İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Bürosu tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen adli soruşturmada çarpıcı ayrıntılar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan bir başka şüphelinin cezaevinden gönderdiği ihbar dilekçesi sonrası 30 Temmuz’da tutuklanan derneğin eski Satın Alma Müdürü Deniz Şimşek, savcılık sorgusunda görev yaptığı döneme dair dikkat çeken iddialarda bulundu.
Hakkındaki “deprem yardımlarını depolayıp satma ve haksız zenginleşme” suçlamalarını reddeden Şimşek, dernek yönetiminde şahit olduğunu öne sürdüğü usulsüz harcama kalemlerini tek tek anlattı.
“Bu yapının içinde değildim; bir süre sonra da dışlandım. Dernek içerisinden bazı bilgilerin dışarıya sızdırıldığını söyleyen Haluk Levent, yarın bir sorun olursa kendisinin İsviçre’ye kaçacağını söyledi. Ben de ‘Yaptığımız yasadışı bir şey değil, neden kaçalım?’ dedim. Daha sonra benden evrakları gizlediler.”
“Müfredat Dışı Kitaplar 80 Milyon Liraya Alındı”
Deprem bölgesinde konteyner kırtasiyeler kurulması projesi kapsamında yapılan alımlara değinen Deniz Şimşek, piyasa değerinin çok üzerinde faturalandırmalar yapıldığını öne sürdü:
- Fiyat Makası Uyarısı: Kırtasiye malzemeleri için bir şirketin ilk olarak 66 milyon TL teklif verdiğini, fiyatların 2 ila 5 kat pahalı olduğunu belirtmesi üzerine teklifin 44 milyon TL’ye çekildiğini söyledi.
- Depoda Kalan Kitaplar Gönderildi: Kendi onayı olmadan aynı firmadan 80 milyon TL bedelle kitap alımı yapıldığını savunan Şimşek; kitapların yayınevinin deposunda kalmış, müfredat dışı ve tedavülden kalkmış yayınlar olduğunu ve vaat edilen konteynerlerin hiç kurulmadığını iddia etti.
Petshop’tan 30 Milyonluk Yem ve Şüpheli Gıda Kolileri
İfadesinde hayvan yemleri ve depremzedelere ulaştırılan temel gıda maddelerine ilişkin alımlarda da ciddi usulsüzlükler yaşandığını öne süren Şimşek, şu iddiaları sıraladı:
- Petshop Üzerinden Alım: İzmir’deki bir petshop üzerinden 30 milyon TL bedelle 3 bin ton büyükbaş ve küçükbaş hayvan yemi ile kedi-köpek maması alındığını belirten Şimşek; bu tonajın taşınması için 100 TIR gerektiğini, derneğin böyle bir lojistiği olmadığını ve sahadaki hayvanların kalitesizliği nedeniyle bu yemleri tüketmediğini ileri sürdü.
- 230 Milyonluk Kahvaltılık: Bir firmadan 430 ton kahvaltılık ürünün toplam 230 milyon TL bedelle alındığını, Hatay’a giden TIR’lardaki malzemeler ile irsaliyeler arasında büyük açıklar çıktığını kaydetti. Gaziantep deposundaki görevlilerin salamların dana salamı bile olmadığını söylediğini aktaran Şimşek, ürünlerin piyasanın yaklaşık 2 katı fiyata alındığını iddia etti.
- 160 Milyonluk Bilim TIR’ları: 6 adet “Bilim TIR’ı” dorsesi için yaklaşık 160 milyon TL ödendiğini ancak dorselerin mülkiyetinin satın alınan şirkette bırakıldığını, bakım yapılmadığı halde 12 milyon TL’lik bakım faturası düzenlendiğini ve araçların daha sonra şirkete geri gönderildiğini dile getirdi.
“Kızılay Çadırları Haberi İçeriden Servis Edildi”
Deprem sürecinde kamuoyunda büyük infial yaratan Kızılay çadırlarının satın alınması konusuna da değinen satın alma müdürü, bu bilginin dernek içerisinden bilinçli olarak dolaşıma sokulduğunu savundu:
“Kızılay’dan çadır satın alımı şeklinde yaratılan algının bilinçli olarak dolaşıma sokulduğunu düşünüyorum. Bu bilgi kesinlikle içeriden servis edilmiştir. Kızılay bir iştiraki üzerinden çadır temin ettiği için teknik olarak bunu satmak zorundaydı. O dönem oluşan devlet karşıtı hava ile birlikte bu tür haberlerin yayılmasıyla dernek çok fazla bağış ve taraftar toplamış oldu.”
45 Şüpheli Adliyeye Sevk Edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 7 Eylül Pazartesi günü 20 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda haklarında yakalama kararı verilen 53 şüpheliden 45’i gözaltına alınmıştı. Emniyetteki sorgu işlemleri tamamlanan 45 şüpheli, sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmadaki son bulgulara ilişkin yaptığı değerlendirmede, depremzedeler için toplanan bağışlardan 500 milyon liranın tek seferde nakit olarak çekildiğini, yüksek tutarlı bazı harcamaların karşılığında herhangi bir mal ve hizmet alımının gerçekleşmediğinin tespit edildiğini bildirmişti.
