Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Bayraktar, Türkiye’nin tarımsal üretimde kullanılan kimyasal gübre ve mazot hammaddelerinin yüzde 90’ını ithal ettiğini hatırlatarak fiyatların dış piyasalardaki gelişmelere ve döviz kuruna bağlı olduğunu vurguladı.
Savaşın Etkileri
İran ile İsrail ve ABD arasındaki çatışmaların Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatları aksattığını belirten Bayraktar, enerji ve gübre üretiminde önde gelen ülkelerin bulunduğu bölgede yaşanan sorunların küresel fiyatlara doğrudan yansıdığını söyledi. 2025’te yaşanan çatışmalar sonrası gübre fiyatlarının yüzde 40’a varan oranlarda arttığını hatırlattı.
Güncel Fiyat Artışları
28 Şubat 2026’da başlayan savaşın ardından gübre fiyatlarında yeni artışlar yaşandı:
- Kalsiyum amonyum nitrat: %26,5 artışla 20.295 TL
- Amonyum sülfat: %23,3 artışla 17.439 TL
- ÜRE gübresi: %19,5 artışla 31.124 TL
- DAP gübresi: %9,6 artışla 38.943 TL
- 20.20.0 kompoze gübre: %8,3 artışla 25.888 TL
Mazot fiyatı ise savaş öncesi 61,41 TL iken %22,3 artışla 75,12 TL’ye yükseldi.
Çiftçiler Üzerindeki Baskı
Bayraktar, çiftçilerin gübreyi önceden tedarik edemediğini ve yüksek fiyatlardan almak zorunda kaldığını belirtti. Bu durumun verim düşüşüne ve üretim maliyetlerinde olağanüstü artışlara yol açabileceğini ifade etti.
Alınan Önlemler Ve Öneriler
Gübre ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması, ihracatın yasaklanması ve amonyum nitrat gübresinin yeniden kullanıma açılmasının olumlu adımlar olduğunu söyleyen Bayraktar, asıl sorunun çiftçilerin gübreyi satın alabilmesi olduğunu vurguladı. Mazotta ise tarımsal üretimde kullanılan yakıttan vergi alınmaması gerektiğini bir kez daha dile getirdi.
Çağrı
TZOB Başkanı, üreticilerin maliyet baskısını hafifletecek acil destek paketlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, tarımsal üretimin devamlılığı ve gıda arz güvenliği için gübre ve mazotta çiftçilere yönelik desteklerin artırılmasını istedi.
