Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cihan Unuak
Cihan Unuak

İnegöl Millet Bahçesi Duvarından Mahkeme Sopası

Dün sosyal medyada dolaşan bir video, İnegöl Belediyesi’nin Millet Bahçesi projesinde yapımı süren istinat duvarını gündeme taşıdı.

Videoyu paylaşan kişi ise, yıllardır sanayide alın teriyle çalışan bir emekçi.

Aynı zamanda bisiklet sporuna gönül vermiş, şehri karış karış gezen bir vatandaş.

O gün bisikletiyle Millet Bahçesi’ne uğramış olacak ki, duvarın bazı bölümlerinde oluşan zararları kayda alıp paylaşmış.

Videoyu dikkatlice izledim.

Ağzından birşeyler çıkmış.

Üzülmüş olmalı ki onları söylemiş.

Sonra ne oldu?

İnegöl Belediyesi ise bu zararın iş makinesinin çarpmasıyla meydana geldiğini açıklamış.

Sadece 1 olaydan bahsetmiş.

Ama birşey atlanmış.

Diğer videoda paylaşılan taşa uygulanan derzlerin patır patır dökülmesi.

İnegöl Belediyesi bununla alakalı açıklama yapmamış.

Açıkçası bununla alakalı açık kaynaktan 4 farklı video izledim.

Galiba bizde ki derzlerde problem gözüküyor.

* * *

Buraya kadar her şeyi yazdık.

Şimdi bir vatandaş gördüğünü paylaşır, belediye de açıklamasını yapar.

Ancak mesele, belediyenin ardından yaptığı sert çıkışta düğümleniyor.

“Kamuoyunu yanıltmaya yönelik paylaşımlar hakkında hukuki süreç başlatılmıştır” denildi.

Şimdi soruyorum.

Yanlışı göstermek, eksikleri dile getirmek kamuoyunu yanıltmak mıdır?

Bir vatandaşın, şehrin geleceğini ilgilendiren projeye dair gözlemini paylaşması neden “karalama” olarak görülüyor?

Peki yasaklı madde kullanımından dolayı cezaevinde bulunan bir ana haber sunucusuna, İnegöl’de dronla çekilmiş çukur görüntülerini servis etmek o şehri karalamak değil mi?

Kendi CHP’li İnegöl Belediye meclis üyesinin videolarını editleyip, yerel basına servis etmek o kişiyi karalamak değil mi?

Pekala.

İstinat duvar görüntüsü karalamaksa, bu videolarda karalamak değil mi?

Bakın bu şehirde yaşayan hiç kimse, topluma fayda sağlayacak projeyi karalamak istemez.

İnegöl Millet Bahçesi için çekilen videoda bu şekilde.

Tam tersine, eksikleri dile getirmek, yanlışları göstermek şehrin yararınadır.

Çünkü burası bizim evimiz.

Çocuklarımızın geleceği, büyüklerimizin mirası.

Yanlışa yanlış demek, doğruya destek vermek hepimizin görevi.

Belediyenin görevi ise eleştiriyi düşmanlık değil, yol gösterici bir katkı olarak görmek.

* * *

Normalde yapmadığım bir şeyi yaptım.

İnegöl Belediyesi’nin paylaştığı açıklamanın altında yer alan vatandaşların yorumlarını tek tek okudum.

Bir tane olumlu yorum bulamadım.

Hepsi eleştirmiş, hepsi suçun başka yerde aranacağını söylemiş.

Onları da mahkemeye verecek misiniz?

Nasıl olsa onlarda karalama yapıyor.

Değerli okuyucularım, insanların ortak düşüncesi ortadayken, belediyenin tersini iddia etmesi düşündürücü değil mi?

Eleştiriye kapalı bir yönetim anlayışı, toplumla arasındaki bağı zayıflatır.

Son seçimde yaşanan oy kaybı da bunun en somut göstergesi değil mi?

Şu sonuç çıkıyor.

Biz doğruyuz ancak vatandaşlar yanlış.

* * *

Üstelik bu, ilk tartışma da değil.

Geçtiğimiz aylarda İnegöl Belediyesinin bünyesinden işten çıkardığı ikiz bebek sahibi bir çalışan anne için kamuoyunda büyük tepki oluşmuştu.

Siyasi düşüncesi, dili, dini, nereli olduğu önemli olmayan bu kişiler ortak paydada buluştu.

İnegöl Belediyesi’nin attığı bu adımı sert dille eleştirdiler.

O konu öyle büyüdü ki, Ankara’ya, Ak Parti Genel Merkezine ulaştığı konuşuldu.

Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kadar gittiği söylendi.

Demek ki mesele sadece bir duvar değil.

Mesele, eleştiriye kulak vermek ya da kapıları kapatmak.

Bir şeyde gerçekten anlaşamıyoruz.

Eleştiri, düşmanlık değildir.

Eleştiri, şehre sahip çıkmaktır.

İnegöl’ün geleceği için, yönetenlerin de yönetilenlerin de birbirini dinlemeye ihtiyacı var.

Çünkü bu şehir hepimizin.