Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: “Avrupa Birliği, Türkiye’ye yönelik stratejik körlüğünü aşmalı”

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Avrupa’nın ekonomik bağlarını geleceğe

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Avrupa’nın ekonomik bağlarını geleceğe yönelik bir ortaklığa dönüştürmek için Türkiye’yi güçlü bir stratejik Avrupa ortağı olarak görmesi gerektiği belirterek, “Avrupa Birliği, Türkiye’ye yönelik stratejik körlüğünü aşmalı” dedi.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay başkanlığındaki Dışişleri Komisyonu heyeti, Almanya’nın başkenti Berlin’de SETA tarafından düzenlenen yuvarlak masa toplantısına katıldı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türkiye-Almanya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak, YENİ Parti Düzce Milletvekili Talih Özcan, DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp ve MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir’den oluşan heyetin katıldığı toplantıda, önemli Alman düşünce kuruluşlarının temsilcileri de yer aldı. Toplantıda Türkiye-Almanya ilişkileri ve işbirliği imkanları, dış politika konularında Türkiye’nin izlediği politikalar ve parlamenter diplomasi alanına giren başlıklar ele alındı.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, toplantıda yaptığı konuşmada Gazze, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Suriye başta olmak üzere Türkiye’nin güncel dış politika başlıklarında attığı adımları hatırlattı. Oktay, “Irak’ta bölgedeki terörist unsurları ortadan kaldırmak için çalışıyoruz. Terörden arınmış bir Türkiye hedefimizi bölgesel bir bakış açısıyla ele alırken, Kalkınma Yolu Projesi’nin sunduğu ekonomik fırsatlar aracılığıyla coğrafyayı birleştirmeyi amaçlıyoruz. Bölgesel sahiplenme konusundaki taahhüdümüz sadece sözde kalmamaktadır yakın zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu’ndan geçen Mekke Ortak Savunma Anlaşması bu irademizin açık bir kanıtıdır. Bu, istikrarlı ve saygın katılımcıları teşvik etmek üzere tasarlanmış tamamen savunma amaçlı bir anlaşmadır” dedi.

“Gazze’deki trajedi küresel ahlakın çöküşünün en yıkıcı kanıtı”

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki soykırımına değinen Oktay, “Gazze’de yaşanan trajedi, küresel ahlaki çöküşün en acı, en somut ve en yıkıcı kanıtı olarak önümüzde durmaktadır. Uluslararası hukuk, mağdurun veya failin kimliğine göre uygulandığı zaman inandırıcılığını kaybetmektedir. Adil bir uluslararası sistem, istisnasız herkese eşit uygulanan ilkeler ve gerçek anlamda kapsayıcı, temsil gücü yüksek kurumlar gerektirir” dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Orta Doğu’daki gerilimden beslendiğini ifade eden Oktay, “Bölgedeki istikrarsızlık en çok İsrail’deki Netanyahu hükümetinin agresif politikalarına alan açıyor. Bölgedeki çatışmaların uzaması da sınırlarını genişletmek isteyen İsrail’in işine yarıyor. Komşularındaki istikrarsızlık da İsrail’in bu politikaları uygulamasına zemin hazırlıyor” dedi.

Oktay, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması ve bölgedeki aktörlerin diplomasi masasına dönmesi için Türkiye’nin tüm taraflarla görüşebilen ülkelerden biri olduğunu hatırlattı.

“AB, Türkiye’ye yönelik stratejik körlüğünü aşmalı”

Türkiye-Almanya ilişkilerinde yeni bir döneme girildiğini belirten Oktay, “İkili ilişkilerimiz hem Türkiye hem de Almanya için birbirine bağlı jeopolitik çerçeve içinde şekillenmelidir. Değişen küresel dünya daha yakın ve daha dürüst bir iş birliğini gerektirmektedir. Avrupa’nın güvenliği ve refahı, kıtanın sınırlarının çok ötesindeki gelişmelere giderek daha fazla bağlı hale gelmektedir. Dolayısıyla bölgesel krizlerin çözülmesine yardımcı olma, kritik tedarik zincirini güvence altına alma ve ticaret yollarını istikrara kavuşturma kapasitesi, bölgesel gerginliklerin tırmanmasını önleyerek Almanya ve Avrupa kıtası için doğrudan somut değer oluşturmaktadır. Türkiye, Alman sanayisi ve Avrupa’daki müşterilerin ve tüketicilerin doğrudan menfaatleri için vazgeçilmez bir güvenlik şemsiyesi sunmaktadır. Avrupa, Türkiye’yi bir tampon bölge olarak değil ekonomik bağlarını geleceğe yönelik bir ortaklığa dönüştürmek için güçlü bir stratejik Avrupa ortağı olarak görmelidir” ifadelerini kullandı.

Oktay, Avrupa’nın Türkiye’yi stratejik ortak olarak görmesi için de üç temele odaklanılması gerektiğini belirterek, “Birincisi, stratejik savunma iş birliğidir. NATO müttefikleri olarak, Avrupa’nın güvenliği konusunda ortak bir sorumluluk paylaşıyoruz. İkincisi, askeri yetenekler, ileri düzey savunma, endüstrisi ve kapsamlı bölgesel deneyimimiz, ortak üretim, hava ve füze savunması ile insansız sistemler alanlarında Almanya ile işbirliği için önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu karar, siyasi iradenin savunma alanında neler başarabileceğini tam olarak göstermektedir. İhracat kısıtlamaları, karşılıklı olmayan endüstriyel ortaklıklara tamamen yol açmamalıdır. İkincisi, ekonomik entegrasyonu derinleştirmektir. Almanya, endüstriyel tedarik zincirimizde derinlemesine entegre olmuş, önde gelen ticaret ortağımız olmaya devam etmektedir. Gümrük Birliğinin modernizasyonu, uzun süredir devam eden yapısal dengesizlikleri giderici ve her iki tarafta da rekabet gücünü artıracaktır. Üçüncüsü ise stratejik körlüğün aşılmasıdır. Avrupa Birliği, Türkiye’ye yönelik stratejik körlüğünü aşmalı. Tehditler ortaya çıktığında Türkiye’yi vazgeçilmez görmek ancak kararlar ve fırsatlar paylaşılacağı zaman mesafeli durmak karşılıklı güveni zedeler ve Avrupa’nın kendi uzun vadeli çıkarlarına ters düşer. Berlin’den bu stratejik zihniyet değişimine aktif liderlik etmesini bekliyoruz” dedi.

Oktay, savunma ve güvenlik alanında yakın işbirliği aranırken ekonomik entegrasyon ve tam üyelik konusunda çifte standart uygulanmasının mantıklı olmadığını dile getirdi. Oktay, “Yanlış algıları ortadan kaldırmak ve daha derin bir işbirliği için siyasi destek oluşturmak amacıyla ilgili kurumlarımız arasında düzenli ve yapılandırılmış görüş alışverişleri bu ortak çıkarları, yapıcı bir bölgesel rol için etkili bir itici güce dönüştürmemizi sağlayabilir. Almanya’nın Avrupa’daki etkisiyle birleştiğinde bu bize karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve tutarlı politikalar çerçevesinde ortak eylem için eşsiz bir imkân sunar. Böylece ortak komşuluk bölgemizde barışı güçlendirebilir ve tüm Avrupa’da refahı güvence altına alabiliriz” dedi.

Kazakistan’da yaklaşık 70 yıl önce nesli tükenen Turan kaplanların tarihi
Sıradaki Haber Kazakistan’da bir Amur kaplanı daha doğaya salındı