İYİ Parti’nin Ankara Tandoğan ve Balıkesir Kuvayımilliye Meydanı’nın ardından başlattığı “Bayrak Açıyorum” temalı açık hava mitinglerinin 3’üncüsü Aksaray Milli İrade Meydanı’nda on binlerce vatandaşın katılımıyla düzenlendi. Gazi ve şehit yakınları için protokolün önünde özel bir tribün ayrılan miting, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcılarının sahneye davet edilmesi ve meydanı dolduran kalabalığın hep bir ağızdan Öğrenci Andı ile İstiklal Marşı’nı okumasıyla başladı.
Alkışlar ve Türk bayrakları eşliğinde kürsüye çıkan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, ihanet zincirine karşı milletin sinesine sığındıklarını ifade ederek konuşmasına başladı:
“Tandoğan’da bayrak açtık. Balıkesir’de o sancağı Kuvayımilliye’nin meydanına taşıdık. Bugün Aksaray’dayız. Çünkü sözümüz bitmedi. Çünkü derdimiz bitmedi. Çünkü ihanet süreci bitmedi. Ve biz, ihaneti parçalayana, gafleti mağlup edene, bu millete kendi kudretini yeniden hatırlatana kadar durmayacağız. Bilinsin ki Türkiye sahipsiz değildir; Türk milleti yalnız değildir. Kimse milletimize ‘Sen artık karışma, biz senin adına karar veririz’ demeye kalkmasın. Çünkü Cumhuriyet sarayların değil, milletin eseridir!”
“Başarısızlığa Strateji, Teslimiyete Devlet Aklı Diyorlar”
İktidarın kamuoyunu yanıltıcı bir dil kurduğunu belirten Dervişoğlu, yürütülen yeni sürecin yalnızca bir yasa teklifi ya da terör elebaşıyla tokalaşmaktan ibaret olmadığını kaydetti:
- Kavram Oyunlarına Tepki: “Öyle bir düzen kurdular ki olanı yok, olmayanı var ilan ediyorlar. Zam oluyor adına güncelleme diyorlar. Zulüm oluyor adına istikrar diyorlar. Başarısızlığa strateji, teslimiyete devlet aklı diyorlar. Terör örgütünün elebaşına yol açıyorlar, adına kardeşlik diyorlar. Bu kadar yalanla yaşanmaz!”
- Milli Kimlik Pazarı: “Bunlar bizim yalnızca paramıza, malımıza değil; hakikatimize, hafızamıza ve haysiyetimize göz diktiler. Bin yıldır ilmek ilmek örülen, uğruna can verilen vatan bölünme riskiyle karşı karşıyadır. Kimlik pazarı kurulmuş, etnik ve mezhep temelli talepler ortalığa saçılmıştır.”
- Tarihsel Değerlerin Tasfiyesi: “Cumhuriyetimize ‘100 yıllık reklam arası’ diyenlerle ‘100 yıllık zulüm’ diyenler aynı hedefte buluştu. Barış adı altında eli kanlı teröristler kürsülerde konuşturulmak isteniyor. Açılım bahanesiyle yaşanan bu rezalet, mankurtların ihanetiyle başlamıştır.”
“Gazi Park Köşesinde Beklerken Caniye Villa Yapamazsınız”
Konuşmasının en sert bölümünü İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan için inşa edildiği belirtilen konut tartışmalarına ayıran Müsavat Dervişoğlu, iktidara ve Cumhur İttifakı’na yüklendi:
“Bunların Türk milletinin Cumhuriyetiyle hesabı bitmiyor. Her gün yeni bir rezalete uyanıyoruz. Utanmazlar ittifakı, şimdi de İmralı’da inşaat yapıyormuş. Ev miymiş? Konut muymuş? Villa mıymış, bahçesi kaç metreymiş? Kaç oda kaç salonmuş; alay eder gibi millete bunu konuşturuyorlar. Ben size söyleyeyim: Milletin derdi metrekaresi değil! Millet şunu soruyor: Yahu siz ne yapıyorsunuz? Dün bu memleketin çocuklarının katili dediğiniz adamı bugün nereye hazırlıyorsunuz? Ne statüsü? Ne siyaseti? Ne muhataplığı? Ne evi? Ne villası?”
Dervişoğlu, şehit ve gazi haklarına dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
- Gazilerin Onur Mücadelesi: “Bu milletin gazisi hakkını almak için park köşelerinde bekleyecek; elini, kolunu, gözünü, ömrünü vatan müdafaasında bırakmış insanlarımız hâlâ hak mücadelesi verecek ama eli kanlı bir terör örgütünün elebaşına statü konuşacaksınız öyle mi? Ömür boyu hapse mahkum bir hükümlüye ev yapacaksınız öyle mi? Yok öyle yağma!”
