Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Haberizma
Haberizma

Akman Pasajı’nda Kentsel Dönüşümün Bedeli Kime Çıkıyor?

İnegöl Belediye Meclisi’nin haziran ayı toplantısında gündeme gelen Akman Pasajı kentsel dönüşüm projesi, halkın kafasında ciddi soru işaretleri yaratıyor.

CHP İnegöl Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Çiçek’in dile getirdiği endişeler, aslında sokakta konuşulanların meclis kürsüsüne taşınmış haliydi.

Kentsel dönüşüm, deprem gerçeğiyle yaşayan bir şehir için elbette kaçınılmaz bir zorunluluk.

Dayanıklı ve güvenli yapılar üretmek hepimizin ortak sorumluluğu.

Ancak mesele yalnızca beton bloklar dikmek değil.

Mesele, insanların yaşam alanlarını, yılların emeğini ve güvenini korumaktır.

Akman Pasajı’nda konuşulanlar ise tam tersini işaret ediyor.

Evler ve işyerleri alınacak, yerine hisseli bürolar verilecek.

Peki bu durumda vatandaş nerede yaşayacak, nerede çalışacak?

Meclis Üyesi Çiçek’in örneği çarpıcıydı.

120 metrekarelik tek evi olan bir teyzemiz, başka geliri yok, başka dairesi yok.

Eğer proje daire yerine büro üretirse bu kadın nerede oturacak?

İşte kentsel dönüşümün en kritik sorusu burada yatıyor.

Dönüşüm, insanı merkeze almazsa, adı dönüşüm değil, tasfiye olur.

Mecliste sorulan soruların en önemlisi, belediye ve müteahhitin bu projeden ne kadar pay alacağıydı.

Halkın kesintilerinden elde edilen gelir, belediye ve müteahhitin kasasına mı girecek?

Bu sorunun cevabı hâlâ muğlak.

Şeffaflık olmadan güven olmaz.

Belediye Başkanı Alper Taban, sürecin maliklerle görüşülerek ilerlediğini, zorla kimseye dayatma yapılamayacağını söyledi.

Ancak halkın beklentisi yalnızca prosedür değil, doğrudan muhatap olmaktır.

İnsanlar başkanın sesini duymak, yüz yüze konuşmak istiyor.

Bu talep, görmezden gelinmemesi gereken bir serzeniştir.

Akman Pasajı’ndaki kentsel dönüşüm, İnegöl’ün geleceğini şekillendirecek bir proje.

Ama bu geleceğin bedeli halkın sırtına yüklenmemeli.

Hak kayıpları, belirsizlikler ve sessizlik, dönüşümün en büyük düşmanıdır.

Eğer bu proje gerçekten halk için yapılıyorsa, halkın sesini duymak, sorularına net yanıt vermek zorunluluktur.