İnegöl siyasetinde yankı uyandıran istifa kararını sosyal medya hesabı üzerinden duyuran Ertuğrul Kuzkun, çocukluk yıllarından itibaren parti kademelerinde gece gündüz demeden çalıştığını belirtti. Partiye duyduğu bağlılığı ve yaşadığı hüznü dile getiren Kuzkun, şu sözlerle veda etti:
“Bu satırları yazmak, hayatım boyunca verdiğim en zor kararlardan biridir. Çocukluğumdan itibaren Cumhuriyet Halk Partisi’nin saflarında mücadele ettim. Daha 18 yaşıma gelmeden Kurşunlu Belde Belediyesi seçimlerinde müşahit olarak görev aldım. Sonraki yıllarda sandık görevlisi, mahalle delegesi ve il delegesi olarak partime hizmet ettim. Cumhuriyet Halk Partisi İnegöl Gençlik Kolları Başkanlığı görevini büyük bir onurla yürüttüm. Bugün ise yüreğim kan ağlayarak, çocukluğumu, gençliğimi ve ömrünün en güzel yıllarını adadığım baba ocağımdan ayrılıyorum.”

“Bir Simidi Dört Arkadaş Paylaştık Ama Mücadeleden Vazgeçmedik”
Gençlik kolları dönemindeki imkansızlıklara ve verdikleri mücadeleye vurgu yapan eski başkan Kuzkun, partinin başarısı için gösterilen fedakarlıkları şu cümlelerle hatırlattı:
“Benden önce görev yapan gençlik kolları başkanları ve yönetimleriyle omuz omuza, hiçbir karşılık beklemeden, sadece partimin başarısı için gece gündüz çalıştım. Motorun, bisikletin arkasına bayrak yükleyip köy köy dolaştık. Seçim bürolarında çaydanlıkta makarna pişirerek karnımızı doyurduk. Aç kaldığımız günlerde bir simidi dört arkadaş paylaştık ama mücadeleden bir an olsun vazgeçmedik. Yağmurda, ayazda, sıcakta İnegöl’ün her sokağında broşür dağıttık, bayrak astık. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisi’ni gerçekten baba ocağı bildik.”

“En Büyük Kırgınlığı Kendi İçimizde Yaşadık”
İstifa kararının ani bir öfkeyle alınmadığını, vicdani bir sorumluluk olduğunu belirten Ertuğrul Kuzkun, parti içi muhalefete ve seçim süreçlerinde yaşanan hayal kırıklıklarına dikkat çekti:
“Bu karar ne bir öfkenin ne de kişisel bir hesabın sonucudur. Tam aksine; vicdanımın, inandığım ilkelerin ve karakterimin bana yüklediği ağır bir sorumluluğun sonucudur. Gelinen noktada, önümüzdeki seçimlere Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında girmek artık vicdanımla bağdaşmamaktadır. En büyük kırgınlığımızı rakiplerimizden değil, kendi içimizde yaşadık. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu; 13 seçim boyunca milyonlarca partili gibi biz de ‘bu kez kazanacağız’ diyerek mücadele ettik. Her seçim yenilgisinden sonra yeniden ayağa kalktık, yeniden umut ettik. Ancak değişim talep eden örgütün sesine kulak verilmedi. Kaybeden sadece seçimler olmadı; umutlarımız, emeklerimiz ve gençliğimiz de kaybetti.”
“Beni Senden Koparan Anlayışa Veda Ediyorum”
Açıklamasını duygusal ifadelerle sonlandıran Kuzkun, hiçbir zaman kişisel menfaat veya makam peşinde koşmadığını vurgulayarak:
“Ben bu davaya makam için değil, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine olan inancımla hizmet ettim. Beni baba ocağımdan koparanlar şunu bilsin ki; bir partiden ayrılmak kolaydır ama ömrünü verdiğin, anılarını biriktirdiğin, gençliğini adadığın bir yuvadan ayrılmak insanın yüreğini paramparça eder. Hakkımı, alın terimi ve gençliğimi vicdanlara bırakıyorum. Tarih, bu partiye kimlerin ömrünü adadığını, kimlerin ise o emekleri heba ettiğini mutlaka yazacaktır. Hoşça kal baba ocağım… Seni değil, beni senden koparan anlayışa veda ediyorum” dedi.
