İstanbul Üsküdar’da 2023 yılının Ağustos ayında yaşanan ve kamuoyunda büyük infial uyandıran kadına şiddet vakasında hukuk mücadelesi yeni bir boyuta taşındı. Yüksek mimar ve sosyal medya içerik üreticisi Merve Veziroğlu Yıldırım, evinde tartıştığı eşi Yunus Yıldırım tarafından yatak odasında 58 yerinden bıçaklanarak ağır yaralanmıştı.
Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde günlerce yoğun bakımda kalan, çok sayıda kritik ameliyat geçiren ve sağ elinde kalıcı his kaybı oluşan Veziroğlu’nun davasında yerel mahkeme emsal bir karara imza atmıştı. İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Mayıs 2024 tarihinde açıkladığı kararla sanık Yunus Yıldırım’ı “eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 20 yıl, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan ise 6 yıl olmak üzere toplam 26 yıl hapis cezasına mahkûm etmişti.
İstinaf mahkemesinin (Bölge Adliye Mahkemesi) yerinde bularak onadığı 26 yıllık mahkûmiyet kararı, sanık avukatlarının temyiz başvurusu üzerine taşındığı Yargıtay tarafından bozuldu. Kararın bozulmasıyla birlikte sanık Yunus Yıldırım’ın yeniden yargılanmasının yolu açıldı.
“Vücudunda 58 bıçak yarasıyla ölümün kıyısından dönen Merve Veziroğlu; ‘Sanık öldürme kastım yoktu diyerek itiraz etti, Yargıtay kararı bozdu. 58 bıçak darbesi öldürme kastı taşımıyorsa ne taşır?’ diyerek gözyaşları içinde adalet çağrısı yaptı.”
Sanığın Savunması: “Korkutmak İstedim, Öldürme Kastım Yoktu”
Yargıtay’a sunulan temyiz dilekçesinde sanık müdafilerinin cezada ciddi indirimler talep ettiği ve suç vasfının değiştirilmesini istediği ortaya çıktı.
Sanık tarafının dilekçesinde öne sürülen gerekçeler şunlar oldu:
- Öldürme Kastı Bulunmadığı İddiası: Sanığın bıçağı eşini yalnızca korkutmak amacıyla eline aldığı, öldürme kastı gütmediği savunularak eylemin “kasten öldürmeye teşebbüs” yerine daha az ceza gerektiren “kasten yaralama” kapsamında değerlendirilmesi istendi.
- Gönüllü Vazgeçme: Sanığın eylemi kendi iradesiyle sonlandırdığı öne sürülerek TCK’nın 36. maddesinde düzenlenen “gönüllü vazgeçme” hükümlerinden yararlandırılması talep edildi.
- Haksız Tahrik ve Takdiri İndirim Talebi: Olay öncesinde tartışma yaşandığı ileri sürülerek sanık lehine haksız tahrik indirimi uygulanması, duruşmalardaki tutumu nedeniyle de takdiri indirim (iyi hal) verilmesi gerektiği savunuldu.
- Hürriyetinden Yoksun Kılma İtirazı: Kapıyı kilitleyerek ambulans çağrılmasını geciktirdiği suçlamasına ilişkin delillerin yetersiz olduğu iddia edildi.
Yargıtay’ın bu itiraz gerekçeleri doğrultusunda 26 yıllık hapis cezasını bozarak dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye göndermesi, mağdur tarafında ve sosyal medyada büyük bir adalet isyanına dönüştü.
Merve Veziroğlu YouTube’dan Haykırdı: “Ben Adalet İstemekten Başka Ne Yaptım?”
Hukuki sürecin bozulmasıyla yıkılan Merve Veziroğlu, YouTube kanalında yayımladığı videoda yaşadığı travmayı ve hukuk mücadelesini kamuoyuyla paylaştı. Gözyaşlarına hâkim olamayan Veziroğlu, dosyadaki belgeleri göstererek şu ifadeleri kullandı:
- “58 Bıçak Darbesi Nasıl Kasıtsız Olur?”: “Vücudumda tam 58 bıçak deliği var. Günlerce yoğun bakımda kaldım, ellerimi kullanamaz hale geldim, aylarca tedavi gördüm. Şimdi ‘Öldürme kastım yoktu, korkutmak istedim’ diyorlar ve bu gerekçeyle verilen ceza bozuluyor. Bir insanı 58 yerinden bıçaklamak nasıl öldürme kastı taşımaz?”
- Tehdit Mesajları Alıyorum: “Yaşadığım fiziksel acıların yanında süreç boyunca sürekli tehdit içerikli mesajlara maruz kaldım. Korku içinde yaşamaya mahkûm edildim. Ben ne yaptım adaletin tecelli etmesini istemekten başka?”
- 5 Kasım İçin Destek Çağrısı: “Bu dava sadece benim davam değil; şiddet gören, hayatta kalma savaşı veren tüm kadınların davasıdır. Bir sonraki duruşmamız 5 Kasım 2026 Perşembe günü saat 13.00’te İstanbul Anadolu Adliyesi 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Lütfen o gün beni yalnız bırakmayın, sesime ses olun.”
Sosyal Medyada Çığ Gibi Büyüyen Tepki
Merve Veziroğlu’nun adalet çağrısı kısa sürede sosyal medya platformlarında Türkiye gündeminin (TT) ilk sıralarına yerleşti. Kadın hakları dernekleri, hukukçular, sivil toplum örgütleri ve binlerce sosyal medya kullanıcısı #MerveVeziroğluİçinAdalet etiketi altında paylaşımlar yaparak Yargıtay’ın bozma kararına tepki gösterdi.
Hukukçular, bir kişiye yönelen 58 münferit bıçak darbesinin Yargıtay içtihatlarında ve Ceza Genel Kurulu kararlarında tartışmasız bir şekilde “öldürme kastının” en somut karinesi kabul edildiğini hatırlatarak, yerel mahkemenin ilk kararında direnmesi gerektiğini savundu.
Mahkeme heyetinin, Yargıtay’ın bozma kararına uyup uymayacağı ya da sanığa daha önce verdiği 26 yıllık hapis cezasında direnip direnmeyeceği 5 Kasım’daki celsede netlik kazanacak.
