Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Musa Cankat
Musa Cankat

AMAN DİKKAT..!

AMAN DİKKAT!

Musa CANKAT / 22 AĞUSTOS 2026

Arap Baharı dediler; başta Libya olmak üzere keyiflerince, Ortadoğu Projesini hayata geçirdiler… Bu projenin “Eş Başkanlığını da bize verdiler; ne kadar da meraklısı imişiz ki, “Mal bulmuş Mağribi gibi, konunun üzerine biz de kostaklanarak atıldık.

Öylesine atıldık ki:

Dünyada, Türkiye için gerçek bir dost olarak Libya Devletini ve O’nun Türkiye Cumhuriyeti sevdalısı Başkanı Kaddafi’nin; hunharca katledilmesine seyirci kalıp neredeyse alkış bile tuttuk…

Yazıklar olsun bize!!!

Kıbrıs’ı yamyamların pençesinden kurtarıp, orada yaşayan soydaşlarımızın can güvenliğini sağlarken; dünyada yanımızda olan, her türlü desteğini bizden esirgemeyen bu dosta; ahtı vefa bu mu olmalıydı? Yazık hem de çok yazık…! Ne çare ki:. Yok olan ahdi vefanın hazin sonunu, içimiz kan ağlayarak izleyicisi olduk…Niçin?

Dahası…

Komşumuz Irak bölünüp, İkiye ayrılırken sesimizi çıkaramadık;” Bir koyup İki alacakken (!)” Havamızı aldık. Parsayı Kürt Ayrılıkçıları ile İsrail toplayarak, geleceğe yönelik binanın temeline ilk harcı attılar…

“Bu ne sevgi, bu ne ızdırap”

Günlerce, haftalarca, ailecek ballı börekli birliktelikler ne güzel, ne güven vericiydi değil mi? Ne oldu da Bir gecede dostum ESAT, düşmanım Eset oluverdi; anlayan bilen var mı?…

Ortada fol yok, yumurta yokken; Üç beş kuruşluk AB desteği için Milyonlarca Suriyeli insanları ülkemize niçin kabul ettik. Türk Toplumunun yaşam standartlarını dejenere etmeye neden evet dedik de ülkemizdeki düzene çomak soktuk?…

Evet!

Evet başta Amerika olmak üzere Batı Kodamanları; Orta Doğu da İsrail’in rahat yaşamasını sağlamak için güvenli bir bölge yaratmak adına İran, Türkiye, Irak ve Suriye toprakları üzerinde denetimli Bir Kürt Devleti kurulmasına karar vermişler; gelinen noktanın özeti bu…Buna ulaşabilmenin yolu da, silahlı anarşik kaosla, ya da demokrasi elma şekeri ile aşılabileceği sanılıyor… Silahlı kaos ülkemizde Elli Yıldır denindi. Binlerce şehit, On Binlerce melül insanımıza mal olan ama bir milim yol alınamayan bu uygulamada; Türk Halkı çok çile çekti fakat asla geri adım atmadı…

Gurur örneğidir ki: “Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk Milleti denir.” Saptamasından bir milim şaşmadan, Misak-ı Milli sınırlar içinde yaşayıp, Üniter devlet yapısından asla taviz vermeyen bizim insanlarımız. Yaradılış kökleri ne olursa olsun, insan olan ve insanca düşünen herkesin harman olduğu bir toplumun bireyleriyiz…Ne Mutlu Bize, Ne Mutlu Türküm diyene…

Şimdilerde de:

“Silahla olmadı, Türk Milleti geri adım atmadı; bir de demokrasi ve İnsan Hakları kalkanını deneyelim” diyerek, “Barış Ve Demokrasi içerikli bir yasayı ezici bir çoğunlukla meclisten geçirdik; sanki ülkemizde düşmanlık varmışçasına…

Bu işin sonu ülkemiz insanlarını bölüp parçalamaya ve batının rahat yutabileceği lokmalara ayırmaya dayanacaktır… Tom Barrack denen ajan boşuna mı, uğraşıyor sanıyorsunuz?

Ya bizden görünen yerli iş birlikçiler…!

Ey! Emperyalist dünya! Eyy! Emperyalizmin ülkemdeki yerli ajanlar! Boşuna uğraşmayın, Biz Türk halkını bölemeyeceksiniz !!!