Milli Parklar Kanunu’nda yapılması planlanan değişiklikler, koruma önceliğini zayıflatırken kullanım ve kiralama modelini güçlendiriyor. Bu durum, Uludağ Milli Parkı’nın doğal yapısını tehdit ederek maden, enerji ve turizm şirketlerinin faaliyetlerine kapı aralayacak.
Bursa İçin Hayati Öneme Sahip
Uludağ, 2.543 metre zirvesiyle Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağı olmasının yanı sıra Bursa’nın su kaynaklarının %90’ını karşılıyor. Nilüfer, Doğancı ve Çınarcık Barajları Uludağ’ın dereleriyle besleniyor. Kayın ve göknar ormanları ise hem sel riskini azaltıyor hem de şehrin havasını temizliyor.
Sivil Toplumdan Ortak Tepki
Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER düzenledikleri ortak basın açıklamasında, Uludağ’ın şirketlere peşkeş çekilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, milli parkların ekonomik rant alanı değil ekolojik güvenlik alanı olduğu ifade edildi.

Turizm Ve Madencilik Baskısı
Uludağ Milli Parkı yıllardır turizm tesisleri, maden ocakları ve su şirketlerinin baskısı altında. Yeni yasa ile 99 yıllığına otel, restoran ve kafe gibi tesislerin yapılmasına izin verilebilecek. Ayrıca kaçak yapılar yıkılmak yerine yasallaştırılabilecek. Bu durum, ormanların ve su kaynaklarının geri dönülmez biçimde zarar görmesine yol açabilir.
