Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhasını zaferle kapatarak Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık kapısını aralayan Mudanya Mütarekesi’nin 104’üncü yıl dönümü, Bursa’nın tarihi sahil ilçesi Mudanya’da uluslararası düzeyde bir organizasyonla kutlandı. Tarihi Mütareke Evi’nin önündeki Mütareke Meydanı’nda düzenlenen resmî törene binlerce yurttaş ellerinde Türk bayraklarıyla akın etti.
Programa; YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri eski Bakanı Murat Karayalçın, İnönü Vakfı Başkanı ve 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kızı Özden Toker, dünyaca ünlü organ nakli öncüsü Prof. Dr. Mehmet Haberal, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
Törenin açılışında konuşan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç; Mudanya’nın savaştan barışa uzanan diplomasinin kenti olduğunu vurgulayarak, “İnönü’yü, Atatürk’ü ve bağımsızlık mücadelemize emek veren herkesi minnetle anıyorum. Mudanya, barış üzerine düşünen ve birlikte iş üreten insanların buluşma noktası olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.
“YENİ Parti Lideri Özgür Özel, Mudanya Mütareke Meydanı’ndaki konuşmasında; cephede kazanılan bağımsızlığın masada taçlandırıldığını hatırlatarak, Türk milletinin sandıktan çıkan hür iradesini hiçbir vesayete ve iktidar baskısına teslim etmeyeceğini ilan etti.”
Özgür Özel: “Bu Meydan, Askeri Zaferin Diplomatik Güce Dönüştüğü Yerdir”
Kürsüye alkışlar eşliğinde çıkan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 11 Ekim 1922’de imzalanan mütarekenin yalnızca askeri bir ateşkes değil, modern Türkiye’nin ilk büyük diplomatik zaferi olduğunu anlattı:
- Masadaki Çetin Denge: “Bu meydan sıradan bir meydan değildir. Büyük Taarruz kazanılmış, Yunan ordusu Anadolu’dan çıkarılmıştı ama savaşın bitmesi için sadece cephede kazanmak yetmiyordu. Bir tarafta savaştan yeni çıkmış, yokluk içindeki millet; diğer tarafta dönemin süper güçleri ve onların savaş gemileri vardı. Masanın başına 38 yaşındaki Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa oturdu.”
- Savaş Tehdidine Rağmen Doğu Trakya: “Yunan heyeti Mudanya açıklarında gemide bekliyor, masada Doğu Trakya’da kalıcı olmayı umuyordu. Masadaki en çetin mesele Doğu Trakya’ydı. İsmet Paşa, Mustafa Kemal ile anbean irtibat halinde öyle bir müzakere yeteneği sergiledi ki yeniden savaş ihtimalinin kıyısından dönülerek Türkiye’nin tam egemenlik iradesi dünyaya kabul ettirildi.”
- Lozan’a Uzanan Barış Yolu: “11 Ekim 1922’de Mudanya Mütarekesi imzalandı; Doğu Trakya tek bir kurşun atılmadan, yeni bir savaşa gerek kalmadan Türkiye’ye devredildi. Silahların sustuğu yer burasıdır. Büyük barışın yolu buradan Lozan’a uzandı.”
“Mondros’tan Değil Mudanya’dan Geldim! Aklınızı Başınıza Alın”
İsmet İnönü’nün kumandanlıktan bir diplomata ve devlet adamına dönüşümünün simgesinin Mudanya olduğunu vurgulayan Özel, Lozan Konferansı’ndaki tarihi resti hatırlattı:
“İsmet Paşa Lozan’a gittiğinde, kendisine 1. Dünya Savaşı’nın mağlup devleti muamelesi yapmaya kalkan büyük devletlerin temsilcilerine kısa, net ve tarihi bir cümle kurdu: ‘Beyler, ben buraya Mondros’tan değil Mudanya’dan geldim! Aklınızı başınıza alın.’ Bu söz; Mondros’un teslimiyetinden değil, Mudanya’nın zaferinden gelen özgür ve bağımsız Türkiye’nin haykırışıdır.”
