Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren karara konu olan olayda, bir tüketici imzaladığı devre tatil üyelik sözleşmesi kapsamında aynı gün 15 bin TL ödeme yaptı. Ardından tüketici, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un kendisine tanıdığı yasal süre içerisinde cayma hakkını kullandı ve durumu noter kanalıyla gönderdiği ihtarname ile satıcı firmaya resmi olarak bildirdi.
Ancak cayma bildirimine rağmen ödediği tutarı geri alamayan vatandaş, alacağını tahsil edebilmek amacıyla satıcı şirket aleyhine icra takibi başlattı. Davalı şirketin icra takibine itiraz etmesi üzerine süreç yargıya taşındı.
Şirket “Kredi Kartına İade Yaptık” Dedi, İlk Derece Mahkemesi Davayı Reddetti
Açılan itirazın iptali davasında savunma yapan satıcı firma, tüketicinin ödemiş olduğu bedeli kredi kartına iade ettiğini, buna ilişkin banka dekontlarının dava dosyasına sunulduğunu belirterek davanın reddini ve tüketici aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etti.
Davaya bakan İlk Derece Mahkemesi ise mevzuattaki 90 günlük iade süresi dolmadan tüketicinin icra takibi başlattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.
Adalet Bakanlığı Devreye Girdi, Yargıtay Kararı Kanun Yararına Bozdu
Mahkemenin verdiği red kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Adalet Bakanlığı, kararın kanun yararına temyiz edilmesi için Yargıtay’a başvurdu. Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tüketici hukukuna ilişkin emsal niteliğinde bir değerlendirmede bulundu.
Yargıtay, 6502 sayılı Kanun uyarınca tüketicinin 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin ve herhangi bir cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahip olduğunu vurguladı. İlk derece mahkemesinin 90 günlük süreye dayanarak verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirten Yüksek Mahkeme, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz talebini kabul ederek mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına oy birliğiyle karar verdi.
