İstanbul’un Pendik ilçesinde meydana gelen feci trafik kazasında, karşıdan karşıya geçmek isteyen 14 yaşındaki lise öğrencisi Işıl Öykü Dinç’e seyir halindeki bir otomobil çarptı. Gelecekte psikolog olma hayalleri kuran genç kız, olay yerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.
Evlat acısıyla sarsılan Dinç ailesi, kazanın ardından bir yılı aşkın süredir sorumluların hak ettiği cezayı alması için adalet mücadelesi verirken bu kez evlerine tebliğ edilen icra takibiyle sarsıldı. Kazaya karışan otomobilin kasko sigortasını yapan şirket, araçta oluşan hasarın bedeli olan 63 bin lirayı yasal faiziyle birlikte maktul çocuğun ailesinden talep etti.
“Kızımızı hayattan koparan arabanın hasar masrafını geriye dönük faiziyle bizden tahsil etmek istediler. Mahkemede henüz bir kusur dağılımı yapılmamışken, yargılama sürerken sanki kızımız suçluymuş gibi icra göndermek hangi vicdana sığar?”
Tepkilerin Ardından Sigorta Şirketi İcrayı Geri Çekti
Baba Yunus Dinç, dosyanın henüz bilirkişi ve mahkeme nezdinde kesin bir kusur oranına bağlanmadığını hatırlatarak duruma sert tepki gösterdi. Yargılama sonuçlanmadan ve ailenin acısı tazeyken başlatılan 63 bin liralık icra takibi, kamuoyunda ve sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.
Gelen yoğun tepkilerin ve ailenin yasal itirazının ardından ilgili sigorta şirketinin icra takibini geri çektiği öğrenildi. Ancak ailenin adalet arayışı yalnızca icra skandalıyla sınırlı kalmadı.
Kaza Tutanağındaki Sürücü Çelişkisi ve Kaçış İddiası
Dinç ailesi, olayın hemen ardından düzenlenen kaza tespit tutanaklarında ve soruşturma aşamasında ciddi usulsüzlükler bulunduğunu öne sürüyor:
- Görgü Tanıkları ve Polis İfadeleri: Ailenin iddiasına göre, kazayı gören çevredekiler direksiyonda bir kadının olduğunu belirtti. Baba Yunus Dinç, kızının eşyalarını teslim eden iki polis memurunun da sürücünün kadın olduğunu, çarptıktan sonra durmayıp olay yerinden kaçtığını ve yolda hiçbir fren izine rastlanmadığını kendilerine aktardığını söyledi.
- Tutanaktaki Erkek Sürücü: Kazadan ancak dört gün sonra kaza tutanağına ulaşabilen aile, resmi evrakta sürücü koltuğunda bir erkeğin adının yer aldığını fark ederek itirazda bulundu.
- MOBESE Kayıtları Kayıp: Kazanın tüm çıplaklığıyla aydınlatılmasını sağlayacak olan MOBESE kamera görüntülerinin de bugüne kadar dava dosyasına dahil edilmediği belirtildi.
Anne Özlem Dinç: “Mezarına Gittiğimde Özür Dilemek İstemiyorum”
Kızının fotoğrafına sarılarak gözyaşı döken anne Özlem Dinç, tek gayelerinin gerçeğin ortaya çıkması olduğunu dile getirdi. Yaşadığı derin acıyı anlatan anne Dinç, şu ifadeleri kullandı:
“Ben sadece evladımın hakkını, adaletini istiyorum. Kızımın kabrine her gittiğimde ‘Anneciğim çok özür dilerim, bugün de senin adaletini sağlayamadım’ demek istemiyorum. Suçlular hak ettikleri cezayı alana kadar bu davanın peşini bırakmayacağız.”
Ailenin hukuk mücadelesini sürdürdüğü davanın bir sonraki duruşması, 11 Eylül Cuma günü Anadolu Adliyesi’nde görülecek.
