Tepebaşı Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Şimşek, bir önceki meclis oturumunda yaşanan gerginlikle ilgili, “Mikrofon kapatarak, söz keserek, baskı oluşturarak gerçeklerin üzerini örtemezsiniz. Halk arasında artık ’tuz kokmuştur’ sözü söyleniyor” dedi.
AK Parti Tepebaşı Belediyesi Grup Başkanvekili Mehmet Şimşek, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi binası belediye yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Meclis salonunun organize kalabalıklarla doldurularak baskı ortamı oluşturulduğunu iddia eden Şimşek, aşevi üzerinden dönen iddiaların takipçisi olacaklarını belirtti.
“Meclis salonu sloganlar, küfürler ve yuhalamalarla baskı altına alınmak istendi”
Bir önceki meclis oturumunda demokratik anlayışın dışına çıkıldığını savunan Mehmet Şimşek, “Ne yazık ki Tepebaşı demokrasisine yakışmayan görüntüler yaşanmıştır. Muhalefet görevi yapan meclis üyelerimizin sözleri yarıda kesilmiş, seçilmiş insanlara konuşma hakkı dahi çok görülmüştür. Farklı düşüncelerin ifade edilmesine tahammül gösterilmemiştir. Daha da üzücü olan ise, meclis salonunun mesajlarla organize edilen kalabalıklarla doldurulması, sloganlar, küfürler, sataşmalar ve yuhalamalarla halkın meclisinin baskı altına alınmak istenmesidir. Oysa belediye meclisleri siyasi tribün değil, millet adına hesap sorulan yerlerdir. Bizim derdimiz meclis düzenini bozmak değil, tam tersine halkın iradesinin sağduyu içinde konuşabilmesini sağlamaktır” dedi.
“Garibin lokmasına uzanan ellerin cevapsız kalmamasını istiyoruz”
Belediyedeki soruşturma sürecine ve hizmet eksikliklerine değinen Şimşek, iddiaların sonuna kadar peşinde olacaklarını ifade ederek şunları söyledi:
“Bizim amacımız kutuplaşma oluşturmak, gerilim üretmek ya da gövde gösterisi yapmak değildir. Bizim amacımız, aşevinin yemeğine bile tenezzül edip bunu ranta dönüştüren anlayışın hesabını sormaktır. Garibin lokmasına uzanan ellerin, milletin vicdanında da hukuk önünde de cevapsız kalmamasını istemektir. Bugün belediyenin birçok personeli tutuklu yargılanmaktadır. Zaten uzun süredir vatandaşın hissettiği hizmet eksikliği, şimdi çok daha büyük bir endişeye dönüşmüştür. İnsanlar, ’Tepebaşı Belediyesi’nde gerçekten neler oluyor?’ sorusunu soruyor. ’Görmedim, duymadım, bilmiyorum’ diyerek geçiştirilecek bir tabloyla karşı karşıya değiliz. Bu yaşananlar karşısında sessiz kalan Ahmet Ataç ve yönetimi ayrıca halkın emanetine sahip çıkmayanlar, yarın Tepebaşı halkının yüzüne nasıl bakacak? Biz susturularak geri adım atacak insanlar değiliz. Bugün Tepebaşı’nda güven duygusu yara almış, vatandaşın belediyeye olan inancı sarsılmıştır. Halk arasında artık ’tuz kokmuştur’ sözü söylenmektedir. Ama bilinmelidir ki, bizler bu şehrin hakkını savunmaya, millet adına hesap sormaya devam edeceğiz.”