1950 Seçimleri ve Tarihi Demokrasi Dersi: “Demokratlık Kaybettiğin Akşam Belli Olur”
Konuşmasının en çarpıcı bölümünde demokrasi, çok partili rejim ve seçim ahlakına değinen Özgür Özel, İsmet İnönü’nün 14 Mayıs 1950 seçim gecesindeki tutumunu bugünkü iktidar pratikleriyle kıyaslayarak tarihi bir çıkış yaptı:
- 1950 Gecesi Gönderilen Teminat: “Türkiye’yi çok partili hayata geçiren, hâkim denetiminde seçim sistemini kuran İsmet Paşa’dır. 14 Mayıs 1950 seçimlerini kaybettiğinde; ‘Paşam ülkeyi bunlara teslim edecek değilsiniz herhalde’ diyenler heveslenmesin diye derhal Demokrat Parti’ye haberci yollamış ve ‘Resmi sonuçlar açıklandığı an devir teslime hazırım’ teminatı vermiştir.”
- Erdal İnönü’ye Yazılan Mektup: “Seçim yenilgisinden 8 gün sonra Amerika’daki oğlu Erdal’a mektup yazarak; ‘Bu seçim, memlekette yeni bir hayat tarzı kurmak için giriştiğimiz teşebbüste ne kadar samimi olduğumuzu ispat etmiştir. Hepimiz için şeref olmuştur’ demiştir. Kaybettiği seçimi bir şeref olarak gören gerçek bir demokrattan bahsediyoruz.”
- Bugünkü İktidara ‘Milli İrade’ Resti: “Çünkü demokrat olmak kazandığın seçim akşamı belli olmaz! Kimin demokrat olup olmadığına seçimi kaybettiği akşam bakacaksınız! Oy kendine verildiğinde ‘milli irade’ deyip, oy kendine verilmediğinde devlete, yargıya, kayyımlara sarılanlar asla demokrat değildir.”
“Bu Millet Başını Cephede de Masada da Eğmedi, Sandıkta da Eğmeyecek!”
Türkiye’nin kurucu değerlerinden asla taviz vermeyeceklerini belirten YENİ Parti Lideri, konuşmasını iktidara yönelik kararlı ifadelerle sürdürdü:
“Kendini milletin üstünde görenlere, kendi çıkarlarını milletin çıkarlarının üstünde tutanlara, partilerini devletin partisi, devleti partisinin devleti görenlere inat; biz köklerimizden aldığımız cesaretle Türkiye’yi büyütmek ve yüceltmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu millet başını cephede eğmedi, masada eğmedi; sandıktan çıkan iradesini de kimseye teslim etmedi, bundan sonra da asla teslim etmeyecektir!”
2026 Barış Yolu Ödülü Prof. Dr. Mehmet Haberal’a Takdim Edildi
Törenin en anlamlı anı ise her yıl mütarekenin barış ruhunu yaşatan isimlere verilen “Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödülü”nün takdimi oldu:
- Haberal’a Büyük Onur: Türkiye’de ilk organ naklini gerçekleştiren, Dünya Organ Nakli Derneği eski Başkanı ve Başkent Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal, 2026 yılı Barış Yolu Ödülü’ne layık görüldü. Ödülü Özel, Karayalçın ve Özden Toker birlikte takdim etti.
- Özgür Özel’in Anısı: Ödülü verirken duygusal bir anısını paylaşan Özel; “Geçtiğimiz hafta Artvin ve Rize yaylalarındaydım. Mehmet Haberal Hocamızın ‘7 yaşında elektriğin olmadığı köy evinde çıra ışığında çalışarak buralara geldim, hiçbirimizin tembellik etmeye hakkı yok’ sözlerini hatırlamıştım. Bugün Cumhuriyetimizin bu abidevi bilim insanına bu ödülü vermekten gurur duyuyorum” dedi.
- Haberal: “Canlıdan Organ Naklinde Dünyada 1 Numarayız”: Ödülü aldıktan sonra konuşan Prof. Dr. Mehmet Haberal ise tarihin ve çalışmanın önemine dikkat çekerek; “Tarihi bilmezsek geleceğimizi inşa edemeyiz. Türkiye’de yapılamayacak iş yoktur. Bugün ülkemiz canlıdan organ naklinde dünyanın 1 numarasıdır. Birinci görevimiz Türkiye’ye hizmet etmektir” ifadelerini kullandı.
- Murat Karayalçın: Eski Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın da Mudanya’nın evrensel barış çalışmalarının merkezi haline gelmesinin tarihi bir kazanım olduğunu vurgulayarak “Yaşasın Cumhuriyet!” sözleriyle alanı selamladı.
Tören, heyetin Mütareke Evi Müzesi’ni ziyareti ve denize karanfil bırakılmasıyla sona erdi.
