AK Parti milletvekillerinin imzasıyla Meclis’e sunulan ve yükseköğretimde yeni kuralları belirleyen Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Komisyonunda kabul edildi. Düzenleme sayesinde, çeşitli nedenlerle üniversite ile ilişiği kesilen veya kayıt hakkı kazandığı halde bu hakkı kullanamayan yaklaşık 40 bin öğrenciye, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında sınıflarına geri dönme imkanı tanınıyor.
Hangi Öğrenciler Düzenlemeden Yararlanabilecek?
Kamuoyunda uzun süredir beklenen 2026 öğrenci affı, kapsam genişliğiyle dikkat çekiyor. Yükseköğretim kurumlarının hazırlık sınıfları dahil olmak üzere tüm kademelerdeki öğrencileri kapsayan bu düzenlemeden yararlanma şartları netleşti.
Yeni yasal düzenleme doğrultusunda şu gruplar üniversitelerine geri dönüş için başvuru yapabilecek:
- İlişiği Kesilenler: Başarısızlık, devamsızlık ya da azami öğrenim süresinin dolması gibi gerekçelerle üniversiteyle bağı kopanlar.
- Kendi İsteğiyle Ayrılanlar: Eğitimine ara vermek zorunda kalarak kaydını kendi isteğiyle sildiren öğrenciler.
- Kayıt Yaptırmayanlar: Üniversite sınavını kazanıp bir programa yerleşmeye hak kazandığı halde yasal süresi içinde resmi kayıt işlemini tamamlamayanlar.
Teklifteki önemli bir diğer kural ise “aynı eğitim düzeyinde” daha önce aftan yararlanmamış olmak. Yani geçmişte farklı bir öğrenim düzeyinde (örneğin ön lisansta) aftan yararlanmış olan bir kişi, şu an lisans veya lisansüstü düzeydeki eğitimi için bu haktan yeniden faydalanabilecek.
Yüksek Lisans ve Doktora Öğrencilerine Müjde
2026 yılındaki bu affın en dikkat çeken yönlerinden biri, akademik kariyerini yarıda bırakmak zorunda kalan lisansüstü öğrencilerini de kapsaması oldu. Tez aşamasında süresi dolduğu için enstitüyle ilişiği kesilen yüksek lisans ve doktora öğrencileri de yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte kürsülerine geri dönebilecek.
Bunun yanı sıra af kapsamında yeniden öğrenci statüsü kazananlar için önemli bir esneklik daha sunuluyor. İsteyen öğrenciler; Anadolu, Ankara, Atatürk ve İstanbul üniversitelerindeki eş değer açık öğretim ön lisans veya lisans programlarına da doğrudan yatay geçiş yapabilecekler.
Başvurular Ne Zaman ve Nasıl Yapılacak?
Kanun teklifinin komisyondaki kabulünün ardından gözler TBMM Genel Kurulu’ndaki nihai oylamaya ve sonrasında Resmi Gazete yayımına çevrildi. Yasa resmen yürürlüğe girdikten sonra hak sahibi öğrencilerin izlemesi gereken takvim şu şekilde işleyecek:
“Öğrencilerin, düzenlemenin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinden itibaren dört ay içinde, ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna şahsen veya resmi yollarla başvurmaları gerekecek. Başvurusu onaylanan adaylar, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında ders başı yapabilecek.”
Eğer kanun yürürlüğe girdiğinde askerde olanlar varsa, terhis tarihlerinden itibaren iki ay içinde ilgili üniversitelerine başvurmaları halinde hak kaybı yaşamayacaklar.
Sahte Tez Hazırlayana ve Aracılık Edenlere Ağır Para Cezası
Komisyondan geçen teklif sadece öğrenci affıyla sınırlı değil. Üniversitelerdeki akademik kaliteyi korumak adına bilimsel hırsızlık ve sahteciliğe yönelik de çok ağır cezalar getiriliyor.
Akademik çalışmaları (tez, makale, proje vb.) başkalarına yazdıranlar, bu çalışmaları hazırlayanlar veya buna aracılık eden kuruluşlar hakkında adli para cezası uygulanacak. Bu kapsamda sahte tez hazırlayan veya buna aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Eğer bu durum bir meslek haline getirilmişse, ceza 10 bin günden 20 bin güne kadar yükselebilecek.
Ayrıca yasa dışı üniversite faaliyeti yürüten, bunun reklamını yapan veya sahte diploma düzenleyen kişiler hakkında da Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında hapis cezası istemiyle doğrudan yargılama yolu açılacak.