- Devlet ve Katil İlişkisi: “Kamu haklarından men edilmiş bir terör hükümlüsüne devlet katında makam arıyor ve hatta bahşediyorsunuz. Kanunun amir hükmüne rağmen, cezanın infazına cezaevi yerine özel bir alan tahsis ediyorsunuz. Kanunları çiğniyor, devleti katilin kölesi yapıyorsunuz!”
- Hesap Sorma Resti: “İstediğinizi hücrede, dilediğinizi villada yatırma yetkisini kimden alıyorsunuz? Bu cani için özel bir kanun çıkarttınız da bizim mi haberimiz yok? Suç işliyorsunuz beyler! Bunun hesabını sormak boynumuzun borcu olsun. Zehirle pişen aşın tadı değişmez.”
“Dağlardaki Yazıyı 50 Yıldır Silemediniz, Yürekten Nasıl Sökeceksiniz?”
Güneydoğu’daki dağlarda yer alan milli and ve sloganlardan rahatsızlık duyan çevrelere de meydan okuyan İYİ Parti Lideri, Cumhuriyetin kul olmama hakkı olduğunu hatırlattı:
“İktidar sahipleri pervasız konuşunca ihanet gemi azıya alıyor. Birileri çıkmış, dağlardaki yazılardan rahatsızım diyor. Ne yazıyor o dağlarda? ‘Ne Mutlu Türk’üm Diyene’, ‘Her şey vatan için’, ‘Türk, öğün, çalış, güven’ yazıyor. 50 yıldır silemediniz, şimdi hangi cesaretle konuşuyorsunuz? O dağlardaki yazılar kireçle değil, yürekle yazıldı. O sözleri meydana getiren taşlar tarihten süzülen mücevherattır. De ki dağdaki yazıyı sildiniz, boyayı kazıdınız; büyük Türk milletinin ruhundan ve yüreğinden nasıl sökeceksiniz?”
“Seçimsiz Seçim Düzeni Kuruyorlar: Rozet Transferleri Meclis’i Çürüttü”
Türkiye’nin bir rejim krizine doğru sürüklendiğini belirten Dervişoğlu, muhalefete yönelik yargı operasyonları ve milletvekili transferlerine tepki gösterdi:
- Demokrasi Tiyatrosu: “İstedikleri düzen; seçimsiz bir seçim sistemidir. Adı demokrasi olacak ama iktidar değişmeyecek. Adı seçim olacak ama sonuç beğenilmezse yargı devreye girecek. Adı milletvekili olacak ama senin verdiğin oyu namus gibi taşımak yerine rozeti alıp iktidar kapısına götürecek.”
- Tek Adam Pençesi: “Muhalefeti ekarte etmek için önceden tasarlanan operasyonlar ve Meclis’i itibarsızlaştıran rozet transferleriyle Türkiye hızla tek adamlığın pençesine sürükleniyor. Seçme ve değiştirme kudretimiz elimizden alınmadan bu iradeye sıkıca sahip çıkmalıyız.”
Borsa ve Fon Vurgusu: “Tam Bir Sazan Sarmalı ve Ponzi Düzeni”
Ülkedeki ekonomik darboğaza, sermaye piyasalarındaki çöküşe ve market operasyonlarına da değinen Müsavat Dervişoğlu, sorumluluğun 25 yıllık iktidarda olduğunu söyledi:
“İşçisi, memuru, esnafı binbir dertle boğuşurken havaya bakıp ıslık çalıyorlar. Sonra da göstermelik operasyonlarla göz boyuyorlar; bazen manavlara, bazen marketlere, bazen sebze-meyve piyasasına polis gönderiyorlar. 25 yıldır ülkeyi kim yönetiyor? Kendi kurduğunuz düzenin günahını üç beş kişiye yıkarak devlet yönetilmez. Bakın borsaya; 7 milyona yakın küçük yatırımcının alın teri manipülatif fonlarla batırıldı. Tam bir saadet zinciri, tam bir Ponzi düzeni, tam bir sazan sarmalı kurdular; faturayı da milletin hazinesine yıktılar!”
Aksaray mitingini Türk milletinin birlik ve dirliğine sahip çıkma yeminiyle tamamlayan Dervişoğlu, meydanı dolduran kalabalıkla birlikte bozkurt ve Türk bayrakları eşliğinde alandan ayrıldı.
