Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Reklam

Dervişoğlu Grup Kürsüsünde: “Bunlar Cennetten Arsa Bile Satar!”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Grup Toplantısı’nda sermaye piyasalarını sarsan milyarlık fon skandalına ve ekonomi yönetimine zehir zemberek sözlerle yüklendi. Haksız kazanç sağlayanların parayı iade ederek aklanmaya çalışılmasına sert tepki gösteren Dervişoğlu; “Milleti soydukları fonun ardından şimdi de ‘tövbe fonu’ kurdular! Parayı çalıyor, yakalanınca ‘getir parayı koy’ diyorlar ve her şey temize çıkıyor. Bütün sistemi kurup burnunun ucunu görmeyen Reis Bey de temizlik yapıyor havasında. Utanmasalar kiliseye girip günah çıkaracaklar! Aziz milletim uyanık olun, bunlar yarın bir gün cennetten arsa satmaya bile kalkar” dedi. Dervişoğlu kürsüden staj ve çıraklık sigortası kartını göstererek iktidara rest çekti.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Grup Toplantısı'nda sermaye

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) haftalık grup toplantısında Türkiye’nin yakıcı ekonomik gündemine, sermaye piyasalarında patlak veren organize fon soygununa ve bürokrasideki istifa dalgasına ilişkin tarihi değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasının en sert ve çarpıcı bölümünü, tasfiye edilen fonlardan 100 milyon liranın üzerinde olağan dışı kâr sağlayan kişilerin parayı TMSF iade hesaplarına yatırarak adli yaptırımlardan kurtulmaya çalışması iddialarına ayıran Dervişoğlu, iktidarın adaleti tahrif ettiğini söyledi:

“İki haftadır bu kürsüden Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgununu, fon rezaletini anlatıyorum. Bunun münferit bir piyasa vakası değil, kamu gözetiminde yapılan organize bir soygun olduğunu söylüyorum.

Tutuklu bulunan kişilerin haksız kazançla elde ettiği, halk tabiriyle soyduğu paraları iade ettiğine dair haberler çıkıyor. Kanun metni çok açıktır: Bahse konu olan miktarın iki katı iade edilir! Hırsıza ‘Gönlünden ne koparsa getir’ diyecek bir devlet anlayışı olamaz.

Milleti soydukları fonun ardından, şimdi de bir ‘tövbe fonu’ kurdular! Güleriz ağlanacak halimize… Parayı çalıyor, sonra yakalanıyor, ‘Getir parayı yerine koy’ diyorlar. Ve her şey temize çıkıyor! Orman kanunlarında yeri vardır belki ama bizim kanunlarımızda yeri var mı?

Atanıp soyguna katılanlar istifa ederek bu işten sıyrılıyor; parayı iade eden soyguncu da temize çıkıyor! Bütün bu sistemi kuran, atamaları bizzat yapan, burnunun ucunu dahi görmeyen ‘Reis Bey’ de sözüm ona temizlik yapıyor! Utanmasalar kiliseye girip günah çıkaracaklar… Aziz milletim uyanık olun; bunlar yarın bir gün cennetten arsa satmaya bile kalkar!”

Staj Kartını Gösterdi: “Staj Mağdurları da mı Muhalif, Onlar da mı Cumhurbaşkanı Adayı?”

Grup toplantısına katılan staj ve çıraklık sigortası mağduru vatandaşlara seslenen İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, kürsüde eline bir staj kartı alarak iktidarın çifte standartlı adalet anlayışını teşhir etti:

  • Devlet Mührü Taşıyor: “Elimdeki bu karta iyi bakın. Üzerinde devletin sosyal güvenlik kurumunun mührü, imzası var. Bu kartı vatandaş kendisi basmadı, bunu bizzat devlet verdi. Şimdi de aynı devlete diyorlar ki: ‘Madem bizi o gün kayda aldın, madem bu kartı elimize verdin; staj ve çıraklık başlangıcımızı sigorta başlangıcı saymak zorundasın.’ Talep budur. Devlette devamlılık esas ise bu son derece haklı, meşru ve yerinde bir taleptir.”
  • Devlet Demek Kayıt Demektir: “Meseleyi yalnızca bir prim günü veya emeklilik cetveli olarak görmeyin. Devlet dediğiniz şey zaten kayıttır! Kayda aldığı vatandaşı unutmamak, verdiği belgenin arkasında durmaktır devlet olmak. Bir insan elindeki resmi belgeye bakıp ‘Acaba yarın bunun hükmü kalmayacak mı’ diye endişe duyuyorsa, orada hukuk yara almış demektir.”
  • “Her Şeye Siyasi Bakanlara Soruyorum”: “O muhalif, diplomasını iptal et. Bu canını sıktı, tapusuna el koy. Şu belediye partime geçmedi, kayyum ata! Her meseleye bu nobranlıkla bakan bir iktidara soruyorum: Staj mağdurları da mı muhaliftir? Onlar da mı siyasidir? Onlar da mı cumhurbaşkanı adayıdır? Türk devleti sözünün eri olmalıdır ve devleti yönetenler o sözü yere düşürmemekle mükelleftir!”

