Değerli Okuyucularım İnegöl’ün en büyük sıkıntılarından biri, kent bilincinin ve kent hafızasının sürekli olarak tartışma konusu yapılmasıdır.
Birileri geçmişi temizlemeye çalışırken, birileri de tekere çomak sokmayı kendine görev edinmiş gibi görünüyor.
Oysa şehir dediğimiz şey, sadece binalardan ibaret değildir.
Ortak bir hafıza, ortak bir irade ve ortak bir gelecek demektir.
Hepimizin hatırladığı gibi, geçmiş dönemlerde Bursa ve özellikle İnegöl’de siyaset sahnesinde yaşanan kopukluklar, hizmet üretmekten çok fotoğraf vermemek üzerine kurulu bir tavırla gündeme gelmişti.
İnegöl’de rahmetli siyasetçilerimizin ardından sıkça dile getirilen bir konu var.
Nedir bu diyecek olursanız bildiğiniz üzere İnegöl’ümüzün bir lobi faaliyeti yok.
Eskiden İnegöl için gece gündüz çalışan abilerimiz ablalarımızın yanında, bugün siyasetçiler ve yerel yöneticiler bırakın hizmeti, birbirleriyle konuşmaktan dahi imtina eder hale gelmiş durumda.
Siyasetçiler bir araya gelmiyor. “Ben onunla stantları gezmem, ben şununla aynı karede olmam” diyor.
* * *
Benim de yönetim kurulunda bulunduğum İnegöl Kent Gönüllüleri Derneği olarak bir haftadır gündemimizde çok önemli bir mesele var.
İnegöl Devlet Hastanesi’nin ana girişinde yer alan, Türkiye’nin ilk ve tek Ambulans Müzesi…
Bu müze, İnegöl’ü dert edinen gönüllülerin bağışlarıyla hayat buldu.
Ancak iddiaya göre, geçtiğimiz günlerde hastane yönetimi bağışçılara ulaşarak, müzedeki araç ve gereçlerin geri alınmasını talep etmiş.
Şimdi soruyorum
Velev ki o araçlar oradan kaldırıldı, yerine ne yapılacak?
Poliklinik mi yapacaksınız?,
Tuvalet mi, yoksa başka bir şey mi?
Hastanede yer kalmadı da oraya mı gözü diktiniz?
Sıkı durun Daha da ilginç bir iddia var!
Hastanenin girişindeki camlı alana İnegöl Belediyesi’nin Gastro İnegöl restoranını açma girişimi olduğu konuşuluyor.
Yani randevu bulmakta zorlandığımız, MR ve tomografi için aylarca beklediğimiz bir hastanede, çözüm restoran açmak mı olacak?
Devamı yarın…
