Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Altılı Masa’ İtirafı: “Doğru Olduğuna İnandım ve Arkadaşlarımı İkna Ettim”

Avrasya Stratejik Araştırmalar Platformu’nu (ASAD) ziyaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Altılı Masa sürecinde parti içinden yoğun itirazlar geldiğini belirterek, “Doğru olduğuna inandım ve arkadaşlarımı ikna ettim; yüzde 51 kuralı ittifakı zorunlu kılıyor” dedi. “İmamoğlu’nu aday yapmasaydım dediniz mi?” sorusuna net bir dille “Hayır” yanıtını veren Kılıçdaroğlu; üniversitelerdeki rektör seçimlerinden beyin göçüne ve Zengezur Koridoru’na kadar kritik açıklamalarda bulundu.

Avrasya Stratejik Araştırmalar Platformu'nu (ASAD) ziyaret eden CHP Genel Başkanı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Avrasya Stratejik Araştırmalar Platformu (ASAD) Genel Merkezi’ne gerçekleştirdiği ziyaretin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Türkiye’nin dış politikasından eğitimdeki yapısal krizlere, parti içi dinamiklerden cumhurbaşkanlığı seçim stratejilerine kadar pek çok sıcak başlıkta değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, Altılı Masa’nın kuruluş arka planını ilk kez bu denli açık ifadelerle paylaştı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin getirdiği yüzde 50+1 şartının ittifakları bir tercih değil mecburiyet haline getirdiğini vurgulayan CHP Lideri, parti içindeki dirençlere rağmen masanın kurulmasına öncülük ettiğini kaydetti.

“Önemli kararlarda tabii arkadaşlarım itiraz ettiler. Altılı Masa’nın kurulması sürecinde de itirazlar oldu. Ama ben doğru olduğuna inandım ve arkadaşlarımı ikna ettim. Her halükarda cumhurbaşkanlığında yüzde 51 koşulu varsa siz zaten ittifak yapmak zorundasınız. Nitekim bizim ittifakımızdan sonra Erdoğan da ittifak yapmak zorunda kaldı.”

“İmamoğlu’nu Aday Yapmasaydım Dediniz mi?”: Kesin Bir Dille “Hayır”

Basın mensuplarının siyasi geçmişe ve yerel seçim kararlarına ilişkin yönelttiği “İmamoğlu’nu aday yapmasaydım diye düşündünüz mü hiç?” sorusuna tereddüt etmeden karşılık veren Kemal Kılıçdaroğlu, “Yok. Hayır, hayır” diyerek Ekrem İmamoğlu kararının arkasında durduğunu belirtti.

Siyasette karar almanın doğasında riskler ve yanılgılar olabileceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “keşke yapmasaydım” dediği hayati bir kararının bulunmadığını ifade etti:

  • Hata İnsana Özgüdür: “Eğer siz her yaptığınızın doğru olduğunu iddia ederseniz büyük bir yanılgıya düşersiniz. O zaman hata yapmak alışkanlık haline gelebilir. Eksiğimiz var mı? Var tabii. Yanlışımız var mı? Var. Ben en son hatalarımızdan, eksikliklerimizden dolayı özür bile diledim.”
  • Partiyi Diri Tutan İtiraz Kültürüdür: “CHP’nin güzel bir özelliği var; bu partiyi diri tutan şey itiraz kültürüdür. Bir şey söylersiniz, 50 kişi itiraz eder. Dinlersiniz bunları. ‘Vay, sen Genel Başkan’a nasıl itiraz edersin?’ diye bir anlayışımız yok. MYK’de tartışılır, sonra bir araya gelip ortak aklı oluştururuz.”

“Bir Üniversite Kendi Rektörünü Seçemiyorsa Orası Üniversite Değildir”

Akademi dünyasındaki liyakat sorununa ve rektör atama sistemine de sert eleştiriler yönelten Kılıçdaroğlu, özerk üniversite modelinin bilimsel gelişimin ön şartı olduğunu dile getirdi:

“Bir üniversite kendi rektörünü seçemiyorsa orası üniversite değildir; özerk değildir. Bir üniversite kendi rektörünü nasıl seçemez? Kriterleri ve nitelikleri belirlersiniz, o niteliklere uygun adaylar arasında demokratik oylama yapılır ve biri rektör olur. Biz bunu bile beceremiyoruz, rektörü bile siyaset kurumu belirliyor. Siyaset kurumu bilimsel bir yapı olsa belki anlaşılır ama öyle değil. Bilim insanlarına her türlü imkânı ve özgürlüğü sağlamak zorundayız.”

Yüksek Yetenek İnşası ve Beyin Göçü Uyarısı

Gelişmiş ülkelerin bilim ve teknoloji yatırımlarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin en parlak beyinlerini Batı’ya kaptırdığını ifade etti. Nitelikli insan gücünü korumanın bir devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini söyleyen CHP Genel Başkanı, şu tespitleri paylaştı:

  • Toplumları Yüzde 2 İleri Taşır: “Bir toplumu ileriye taşıyan nüfusun yüzde 1,5-2’lik üstün yetenekli dilimidir. Gelişmiş devletler bu çocukları özel olarak korur ve ayrıcalıklar tanır. Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin geliştirdiği aşı Alman ekonomisine 40 milyar dolar kazandırdı. Biz bulsaydık o kaynak bize kalacaktı.”
  • Yapay Zekâ Çağında Ezber Bitti: “Millî Eğitim Bakanlığı ‘yüksek yetenek inşası’ kavramını hâlâ kavrayabilmiş değil. Yapay zekâ çağında ezbercilik çöktü. Bilgiyi zaten yapay zekâ veriyor; önemli olan çocuğun nitelikli soru sormayı ve araştırmayı öğrenmesidir. Eğitim sistemi tepeden tırnağa yenilenmelidir.”
  • ASELSAN’dan Hollanda’ya Transfer Örneği: “İngiltere dünyanın en iyi 20 üniversitesinden mezun olanlara koşulsuz vatandaşlık veriyor. Bizim en parlak gençlerimiz ise gidiyor. Hollanda’nın ASELSAN’dan uzman getirenlere 5 bin avro prim verdiğini biliyoruz. Bu tabloyu tersine çevirmek zorundayız.”

“Zengezur Koridoru Merkez Türkiye Projemizin Temeliydi”

Kafkasya ve Avrasya jeopolitiğine de değinen Kemal Kılıçdaroğlu, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ve Türk dünyası açısından hayati bir ticaret hattı olduğunu söyledi:

“Türkiye, Azerbaycan’ı kendisinden ayrı görmez. O anlaşmayı Azerbaycan imzalamışsa Türkiye de imzalamış sayılır. Kuşak-Yol Projesi ve Zengezur Koridoru hem bizim hem Orta Asya cumhuriyetleri için stratejiktir. Çünkü Orta Asya, Mersin Limanı üzerinden Akdeniz’e açılmak istiyor. Yıllar önce açıkladığımız ‘Merkez Türkiye Projesi’nin özü de buydu. Türkiye, bölgesinin lojistik ve üretim merkezi olmak zorundadır.”