İnegöl’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla kapsamlı bir basın bildirisi yayımlayan CHP İnegöl İlçe Başkanı Armağan Dursun, 6 Eylül 1922’de Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk ordusunun kente girişiyle kazanılan hürriyeti selamladı. Açıklamasında Kuvayımilliye mücadelesinin yerel kahramanlarını anan Dursun; Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle ilçede direnişi örgütleyen Laz İsmail Efendi, Kadı Yoran Osman Ağa, Boşnak İsmet Memiş, Edebeyli İzzet Bey, Akıncı Müfrezesi Hüsnü Güven, Şakir Çavuş ve Hafız Abdullah’ın aziz hatırasına dikkat çekti.
Kuvayımilliye’nin yalnızca düşmanı Anadolu’dan söküp atmanın adı olmadığını belirten Dursun, bu hareketin emperyalizme karşı tam bağımsızlık, saraya karşı halk egemenliği ve memleketin kaderini bir avuç çıkar çevresinden alıp millete teslim etme iradesi olduğunu dile getirdi.
“Biz yedi düvele boyun eğmeyenlerin torunlarıyız. 104 yıl önce bu topraklarda insanlar makam, ihale, arsa ya da rant için değil; çocuklarına bağımsız bir vatan bırakmak için can verdiler. Bugün aramıza gelseler bize kaç tören yaptığımızı değil; ‘Size bıraktığımız memlekete ne yaptınız?’ diye sorarlardı.”
“6 Eylül’de Çelenk Koyup 7 Eylül’de Rant Peşinde Koşulamaz”
Konuşmasında İnegöl’ün kontrolsüz büyümesine, artan hava kirliliğine, betonlaşmaya ve doğa tahribatına sert eleştiriler yönelten Armağan Dursun, vatanseverliğin lafla değil icraatla ölçüleceğini savundu. Çevre sorunlarının halk sağlığını doğrudan tehdit eder boyuta ulaştığını kaydeden İlçe Başkanı, rant odaklı politikalara geçit vermeyeceklerini ifade etti:
- Temiz Hava Lüks Değil Bir Haktır: Bir şehir ekonomik olarak büyürken yurttaşlar evinin penceresini açmaktan çekiniyorsa orada vahim bir yönetim hatası vardır.
- Uludağ’ın Suyu Satılık Değildir: Dağlarımızdaki maden sahaları, orman kıyımları ve su kaynaklarını kurutan kararlar halkın onayına sunulmalıdır.
- Toprak Rant Kapısına Çevrilemez: 6 Eylül’de kurtuluş anıtına çelenk bırakıp, 7 Eylül sabahında ilçenin bereketli ovalarına ve ormanlarına kâr hesabı üzerinden bakılması kabul edilemez.
“Uludağ’ın suyuna sahip çıkmak vatana sahip çıkmaktır. Köylünün toprağına sahip çıkmak bağımsızlığa sahip çıkmaktır. Köylerimizi susuz, toprağımızı verimsiz, ormanlarımızı sessiz bırakacak hiçbir plana asla geçit vermeyeceğiz.”
“Milliyetçilik Boş Duvarlara Değil Emeğin Hakkına Yazılır”
Eski Başbakan Bülent Ecevit’in “Biz milliyetçiliği Batı Anadolu’nun haşhaş tarlalarına, Ege’nin deniz yataklarına, Kıbrıs’ın Beşparmak Dağlarına yazdık” sözünü anımsatan Dursun, vatan kavramının banka hesapları, ihale masaları ya da çek defterleriyle ölçülemeyeceğini vurguladı. Nâzım Hikmet’in dizelerine de atıfta bulunan CHP İlçe Başkanı, halkın yoksulluğunu hamasetle örtmeye çalışan anlayışa itiraz ettiklerini belirtti.
Parti örgütünün ilçede tabandan tavana güçlenerek mücadeleyi büyüteceğini ifade eden Armağan Dursun; işçinin, çiftçinin, emeklinin ve gençlerin sesi olarak sahada kalacaklarını ve İnegöl’ün doğal varlıklarını sonuna kadar savunacaklarını kaydetti.
