Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Reklam

CHP İnegöl: “İkinci Hasan Tahsin Dedikleriniz AKP’ye Geçti, Savcılar Göreve!”

CHP İnegöl İlçe Örgütü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılması ve sermaye piyasalarını sarsan dev fon krizine ilişkin çok sert bir basın açıklaması yayımladı. Tugay’a geçmişte “ikinci Hasan Tahsin” yakıştırması yapanları ve AK Parti saflarına geçişini hedef alan ilçe örgütü; Tekalif-i Milliye ile bugünkü iktidar pratiklerini kıyaslayarak, “Fon krizi birkaç kişinin münferit suistimali değil, 25 yıllık rant düzeninin sonucudur; adında ‘cumhuriyet’ olan tek makamın sahipleri, Cumhuriyet Savcıları derhal göreve gelmelidir” çağrısında bulundu.

CHP İnegöl İlçe Örgütü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnegöl İlçe Başkanı Armağan Dursun, Türk siyasetinde dengeleri sarsan iki sıcak başlığı—İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın AK Parti saflarına katılımını ve Türkiye ekonomisini derinden etkileyen milyarlık fon krizini—yayımladığı kapsamlı basın bildirisiyle masaya yatırdı.

Açıklamada, Kurtuluş Savaşı’nın simge figürlerinden Şehit Gazeteci Hasan Tahsin hatırlatılarak Cemil Tugay’ın siyasi manevrası sert bir dille eleştirildi:

  • 15 Mayıs 1919 Vurgusu: Yunan işgaline karşı ilk kurşunu sıkarak milli mücadelenin ilk meşalesini yakan ve şehit düşen Hasan Tahsin’in onurlu mirasına dikkat çekildi.
  • 18 Haziran’dan 7 Ekim’e Savrulma: “Tarih 18 Haziran 2026; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Hasan Tahsin gibi düşünenlerin kurduğu parti olan CHP’den istifa ederek ‘Kurun artık yeni partiyi, orada siyaset yapalım’ demiş, İzmir’deki kurucu akıl ise Tugay için ‘ikinci Hasan Tahsin’ benzetmesi yapmıştı. Ve tarih 7 Ekim 2026; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AKP saflarına katılmıştır.”

“Hasan Tahsin’in ilk kurşunu sıktığı İzmir’in emanetini taşıyanların, bugün ‘ikinci Hasan Tahsin’ yaftalarıyla pazarlanıp ardından AKP saflarına geçmesi milli iradeye ve kentin tarihsel hafızasına açık bir ihanettir.”

“Tekalif-i Milliye Kuruş Kuruş Ödendi, 25 Yılda Milletin Birikimine Çöküldü”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı hazırlıklarındaki ahlaki ve hukuki tutumu ile mevcut iktidarın ekonomi yönetimini kıyaslayan CHP İnegöl İlçe Örgütü, şu tespitte bulundu:

  • Sakarya ve Tekalif-i Milliye: Mustafa Kemal Paşa’nın Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde yayımladığı Tekalif-i Milliye emirleriyle halktan alınan her bir çorabın, buğdayın ve çivinin kuruşu kuruşuna devlet kayıtlarına geçirildiği ve zaferden sonra millete eksiksiz geri ödendiği hatırlatıldı.
  • 25 Yıllık Talan İddiası: Buna karşılık çeyrek asırlık AK Parti iktidarında milletin alın terinin ve tasarruflarının türlü yasal kılıflarla gasp edilmeye çalışıldığı, kamu kaynaklarının organize mekanizmalarla buharlaştırıldığı öne sürüldü.

“Fon Krizi Birkaç Kişinin İşi Değil, 25 Yıllık Yönetim Biçiminin Zirvesidir”

Sermaye piyasalarında yüz binlerce tasarruf sahibini mağdur eden ve aracı kurum yöneticilerinin tutuklanmasıyla patlak veren devasa fon krizinin münferit bir olay olmadığını belirten ilçe teşkilatı, açıklamasını şöyle sürdürdü:

  • Siyasetin Kazanç Kapısı Görülmesi: “Geçtiğimiz günlerde patlak veren, tüm ülke ekonomisini sarsan ve hepimizin cebinde hissettiği fon krizi basit birkaç kişinin yapmış olduğu bir yolsuzluk değildir. Yaklaşık 25 yıldır devam eden AKP iktidarının başa geçtiği günden beri uyguladığı yönetim biçiminin kaçınılmaz sonucudur.”
  • Fatma Betül Sayan Kaya Örneği: “Siyasetin ekonomik bir kazanç yolu olarak görüldüğü bu anlayış AKP döneminde zirve yapmıştır. Fatma Betül Sayan Kaya gibiler tarafından sergilenen bu hırsızlık ve yolsuzluklar bizleri şaşırtmamıştır. Aksine bizler AKP içerisinde yolsuzluk yapmayan birileri kaldığında şaşırıyoruz ve yolsuzluğa bulaşmayanları partimize davet ediyoruz!”

Geçmişten Bugüne Skandallar Zinciri Sıralandı

Açıklamada, iktidar kabinelerinde geçmişte görev alan isimler ve kamuoyuna mal olmuş yolsuzluk dosyaları tek tek hatırlatıldı:

  • Kendi Bakanlığına Mal Satanlar: Kendi başında bulunduğu bakanlığa kendi firmasından dezenfektan ve malzeme satan bakanlar,
  • Kendi Acentesiyle Tur Satanlar: Özel turizm şirketi vasıtasıyla Yunan adalarına turlar satan sözde milliyetçi Turizm Bakanları,
  • Özel Hastane ve Okul Sahipleri: Kendi zincir hastaneleri bulunan Sağlık Bakanları ile özel okul zincirleri sahibi olan Milli Eğitim Bakanları eleştirilerek halkın bu ticari zihniyetin zulmünü bizzat yaşadığı ifade edildi.
  • Büyük Dosyalar: Deniz Feneri skandalından Reza Zarrab’a, ayakkabı kutularından Man Adası belgelerine ve Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervine kadar uzanan süreç sıralandı.
  • Süleyman Soylu Göndermesi: “Hele ki İçişleri Bakanı olduğu halde suçlularla fotoğraf çektirme rekorunu kimseye kaptırmayan Süleyman Soylu’ya ne demeli?” denilerek güvenlik bürokrasisindeki yozlaşmaya dikkat çekildi.

“Arınan Partimiz Mücadeleye Devam Edecek: Cumhuriyet Savcıları Göreve!”

Açıklamanın son bölümünde parti içi dönüşüme ve yargı makamlarına yönelik tarihi bir çağrı yapıldı:

  • Arınma ve Nutuk Mirası: Genel Başkanın vurguladığı gibi parti içi arınma sürecini tamamlayan CHP’nin yolsuzluklarla mücadele edenlerin tek adresi olmayı sürdüreceği belirtilerek; Nutuk’tan alınan mirasla vatanı cebren ve hile ile zapt etmeye çalışan odaklara karşı kurucu ilkelerle direnilmeye devam edileceği vurgulandı.
  • Cumhuriyet Savcılarına Çağrı: “Adında ‘Cumhuriyet’ unvanı taşıyan tek kamu görevine sahip olan ve asli vazifesi Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak olan Cumhuriyet Savcıları’nı, halkın boğazından çalınan milyarlık fonlara ve tüm yolsuzluklara karşı derhal görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz.”
  • Mahmut Esat Bozkurt’a Saygı: Bildiri, Cumhuriyet’in kurucu Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt’un rahmet ve minnetle anılması ile “Yaşasın Cumhuriyet!” sloganıyla noktalandı.