İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen “Hakemler Dosyası” soruşturmasında Merkez Hakem Kurulu (MHK) eski Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun tutuklanması ve faal hakemlerin gözaltına alınmasıyla sarsıntı yaşayan Türk futbolunda, federasyonun tepe ismi sessizliğini bozdu.
Soruşturma sürecinde yöneltilen eleştirilere ve TFF yönetimini hedef alan iddialara bir gazeteye verdiği mülakatla yanıt veren TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Türk futbolundaki derin krizin faturasının kendi dönemlerine kesilmesine sert bir dille karşı çıktı.
Hacıosmanoğlu, federasyonun ve yargının attığı adımların arkasında durduklarını vurgulayarak devletin tüm kurumlarıyla koordinasyon içinde çalıştıklarını ifade etti.
“Hiç kimse, 100 küsur yıllık Türkiye Futbol Federasyonu’nun ve 15, 20, belki 30 yıllık futbol kokuşmuşluğunu ve ahlaksızlığını, iki yıllık başkanlığımda bana ve yönetim kurulundaki arkadaşlarıma mal etmeye kalkmasın.”
“Taşın Altına Elimizi Değil, Bütün Sorumluluğumuzu Koyuyoruz”
Yargı mercilerinin yürüttüğü adli sürecin sonuna kadar arkasında olduklarını belirten TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, temiz futbol adına taviz verilmeyeceğini şu sözlerle dile getirdi:
- Devlet Kurumlarıyla Tam Eş Güdüm: “Sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için devletimizin ilgili tüm kurumlarıyla tam bir iş birliği içerisinde olacağımızı açıkça belirtmek isterim.”
- Sorumluluktan Kaçış Yok: “Üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getireceğiz. Türk futbolunun geleceği adına gerektiğinde elimizi değil, bütün gövdemizi ve sorumluluğumuzu taşın altına koyacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyorum.”
- Temizlik Kararlılığı: Futbolun içindeki çıkar odaklarına ve yapılaşmalara karşı geçmişte olduğu gibi bugün de kararlı bir duruş sergileneceğinin altı çizildi.
“Sessizliğimizi Rol Kapma Fırsatı Sanıyorlar: Her Türlü Kavgayı Göze Aldım”
Soruşturmanın patlak verdiği ilk günlerdeki kurumsal sükûnetin bazı çevrelerce istismar edildiğini savunan Hacıosmanoğlu, meydan okuyan ifadeler kullandı:
“Sessiz kalmamızı farklı algıladıklarını ve rol kapma derdine düştüklerini görüyorum. Hayatım boyunca her türlü kavgayı, bedeli ne olursa olsun göze almış birisiyim. Devletimize güveniyoruz. Halkımızı sükûnete davet ediyoruz. Süreç kapsamında alınabilecek her türlü önlemi alacağımızı ve gerekli tüm adımları hayata geçireceğimizi Türk halkına açık ve net bir şekilde ifade ediyorum.”
“Hafta Sonu Başlayacak Ligler İçin Tüm Planlarımız Masada”
Adli operasyonların liglerin fikstürünü ve maç takvimini aksatmayacağını kaydeden TFF Başkanı, uluslararası itibar vurgusu yaptı:
- Lig Planlaması: “Önümüzdeki hafta sonu başlayacak liglerimiz için tüm planlarımızı masaya yatırdık. Müsabakaların sağlıklı ve güvenli bir ortamda oynanması için gerekli idari düzenlemeler yapılmıştır.”
- Uluslararası İtibar: “Uluslararası mecralarda ülkemizi sıkıntıya düşürmemek, UEFA ve FIFA nezdinde Türk futbolunun itibarını zedelememek en büyük arzumuzdur.”
- Geçici MHK Görevde: Ferhat Gündoğdu’nun tutuklanması ve istifasının ardından oluşturulan geçici kurullarla birlikte maç yönetimlerinde zaafiyet yaşanmaması için acil eylem planının devreye sokulduğu bildirildi.
Ne Olmuştu? Ferhat Gündoğdu Tutuklanmış, İstifa Etmişti
Türk futbolunda hakem atamaları, klasman sınavları ve gözlemci raporları üzerinden başlatılan adli operasyonda;
- MHK Başkanı Tutuklandı: MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu “mobbing” ve “resmî belgede sahtecilik” suçlamalarıyla gözaltına alınmış, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Gündoğdu, adli sürecin ardından MHK Başkanlığı görevinden istifa etmişti.
- Ses Kayıtları Dosyada: Gündoğdu’nun FIFA kokartlı yardımcı hakem Kerem Ersoy ile yaptığı telefon görüşmesinde yer alan “Ya adam ol ya bırak git” ifadeleri içeren tehdit ve mobbing dökümleri kamuoyuna yansımıştı.
- Hakemlere Gözaltı: Süper Lig hakemleri Yasin Kol ile Göktuğ Hazar Erel de MASAK kayıtları ve 7258 sayılı Bahis Kanunu’na muhalefet suçlamaları kapsamında gözaltına alınmıştı.
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun yaptığı bu tarihi açıklamanın, Türk futbolundaki derin tasfiye sürecinde federasyonun yargıyla tam entegre çalışacağı yönündeki en somut irade beyanı olduğu belirtiliyor.