“Ekonomi Bürokrasisindeki 3 Kritik Koltuk Boşaldı; Kelle Değil Hesap İstiyoruz!”

Ekonomi yönetiminde ve piyasa denetim organlarında yaşanan ani görevden ayrılma ve istifa kararlarına değinen Dervişoğlu, istifaların bir kaçış mekanizması olarak kullanılamayacağını vurguladı:

  • Sağlık Sorunları Kılıfı: “SPK Başkanı ‘sağlık gerekçesiyle’ istifasını sundu. Gerekçeye bakar mısınız; sağlık sorunları! Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı apar topar emeklilik dilekçesini verdi. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu Başkanı görevden alındı. Ekonomi bürokrasisindeki üç kritik koltuk aynı anda boşaldı.”
  • Sistemik Soygun Masada: “Şimdi biz ne yapacağız? Gerekçe mi dinleyeceğiz, yoksa devletin tepesinde ne olup bittiğini mi soracağız? Biz işin magazin dedikodusuyla değil, sistemin kendisiyle ilgileniyoruz. Sadece kelle değil, kuruşu kuruşuna hesap verilsin istiyoruz. Görevini yapmayanların, göz yumanların, bizzat iştirak edenlerin derhal yargı önüne çıkarılması gerekmektedir.”

“Ekonominin Alt Lige Düşmesi Zam Demektir, Saray Azınlığı 3’er 5’er Alıyor”

Fon vurgununun ve liyakatsiz ekonomi politikalarının vatandaşın mutfağına zam ve sefalet olarak geri döndüğünü belirten Dervişoğlu, gelir dağılımındaki derin uçuruma dikkat çekti:

  • Saray Azınlığının Doymak Bilmeyen İştahı: “Bu yağmanın faturası iktidarın söylediğinden çok daha yüksektir. Bereket yerine tüketim, yatırım yerine faiz, katma değer yerine rant vardır. Enflasyonun da en büyük sebebi; bu azgın saray azınlığının koyacak yer bulamadığı haksız paralarıdır! Sen bir ömür çalışıp tek bir ev alamazken, onlar 3’er 5’er alıyor! Sen evladına bir okul çantası hesabı yaparken, o en lüks markalardan 3’er 5’er alıyor. Sen külüstür bir araba alayım diye düşünürken, o koleksiyon yapıyor!”
  • Yetişmiş Beyinler El Kapısında: “Bizim girişimcimiz, yazılımcımız, mühendisimiz yok mudur? Vardır ama ya bu bozuk çarkın içinde geçim derdinden küsmüştür ya batmamak için ip üstünde yürüyordur ya da el üstünde tutulacakken el kapılarına gitmiştir.”

Dış Politika ve Ticaret Mesajı: “Avrupa Pazarının Yerini Silah Satarak Dolduramazsınız”

İktidarın küresel diplomasi ve dış ticaret politikalarındaki savrulmalarını eleştiren İYİ Parti Genel Başkanı, Türkiye’nin gerçek üretim dengelerine işaret etti:

  • Avrupa Vazgeçilmez Pazardır: “Bugünkü gerçek şudur: Avrupa dışında, Türk sanayisinin kurduğu üretim ilişkisine denk bir pazarımız yoktur. Bunu söylemek bir teslimiyet değil, çıplak gerçeği görmektir. Daha iki ay önce Cumhurbaşkanı ‘Önceliğimiz AB değil’ dedi. Türkiye’yi yönetenin görevi Brüksel’in kaybıyla teselli bulmak değil, Türkiye’nin kaybını önlemektir.”
  • Orta Doğu ve Afrika Gerçeği: “Afrika önemlidir ama tüm kıtayla ticaret hacmimiz Almanya’nın yarısı kadardır. Orta Doğu önemlidir fakat Avrupa’daki yüksek katma değerli pazarın yerini Orta Doğu’ya üçüncü sınıf mamul ve biraz da silah satarak dolduramazsınız! Çin ile kurulan dengesiz ticaret ise alternatif değil, doğrudan bağımlılık üretir.”
  • “Müzakere Değil Toplumsal Çözüm”: “Dünya yapay zekâya, robot teknolojisine kafa yorarken iktidar ve ortaklarının değişimden anladığı tek şey teröristlerle müzakere kapısı aralamaktır. İYİ Parti bu köhne zihniyeti kökten değiştirecektir.”