Siyasette şeffaflık ve hesap verebilirliğin en temel ilke olduğunu belirten CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin toplum karşısındaki duruşuna dikkat çekti. Hesap veremeyen siyasetçilerin başkalarının kontrolüne gireceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şu uyarılarda bulundu:
“Siyaset hesap verme sanatıdır. Hesap verebiliyorsanız siyaset yapacaksınız. Hesap veremediğiniz andan itibaren size hesap soracak kişinin esiri olursunuz. Açığınız varsa, açığınızı keşfeden insanın esiri olursunuz. Tutsak olursunuz; söz edemezsiniz, konuşamazsınız. Siyasetçi temiz ve ahlaklı olmak zorunda.”
“Yolsuzluğu ve Hırsızlığı Varsa Kimsenin Yanında Durmam”
Siyasi kariyeri boyunca yolsuzluklarla mücadele ederek tanındığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, dürüstlük ve ahlak vurgusunu yineledi. Siyasi veya kişisel yakınlıklara bakılmaksızın ilkelerden taviz verilmeyeceğini belirten CHP Genel Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben siyasette yolsuzluklara karşı çıktığım için, yolsuzluklarla mücadele ettiğim için tanındım. Bana bir ara dediler ki, ‘Ya şu adam çok değerli. Bak, hapse atıldı. Sen de bunun yanında dur.’ Yolsuzluğu varsa durmam. Hırsızlığı varsa durmam. Ahlaklı insanın başımın üstünde yeri vardır. Temiz insanın, düzgün insanın başımın üstünde yeri vardır. Peki, siyaset ne için yapılır? Halk için yapılır. Halkın sorunlarını çözmek için yapılır.”
“CHP 103 Yıllık Dik Duran Şerefli Bir Partidir”
Açıklamalarının son bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü geçmişine ve kurumsal kimliğine değinen Kılıçdaroğlu, partinin temel değerlerinden asla ödün vermeyeceğini vurguladı:
“Cumhuriyet Halk Partisi geleceğin partisi. Şerefli bir partidir. Onurlu bir partidir. Kirlenmemiş bir partidir. Arınmak zorunda olan bir partidir. Neyse, çok şükür o da büyük ölçüde gerçekleşti. Biz bunları yapmak zorundayız. CHP 103 yıllık şerefli, onurlu, dik duran, hiç kimseye boyun eğmeyen bir partidir.”
