EMEK Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan’ın hazırladığı soru önergesinde, Türkiye’nin önde gelen markalarından Özdilek Holding bünyesindeki tekstil fabrikalarında uygulanan ağır performans sistemine dikkat çekildi.

Önergede, Özdilek fabrikalarında çalışan işçilerin aynı anda çok sayıda makineden sorumlu tutulduğu, haftalık performans listelerinin açıkça panolara asılarak işçilerin prim alabilmek adına birbiriyle rekabete zorlandığı aktarıldı. Çay molasının tamamen kaldırıldığı fabrikada, 30 dakikalık yasal yemek molasının dahi koyulan ağır hedefleri tutturabilme kaygısı nedeniyle işçiler tarafından fiilen ancak 10 dakika kullanılabildiği belirtildi.
Yoğun üretim temposu, vardiyalı çalışma düzeni ve mobbing altında çalışan Özdilek işçileri arasında saçkıran vakalarının yaygınlaştığı iddialarını Meclis gündemine taşıyan Bayhan, Bakan Işıkhan’a şu kritik soruları yöneltti:
Bursa’da sömürü ve kölelik düzeninin göbeğinde iki tekstil fabrikası: Karesi ve Özdilek…
Saray’dan plaket alırken “Avrupa birincisiyiz!” diye övünenler, fabrika kapısından girince “Kriz var” bahanesine sığınıyor.
İşçiler zehirli gazlar soluyor, 12 saatlik ağır vardiyalar var,… pic.twitter.com/UMYNF7fVV6
— İskender Bayhan (@iskenderbayhn) August 20, 2026
Özdilek fabrikasındaki performans baskısı ve ağır çalışma koşulları, işçilerde görülen saçkıran ve diğer sağlık sorunlarının doğrudan sebebi değil midir?
İşçilerin temel dinlenme hakkını engelleyen, çay molasını kaldıran ve yemek molasını fiilen imkansız kılan bu sistem hakkında Bakanlıkça bir denetim yapılmış mıdır?
Özdilek’in TOSAB’daki yeni yatırımı dahil olmak üzere kamu kaynaklarından aldığı devlet teşvikleri açıklanacak mıdır?
KARESİ TEKSTİL’DE 12 SAATLİK VARDİYA, KALP KRİZİ VE 750 HİNDİSTANLI GÖÇMEN İŞÇİ İDDİASI
Soru önergesinde dikkat çeken bir diğer adres ise 5 bin 200’den fazla işçinin çalıştığı RB Karesi Holding oldu. Karesi’ye ait fabrikalarda günlük çalışma sürelerinin 12 saate vardığı, son aylarda ikisi fabrika içinde olmak üzere 3 işçinin kalp krizi geçirdiği ve iş kazalarının sıklaştığı ifade edildi.
Ayrıca Karesi fabrikalarında çalıştırıldığı iddia edilen yaklaşık 750 Hindistanlı işçinin fabrika sahasındaki barınma alanlarında tutulduğu, ayda yalnızca 1 gün izinle ve çok düşük ücretlerle çalıştırıldığı iddiaları soru önergesinde yer aldı. Bayhan; göçmen işçilerin hangi aracı kurumlarla getirildiğini, çalışma izinlerinin ve insani barınma koşullarının denetlenip denetlenmediğini sordu.
Fabrikada “denetçi” adı verilen kişilerin kadın işçilerin fotoğraflarını çekerek mobbing aracı haline getirdiği iddiaları da denetim talepleri arasında yer aldı.
“PATRONLARA TEŞVİK, İŞÇİYE AĞIR SÖMÜRÜ”
Tekstil patronlarının devasa üretim ve ihrakat rakamlarıyla övünürken, arkalarında sağlığını kaybetmiş ve düşük ücretlere mahkum edilmiş binlerce işçi bıraktığını belirten İskender Bayhan; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın “denetim kapasitemizi artırdık” açıklamalarına rağmen bu fabrikalarda kapsamlı bir teftiş yapılıp yapılmayacağını sordu.
Bakanlığın hem Özdilek hem de Karesi Holding fabrikalarında işçilerin doğrudan dinleneceği, sendikal hakların, iş kazalarının, meslek hastalıklarının ve göçmen işçi çalıştırma koşullarının bağımsızca inceleneceği acil bir iş teftişi başlatıp başlatmayacağı merakla bekleniyor.
