17 Ağustos 1999 gecesi saatler 03.02’yi gösterdiğinde, Türkiye tarihinin en karanlık ve en derin yaralarından biri açıldı. Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 7,4 büyüklüğündeki Marmara Depremi, sadece 45 saniyede binlerce canı hayattan koparırken tüm ülkeyi yasa boğdu. Aradan geçen yıllara rağmen o gecenin yıkımı ve yüreklere düşen yangın tazeliğini koruyor.
Marmara Bölgesi başta olmak üzere Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul ve Bolu’da büyük bir felakete yol açan deprem; on binlerce vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, yüz binlerce insanın evsiz kalmasına ve bir gecede tüm hayatların değişmesine neden oldu. Saatlerin 03.02’ye takılı kaldığı o anlar, hafızalara kazınan sesler ve beton yığınlarının ardında umutla beklenen dakikalar Türkiye’nin ortak hafızasında silinmez izler bıraktı.
Anma Törenlerinde Saygı ve Dualar Yükseldi
Depremin yıl dönümünde Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle afetin merkez üssü Gölcük ile Yalova, Sakarya ve Kocaeli’deki Anıt alanlarında duygusal anma törenleri düzenlendi. Saat tam 03.02’de hayatını kaybeden canlar için saygı duruşunda bulunuldu, dualar edildi ve deprem anıtlarına karanfiller bırakıldı.
“Unutmadık, Unutmayacağız”
17 Ağustos sadece geçmişte yaşanmış bir acıyı hatırlatmakla kalmıyor; ülkemizin değişmez bir gerçeği olan deprem bilincini ve geleceğe dönük sorumluluklarımızı da her an zihnimizde canlı tutuyor.
Kaybettiğimiz canların aziz hatırasını yüreğimizde taşımaya devam ederken; Marmara Depremi’nde ve tüm afetlerde yaşamını yitiren vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, geride kalan yakınlarına ve aziz milletimize sabır diliyoruz.
Unutmadık, unutmayacağız.
