yeni girişimcilere, ihracatçılara ve teknoloji odaklı şirketlere daha fazla alan açan bir yönetim modeli ortaya koyması, İncebay’ın “değişim” söyleminin etkisini azaltabilir.

Çünkü değişime karşı çıkmak yerine, “Değişim olacak ama tecrübe kaybedilmeyecek” demek daha güçlü bir siyasi pozisyon yaratır.

İncebay’ın işi biraz daha zor.

Çünkü rakibi mevcut başkan.

Dolayısıyla sadece Uğurdağ’ı eleştirmek İncebay’a seçim kazandırmaz.

İncebay’ın seçimi kazanabilmesi için kendisini çok daha net bir şekilde tarif etmesi gerekiyor.

“Ben neden adayım?” sorusunun cevabı, “Uğurdağ’a karşı olduğum için” olmamalı.

Bunun yerine,

“İnegöl ekonomisini önümüzdeki 8-10 yıla hazırlamak için adayım” mesajı öne çıkmalı.

Elbette ortada bilimsel bir kamuoyu araştırması yok. Bu nedenle ortaya kesin bir seçim sonucu koymak doğru olmaz.

* * *

Bana göre İTSO seçimlerinin en önemli sorusu,

“Yavuz Uğurdağ mı, Nedim İncebay mı?” değil.

Asıl soru şu:

“İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası yeni dönemde nasıl bir yönetim anlayışı istiyor?”

İstikrar mı?

Değişim mi?

Tecrübe mi?

Yeni yüzler mi?

Mevcut sistemin devamı mı?

Yoksa mevcut deneyimin üzerine yeni bir yönetim anlayışı mı?

İşte sandıkta bunun cevabı çıkacak.

Ve şunu da unutmamak gerekiyor:

Bu seçim başkanlık seçimi gibi görünse de aslında bir meclis seçimi.

Başkanlık koltuğuna giden yolun ilk durağı komiteler.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde adayların açıklayacağı isimler, özellikle güçlü sektörlerdeki listeler ve komiteler arasındaki ittifaklar çok daha önemli hale gelecek.

Benim için seçim sürecinin bundan sonraki en merak edilen kısmı da tam olarak burası.

18 komitenin hangisinde kim güçlü?

Hangi komite başa baş?

Hangi komite seçim sonucunu değiştirebilir?

Çünkü sandık günü geldiğinde kazananı belki de bir başkan adayı değil,

birkaç kritik komitedeki birkaç oy farkı belirleyecek.

İTSO’da seçim yeni başlıyor.

Asıl hikâye ise komitelerde yazılacak.

Araç çubuğuna atla