Yurt genelinde hava sıcaklıklarının aniden düşüşe geçmesi ve kış hazırlıklarının başlamasıyla birlikte hanehalkının en önemli gider kalemleri arasında yer alan doğal gaz ve elektrik fiyatları yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti. 1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yılın son çeyreğinde geçerli olacak yeni tarife dönemi öncesinde enerji piyasalarındaki beklentiler netleşti.
Enerji yönetimi, küresel piyasalardaki hareketlilik ve kur etkisiyle gerek elektrikte gerekse doğal gazda teknik olarak maliyet bazlı yüksek oranlı zam ihtiyacının sürdüğünü belirtmesine karşın; ekonomi kurmaylarının enflasyonla mücadele hedefleri doğrultusunda konut tarifelerine zam yapılmaması eğiliminde olduğu bildirildi.
Sektör kaynakları, son dakikada olağanüstü bir gelişme yaşanmaması durumunda yılın son üç aylık dönemine konut aboneleri için mevcut fiyat tarifeleriyle girileceğini ifade etti.
“Enerji çevrelerinden edinilen bilgilere göre, konut abonelerinin tükettiği elektrik ve doğal gazda 1 Ekim itibarıyla herhangi bir fiyat artışı öngörülmüyor; enflasyon hedefi gözetilerek mevcut sübvansiyonlu tarifelerin son çeyrekte de korunması hedefleniyor.”
Tarife Mekanizması Nasıl İşliyor?
Türkiye’de enerji piyasasında tarifeler iki farklı kurum tarafından periyodik olarak güncelleniyor:
- Elektrik Tarifeleri: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından genellikle üçer aylık dönemler halinde belirleniyor ve Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giriyor.
- Doğal Gaz Tarifeleri: Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) tarafından her ay düzenli olarak gözden geçiriliyor ve kurumun resmî internet sitesi üzerinden kamuoyuna duyuruluyor.
Ekonomi yönetiminin 2023 yılının ikinci yarısından itibaren devreye aldığı dezenflasyon programı çerçevesinde, kamu kontrolündeki yönetilen ve yönlendirilen fiyatların genel enflasyon projeksiyonlarıyla uyumlu tutulması prensibi 1 Ekim kararlarında da belirleyici oldu.
Elektrikte Yıllık Tüketim Limiti 3 Bin kWh’ye Düşebilir
Yeni tarife döneminde doğrudan fiyat zammı beklenmezken, devletin yüksek elektrik faturası sübvansiyonunu daraltmaya yönelik kural değişiklikleri masadaki yerini koruyor.
Mevcut uygulamada elektrik tüketiminde konut aboneleri için sübvansiyonlu “Son Kaynak Tedarik Tarifesi” limiti yıllık 4 bin kilovatsaat (kWh) olarak uygulanıyor. Bu sınırın üzerinde elektrik tüketen aboneler, sübvansiyondan çıkarılarak gerçek piyasa maliyeti üzerinden fatura ödüyor.
Sektör temsilcileri, EPDK’nın bu tüketim eşiğini 2027 yılından itibaren geçerli olmak üzere yıllık 3 bin kilovatsaate düşürmeyi planladığını ve buna ilişkin resmi kararın geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılın ekim ayı içerisinde alınabileceğini aktardı.
Eski TEDAŞ Genel Müdür Vekili Osman Nuri Doğan konuya ilişkin yaptığı teknik değerlendirmede; tüketim sınırının 3 bin kWh seviyesine çekilmesi halinde aylık faturası ortalama 780 TL’ye kadar olan dar ve orta gelirli abonelerin devlet sübvansiyonundan yararlanmaya devam edeceğini, ancak yüksek tüketimli hanelerin kademeli olarak gerçek maliyeti karşılamak durumunda kalacağını kaydetti.
Sanayi ve Elektrik Santrallerinde Düşük İhtimal
Konut tarafında fiyatların sabit tutulması beklenirken, BOTAŞ’ın yurt dışı doğal gaz alım maliyetlerindeki artış nedeniyle sanayi tesisleri ve elektrik üretim santrallerine yönelik gaz tarifelerinde sınırlı bir ayarlama yapılabileceği konuşuluyor:
- Mevcut Tarife: Hâlihazırda elektrik üretim amaçlı santraller ile sanayi kuruluşlarına her bin metreküp doğal gaz 18 bin TL bedelle satılıyor.
- Artış Olasılığı Düşük: Sektör kaynakları, sanayi girdi maliyetlerini tırmandırmamak adına bu grupta da fiyat artışı ihtimalinin zayıf olduğunu, birkaç gün içinde BOTAŞ ve EPDK’nın yapacağı resmi ilanlarla son çeyrek tablosunun kesinleşeceğini bildirdi.
