CHP’de son dönemde yaşanan tüzük, kurultay ve “butlan” tartışmaları, parti içi disiplin mekanizmalarının işletilmesiyle birlikte yeni bir kaos dalgasına dönüştü. Geçici parti yönetiminin, aralarında grup başkanvekilleri ve genel başkan yardımcılarının da bulunduğu toplam 9 milletvekilini kesin çıkarma cezası istemiyle YDK’ya sevk etmesi meclis grubunda ve tabanda büyük bir infial yarattı. Bu kararın hedefindeki isimlerden biri olan CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kararı alan yönetim kuruluna meydan okudu.
YDK Sevkine Hukuki İtiraz Dalgası Başlıyor
Disipline sevk kararının tüzüğe ve hukuka aykırı olduğunu savunan Umut Akdoğan, parti içindeki yangından mal kaçırma telaşını sert bir dille eleştirdi. Kararın aceleye getirilmiş ve önceden kurgulanmış bir siyasi operasyon olduğunu ima eden Akdoğan, şu ifadelerle sürece resmen itiraz ettiklerini duyurdu:
“Bu ne acele? YDK’ya hukuksuz bir sevk var. İtiraz ettik. YDK’da savunma hakkımız var. Mahkemeye itiraz hakkımız var. Biz CHP üyesiyiz. Bir yanlışla tedbiren partideki görevlerimiz varsa onların önüne set çektiniz, parti üyeliğini öyle kafanıza göre silemezsiniz.”
Akdoğan’ın bu açıklaması, sadece disiplin kurulunda yapılacak bir savunma ile sınırlı kalınmayacağını, konunun gerekirse sivil mahkemelere taşınarak partideki geçici yönetimin meşruiyetinin yargı nezdinde de sorgulanacağını gösteriyor.
Bu ne acele?
YDK’ya hukuksuz bir sevk var.
İtiraz ettik.
YDK’da savunma hakkımız var.
Mahkemeye itiraz hakkımız var.Biz CHP üyesiyiz.
Bir yanlışla tedbiren partideki görevlerimiz varsa (benim yok) onların önüne set çektiniz, parti üyeliğini öyle kafanıza göre silemezsiniz. pic.twitter.com/9T4d3fVtZw— Umut Akdoğan (@AKDOGANumut) June 17, 2026
Dokuz Milletvekilinin Tasfiyesi Parti Tabanında Tepki Çekiyor
CHP koridorlarında son dönemde yaşanan yönetim boşluğu iddiaları ve delege iradesinin engellendiği yönündeki şikayetler, bu son disiplin hamlesiyle birlikte doruk noktasına ulaştı. Tasfiye edilmek istenen 9 isim arasında yer alan Akdoğan, kendisinin partide aktif bir idari görevi bulunmamasına rağmen “tedbiren görevden uzaklaştırma” kılıfıyla üyeliğinin silinmeye çalışılmasına tepki gösterdi.
Parti içi muhalefet çevreleri, geçici veya tartışmalı kurulların, partinin ana damarını oluşturan seçilmiş milletvekillerini bu derece hızlı bir şekilde tasfiye etme girişimini “meşruiyet krizi” olarak tanımlıyor. Önümüzdeki günlerde YDK’nın alacağı karar ve vekillerin mahkeme süreçleri, CHP’nin gelecekteki liderlik ve kurultay denklemini doğrudan şekillendirecek.
