Üç maçta bir puan alan bir takım için Ankara deplasmanı kağıt üstünde korkutucudur. Ama İnegölspor için bu maç skor tabelasından daha fazlası.
Güven Varol dönemi kapandı. 23 Eylül’de göreve gelen İsmail Serbest, 2000-2005’te kaptanlığını yaptığı camiaya 19 yıl sonra “efsane kaptan” olarak değil, kurtarıcı olarak döndü. Bay haftası ona ilaç gibi geldi: takımı tanıdı, ilk antrenmanını yaptı, Ankara’ya hazırlanmak için zaman buldu.
Peki puan alabilir mi? Evet, ama bir şartla;
Ankaragücü taraftarıyla, atmosferiyle favori. İnegölspor’un bu deplasmanda hedefi “mutlak galibiyet” naraları atmak olmamalı. Hedef gerçekçi olmalı: kompakt kalmak, oyunu 60 dakikadan sonra çözmek ve yenilmemek.
Serbest’in en büyük avantajı camiayı bilmesi. Bu tür hoca değişimleri ilk maçta ekstra enerji getirir. Oyuncular kendilerini göstermek ister. Ankara’dan alınacak bir beraberlik, üç maçta bir puan almış bir takım için altın değerindedir. Yenilgi moral yıkar, galibiyet ise erken havaya sokar.
Kısa ve öz: İnegölspor Ankara’ya kazanmaya değil, kırılmamaya gitmeli. Bir puan başarıdır, sıfır puan felaket değildir ama dağınık bir oyun felaketin habercisidir. Serbest’in ilk sınavı taktik değil, karakter sınavı olacak.
