Daha önceki yıllarda ağırlıklı olarak Afrika ve tropikal iklim kuşağında rastlanan tehlikeli viral enfeksiyonlar, küresel ısınma ve ekolojik dengelerin değişmesiyle birlikte Avrupa kıtasında da endemik ve kalıcı bir yapı kazandı. Özellikle “Culex” cinsi sivrisineklerin ısırması yoluyla bulaşan Batı Nil virüsü (West Nile Virus), kıta genelinde yayılma hızını artırıyor.
Güney ve Batı Avrupa hattında sağlık kurumlarının yayımladığı son epidemiyolojik raporlar, vaka sayılarında ve can kayıplarında sonbahar aylarına girilmesine rağmen belirgin bir tırmanış olduğunu gözler önüne serdi. Yunanistan ve Hollanda sağlık makamları, yalnızca son 7 gün içerisinde virüse bağlı 4 yeni ölüm vakasının gerçekleştiğini kamuoyuna duyurdu.
“Küresel iklim kriziyle birlikte Akdeniz havzasından Orta ve Batı Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyaya yerleşen Batı Nil virüsü, son bir haftada iki Avrupa ülkesinde 4 can aldı; vaka bildirimleri hız kesmiyor.”
Yunanistan’da Ölü Sayısı 36’ya, Vaka Sayısı 396’ya Yükseldi
Virüsün en yoğun görüldüğü ülkelerin başında gelen Yunanistan’da tablo giderek ağırlaşıyor. Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) tarafından paylaşılan haftalık resmi verilere göre;
- Bir Haftada 26 Yeni Vaka: 18-24 Eylül 2026 tarihleri arasındaki bir haftalık zaman diliminde 26 kişide daha Batı Nil virüsü tespit edildi.
- Toplam Vaka 396 Oldu: 2026 yılının başından 24 Eylül’e kadar olan 9 aylık dönemde ülkede kayıtlara geçen toplam vaka sayısı 396’ya ulaştı.
- Can Kayıpları 36’ya Çıktı: Son bir haftada virüse bağlı komplikasyonlar nedeniyle 3 kişi daha yaşamını yitirdi. Böylece yılbaşından bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 36’ya yükseldi.
- İleri Yaş Grubu Hedefte: EODY yetkilileri, yaşamını yitiren hastaların tamamının 61 ile 92 yaş aralığında olduğunu ve çoğunun altta yatan kronik rahatsızlıkları bulunduğunu bildirdi.
Hollanda’da Geçen Hafta Hayvanlarda Görülmüştü, İnsan Vakaları 44’e Çıktı
Virüsün kuzeye doğru ilerleyişinin en somut göstergesi ise Hollanda’dan gelen veriler oldu. Geçtiğimiz yıl tek bir Batı Nil virüsü vakasının dahi görülmediği Hollanda’da bu yıl salgın tablosu hızla genişliyor.
Hollanda Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü (RIVM) tarafından yapılan son güncellemede;
- 16 Yeni Vaka, 1 Ölüm: 17 Eylül’deki son bültenden bu yana geçen sürede 16 kişide daha virüs doğrulandı ve 1 hasta hayatını kaybetti.
- Bilanço Ağırlaşıyor: Ülkede bu yıl virüs kaynaklı toplam can kaybı 5’e, laboratuvar onaylı toplam vaka sayısı ise 44’e ulaştı.
- Bölgesel Yayılım: Vakaların coğrafi dağılımında Güney Hollanda (23 vaka) ve Utrecht (10 vaka) başı çekerken; Kuzey Hollanda (4), Kuzey Brabant (4), Gelderland (2) ve Overijssel (1) bölgelerinde de enfeksiyon tespit edildi.
- At ve Kuşlarda da Saptandı: RIVM, insan vakalarından hemen önce geçtiğimiz hafta ülke genelinde 88 atta ve 100 yaban kuşunda Batı Nil virüsünün tespit edildiğini hatırlatarak biyolojik döngünün yerleştiğine işaret etti.
Aşısı ve Kesin Tedavisi Yok: Vakaların Yüzde 80’i Semptomsuz Seyrediyor
Tıp dünyasının Batı Nil virüsüne karşı en büyük handikabı, henüz insanlar için geliştirilmiş lisanslı bir aşının ya da virüse özel antiviral bir tedavi protokolünün bulunmaması oluşturuyor. Hastanelerde yalnızca hastaların semptomlarını hafifletmeye ve hayati fonksiyonlarını desteklemeye yönelik tedaviler uygulanabiliyor.
Enfeksiyon Hastalıkları uzmanlarının paylaştığı klinik tablo ve risk faktörleri şu şekilde özetleniyor:
- Sessiz İlerleyiş: Virüsün bulaştığı bireylerin yaklaşık yüzde 80’inde hiçbir klinik belirti görülmüyor; hastalık tamamen asemptomatik seyrediyor.
- Hafif / Orta Semptomlar: Enfekte kişilerin yaklaşık yüzde 20’sinde ise ani yükselen ateş, şiddetli halsizlik, bulantı, kusma, baş ağrısı, kas-eklem ağrıları ve bazen cilt döküntüleri ortaya çıkıyor.
- Ağır Nörolojik Tablo: Hastaların yüzde 1’inden daha az bir kesiminde virüs beyin ve sinir dokusuna ulaşarak menenjit, ensefalit (beyin iltihabı) ve felç gibi ölümcül tablolara yol açabiliyor.
- Kuluçka Süresi: Sivrisineğin ısırmasının ardından kuluçka dönemi genellikle 2 ila 14 gün arasında değişiyor. Bağışıklık sistemi baskılanmış veya yaşlı bireylerde bu süre 21 güne kadar uzayabiliyor.
Fransa, İtalya, İspanya ve Almanya’da da Tehdit Sürüyor
Kökeni 1937 yılında Uganda’nın Batı Nil bölgesine dayanan virüs, göçmen kuşlar ve küresel hava koridorları vasıtasıyla son yıllarda Akdeniz çanağındaki İtalya, İspanya, Fransa ve Portekiz’e yayılmıştı. Almanya’da ise 2019 yılından bu yana her yaz ve sonbahar mevsiminde düzenli lokal salgınlar bildiriliyor.
Halk sağlığı uzmanları, salgından korunmanın tek etkili yolunun sivrisinek popülasyonuyla mücadele etmek ve kişisel korunma tedbirlerini (sineksavar spreyler, cibinlikler, durgun su birikintilerinin kurutulması ve uzun kollu giysiler) aksatmamak olduğunu hatırlatıyor.
