Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaleme aldığı makalenin giriş bölümünde on yıl önce yaşanan darbe girişiminin Türk milletinin bağımsızlık ve demokrasi iradesini sınayan tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. O gece sergilenen direnişi tarihteki diğer büyük zaferlerle kıyaslayan Erdoğan, milletin sokağa çıkarak sadece bir darbe girişimini engellemediğini, aynı zamanda küresel emperyalist odaklara karşı yeni bir bağımsızlık mücadelesi verdiğini ifade etti.
Söz konusu direniş ruhunun köklerinin çok daha derinlerde olduğunu vurgulayan Erdoğan, makalesinde şu değerlendirmelere yer verdi:
“15 Temmuz, yalnızca hain bir darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı bir gece değil; milletimizin iradesine, demokrasisine ve bağımsızlığına canı pahasına sahip çıktığı, tarihe altın harflerle yazılmış büyük bir demokrasi zaferidir. O gece necip milletimiz, anavatanımızı işgale yeltenen emperyalistlere ve onların iş birlikçilerine tıpkı İstiklal Harbi’nde olduğu gibi tarihen en büyük derslerinden birini verdi.”
Güvenimiz Boşa Çıkmadı Ve İradeye Vurulan Zincirler Kırıldı
Makalesinde, o karanlık gecede vatandaşları meydanlara, havalimanlarına ve sokaklara çağırırken Türk milletinin asil karakterine ve ferasetine sonuna kadar güvendiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çağrının karşılık bulmasından duyduğu gururu paylaştı. 253 vatandaşın şehit düştüğü ve binlerce insanın yaralandığı bu sürecin, bağımsızlığın ne denli büyük fedakarlıklarla kazanıldığının en açık kanıtı olduğunu belirtti.
Erdoğan, o tarihi çağrının arkasındaki motivasyonu ve sonrasındaki halk direnişini şu sözlerle anlattı:
“Milletimize yaptığımız çağrı, aziz milletimizin demokratik sağduyusuna, ferasetine ve cesaretine duyduğumuz güvenin bir tezahürüydü. Ecdadımızın bize bıraktığı en mukaddes miraslardan biri olan ‘Ya istiklal ya ölüm!’ şiarını yeniden ayağa kaldırmayı gaye edindik. Hamdolsun, milletimiz bu güveni boşa çıkarmadı, istiklal ve istikbaline yine kendisi sahip çıktı.”
Mücadele On Yıl Önce Başlayıp Bitmiş Bir Süreç Değil
On yıllık süre zarfında devlet mekanizmasının tüm kritik noktalarından terör örgütü unsurlarının temizlendiğini kaydeden Erdoğan, bu mücadelenin sadece geçmişte kalmış bir olay olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi. Bürokrasi, yargı, ordu ve iş dünyası genelinde yürütülen operasyonların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı, rehavete kapılmama uyarısında bulundu.
Tehdidin sinsi doğasına dikkat çeken Erdoğan, gelecekte benzer acıların yaşanmaması için gereken reçeteyi şu ifadelerle açıkladı:
“Bürokrasiden orduya, yargıdan iş dünyasına kadar her alanda FETÖ’nün kökünü kazıdık. Bununla birlikte aklımızdan asla çıkarmamamız gereken şu yalın gerçeği de bir kez daha hatırlamakta fayda var, yaşanan, 10 yıl önce başlamış ve bitmiş bir mücadele değil. FETÖ ve benzeri sinsi yapıların devletimize ve milletimize yeniden tasallutunu engellemenin yegane yolu, 15 Temmuz ruhunu her daim diri tutmak ve bu bilinci gelecek nesillere de aktarmaktan geçiyor.”
Küresel Senaristlerin Kirli Oyunları Karşılık Bulamayacak
Yazısının son bölümünde Türkiye’nin on yıl öncesine göre çok daha dirençli, güçlü ve birbirine bağlı bir toplumsal yapıya ulaştığını belirten Erdoğan, birlik ve beraberliğin ülkenin en büyük kalkanı olduğunu yazdı. Şehitlere rahmet ve gazilere uzun ömürler dileyerek makalesini sonlandıran Erdoğan, Türkiye’nin kendi yolunu çizme kararlılığından asla taviz vermeyeceğini vurguladı.
