Resmi verilere göre 53 bin 537 yurttaşın yaşamını yitirdiği 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. Ortak açıklamada, “Acımız azalmadı, yıkım ise büyüdü” denilerek, sorumluların hâlâ gerçek anlamda hesap vermediği ifade edildi.
Felaketin Sorumluluğu
Meslek örgütleri, depremin yalnızca doğal bir afet olmadığını, yıllardır sürdürülen bilim dışı, denetimsiz ve rant odaklı politikaların sonucu olduğunu belirtti. On binlerce binanın yıkıldığı, yüz binlerce yapının ağır hasar aldığı ve kentlerin yaşanamaz hale geldiği hatırlatıldı.
Afet Yönetimindeki Eksiklikler
Açıklamada, ilk saatlerde kurumlar arası eşgüdüm sağlanamadığı, arama-kurtarma çalışmalarının geç ve dağınık yürütüldüğü, AFAD’ın kriz yönetimindeki yetersizliklerinin can kayıplarını artırdığı vurgulandı. Haberleşme altyapısının çökmesi ve ekipman eksiklikleri de felaketin boyutunu büyüten etkenler arasında gösterildi.
Barınma Ve Altyapı Sorunları
Üç yıl geçmesine rağmen deprem bölgesinde barınma, sağlık, eğitim, temiz su ve beslenme sorunlarının devam ettiği belirtildi. Geçici barınma alanlarının kalıcı hale getirildiği, güvenli konut üretiminin kamusal ve planlı bir anlayışla ele alınmadığı ifade edildi. Hatay başta olmak üzere birçok ilde altyapı sorunlarının hâlâ çözülemediği, eksik bırakılan TOKİ konutlarının ve göstermelik törenlerin gerçekleri gizleyemediği dile getirildi.
Adalet Ve Sorumluluk
Açıklamada, açılan davaların dar kapsamlı tutulduğu, yalnızca alt düzey sorumlularla sınırlandırıldığı, asıl sorumluların yargı süreçlerinin dışında bırakıldığı belirtildi. Bu durumun adalet duygusunu zedelediği ve cezasızlık politikasını derinleştirdiği ifade edildi.
Bilim Ve Kamusal Planlama Vurgusu
TMMOB, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin dışlanmasının felaketi büyüttüğünü vurguladı. Depreme dayanıklı yerleşim alanları için bilimsel ve kamusal planlama anlayışının zorunlu olduğu, yapı denetim sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
