Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik” dedi.
Bartın’da AK Partili teşkilat mensupları ile eski ve yeni yöneticiler, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşlar ile “Geleneksel Teşkilat Vefa İftarı” programında buluştu. AK Parti İl Başkanlı tarafından bir düğün salonunda gerçekleşen programa AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz da katıldı.
Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un hemşehrileri ile hasret giderdiği program, okunan Kur’an-ı Kerim ve yapılan dualarla devam etti. Açılan iftarın ardından konuşan Bakan Tunç, Türkiye’nin çevresindeki ateş çemberine dikkat çekerek, birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Uluslararası kuruluş ve mahkemelere de tepki gösteren Tunç, “Türkiye Yüzyılı’nın inşa süresini başlattık. Türkiye’yi bölgesinde güçlü, dünyada lider bir ülke olabilmesi için mücadeleyi sürdürme gayreti içerisinde olacağız. Etrafımız ateş çemberi. Dünya sıkıntılı. Bölgemiz, etrafımız, savaşlar, soykırım. Maalesef hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Uluslararası hukuk yok. Uluslararası kuruluşların hiçbir geçerliliği maalesef yok. Uluslararası mahkemeleri dinleyen, takan yok. Onların kararlarına uyan yok. Filistin’de, Gazze’de iki buçuk yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Ama maalesef uluslararası kuruluşlar buna engel olamadı. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız, ’Daha adil bir dünya mümkündür. Uluslararası sistem bir revizyona tutulmalıdır. Hakkaniyet olmalıdır. Adalet olmalıdır’ derken, işte bu zulümlerin sona ermesi için mücadeleyi siyasi hayatı boyunca yapmıştır. Ve bundan sonra da yapacağız” dedi.
İran ve Lübnan’a saldırılar
ABD ve İsrail’in, İran ile Lübnan’a yaptığı saldırılara ilişkin Tunç, “Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin, İsrail’in İran’a saldırmasıyla, Lübnan’a saldırmasıyla devam eden süreçte maalesef akan kanlar. Bunları durdurmanın yolu, dünyada da hakkaniyeti, adaleti hakim kılmakla mümkün. Bunun için de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi daha güçlü yapmak zorundayız. Bunu yapmak için birlik beraberliğimizi daha da güçlendirmek zorundayız” şeklinde konuştu.
“Terör belasından kurtulmak üzereyiz”
Türkiye’nin 23 yıllık AK Parti iktidarlarında teröre neden olan tüm unsurların tek tek ortadan kaldırıldığını da belirten Tunç, “Ayrılığımızı gayrılığımızı sona erdirmek durumundayız. Türkiye’yi terörden tamamen kurtarmak durumundayız. İşte onun için Terörsüz Türkiye diyoruz. 41 yıldan bu yana yani yarım asırdan bu yana ülkemizin gelişmesinin ve kalkınmasının önündeki en büyük engel terör belasından da kurtulmak üzereyiz. Terörsüz Türkiye sadece son bir, bir buçuk yılın meselesi değil. 41 yıldan bu yana bu uğurda şehitler verdik, gaziler verdik. Büyük acılar yaşadık. Trilyonlarca kaybımız oldu ekonomik kaybımız. O kayıplarımız olmasaydı bugün Türkiye çok daha farklı noktada olurdu. Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik. Bütün vatandaşlarımız için ve teröre zemin teşkil eden bütün unsurları birer evvel ortadan kaldırarak bugün terörsüz Türkiye’yi de konuşabilir hale geldik. Ve inşallah başarıyla sonuçlanacak. Terör örgütünün feshiyle, silahları bırakmasıyla, gerek içeride gerek dışarıda terör tehdidinin ortadan kalkmasıyla beraber Türkiye’nin gelişmesi, güçlü olması daha da kolaylaşacak. Türkiye Yüzyılı’nın inşası inşallah daha kolay olur” ifadelerine yer verdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur ise, “Güçlünün haklı olduğu bir hukuk uygulanmaya çalışılıyor maalesef. Eskiden önceki dönemleri hatırladığınızda, bir kalıp, bir mazeret, bir sebep üretme çabası ve gayretinden bahsedebiliyorduk. Şu anda cereyan eden bütün hadiseler, bütün savaşlar, bütün soykırımlar, artık hiç bir mazerete dayanma ihtiyacı gözetilmeksizin, son derece pervasızca, fütursuzca, insafsızca, acımasızca gerçekleştiriliyor” diye konuştu
