<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tarım &#8211; Haberizma Bursa Bölge Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.haberizma.com/tag/tarim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberizma.com</link>
	<description>Habersiz Kalma</description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 07:46:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.haberizma.com/wp-content/uploads/2025/07/cropped-hbfav-32x32.png</url>
	<title>tarım &#8211; Haberizma Bursa Bölge Haberleri</title>
	<link>https://www.haberizma.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Milyonlarca liralık konutların arasında tarımsal üretim mücadelesi</title>
		<link>https://www.haberizma.com/milyonlarca-liralik-konutlarin-arasinda-tarimsal-uretim-mucadelesi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:19:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[enginar]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/milyonlarca-liralik-konutlarin-arasinda-tarimsal-uretim-mucadelesi/</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin en kaliteli ve değerli enginarının yetiştiği Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı kırsal Hasanağa Mahallesi’nde tarım alanları giderek daralıyor. Geçimini asırlardır topraktan sağlayan bölge üreticileri; milyonlarca liralık lüks konutların, dev fabrikaların, yoğunlaşan trafiğin ve yeni açılan yolların arasında sıkışıp kalmış az sayıdaki topraklarda üretim mücadelesi veriyor. Son yıllarda kontrolsüz ve hızla büyüyen Nilüfer’deki yapılaşma baskısı, kentin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=xahrsfa&amp;" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>Türkiye’nin en kaliteli ve değerli enginarının yetiştiği Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı kırsal Hasanağa Mahallesi’nde tarım alanları giderek daralıyor. Geçimini asırlardır topraktan sağlayan bölge üreticileri; milyonlarca liralık lüks konutların, dev fabrikaların, yoğunlaşan trafiğin ve yeni açılan yolların arasında sıkışıp kalmış az sayıdaki topraklarda üretim mücadelesi veriyor.</p>
<p>Son yıllarda kontrolsüz ve hızla büyüyen Nilüfer’deki yapılaşma baskısı, kentin en önemli tarım ambarlarından biri olan Hasanağa Mahallesi’ni de doğrudan çemberine aldı. Kendine has coğrafi işareti, lezzeti ve kalitesiyle ünü ülke sınırlarını aşan Hasanağa enginarının geleceği, azalan tarım arazileri ve her geçen gün artan betonlaşma nedeniyle ciddi şekilde tehlikeye girerken, çiftçiler zorlu şartlara rağmen tarlalarındaki hasat mesaisini sürdürüyor. Değeri milyonlarca lirayı bulan konut projeleriyle aralarında sadece dar bir yol kalan ve adeta bir adacık gibi sıkışmış arazilerde üretim yapan üreticiler, sanayi ve konut rantının getirdiği paranın eninde sonunda galip geleceğini ve bir gün kendi topraklarının da beton bloklara dönüşeceğini endişeyle öngörüyor.</p>
<p>&#8220;Para galip geliyor, insanlık olarak kendi sonumuzu hazırlıyoruz&#8221;</p>
<p>Hasanağa’da bugüne kadar geleneksel olarak gerçekleştirilen 16 Hasanağa Enginar Festivali’nde ürettiği kaliteli mahsullerle tam 11 kez birincilik ödülü alan 46 yaşındaki üretici Ömer Çinkaya, 23 yıldır aralıksız olarak enginar ürettiğini belirtti. Tescilli bu ürünün Türkiye’nin en kaliteli ve lezzetli enginarı olduğunu savunan Çinkaya, sanayileşmeye kurban giden toprakların durumunu şu sözlerle aktardı:</p>
<p>&#8220;Bursa, sanayisi yüzünden çok yoğun göç alan ve hızla büyüyen bir şehir. Bu kontrolsüz büyümenin en ağır ve olumsuz faturasını maalesef biz tarım alanlarında ödüyoruz. Konut ve imar baskısı artık bizim de tarlalarımızın kapısına kadar dayandı. Bölgede direnen, toprağını satmayan bizim gibi çok az sayıda üretici kaldı. Adım adım imara yenik düşüyoruz, göz göre göre tarım alanlarımız ellerimizden gidiyor. Bu durumun gelecekte insanoğlu için çok ağır ve geri dönülemez sonuçları olacak ama ne yazık ki günün sonunda hep para galip geliyor. Bizler aslında tarım arazilerini yok ederek kendi sonumuzu kendi ellerimizle hazırlıyoruz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Lüks konutların ve trafiğin arasında kaldık, tarlamıza giremiyoruz&#8221;</p>
<p>Tarlalarının dört bir tarafının fabrikalar, lüks konut siteleri, otobanlar ve aşırı araç trafiğiyle çevrelendiğini vurgulayan ödüllü üretici Ömer Çinkaya, yaşadıkları lojistik ve güvenlik sorunlarına da dikkati çekerek şöyle konuştu: &#8220;Çevremizdeki yapılaşmadan dolayı oluşan aşırı araç fazlalığı ve kamyon trafiğinden ötürü tarlalarımıza giriş çıkış yaparken çok büyük zorluklar yaşıyoruz. Kendi tapulu tarlamıza neredeyse giremez hale geldik. Kentin tarlaların içine kadar girmesiyle birlikte bölgede hırsızlık olayları da tavan yaptı; binbir emekle büyüttüğümüz enginarlarımız geceleri tarladan kesilip çalınıyor. Konutların, fabrikaların ve trafiğin tam ortasında sıkışıp kaldık. Sıranın yavaş yavaş bize de geldiğini çok net hissediyoruz. Yarın bir gün bize de gelip ’tarlan için şu kadar milyon lira veriyoruz’ diyecekler ve biz de bir noktada pes edip vereceğiz. Çünkü ekonomik şartlarda para galip gelecek. Ben satmasam, yanımdaki komşum satacak ve etrafım tamamen betonla çevrilince ben zaten orada mecbur kalıp bırakacağım. Sonunda hepimiz bu bereketli topraklarımızdan olacağız. Toprak bitince, beton bloklar yükselince gelecekte insanlar ne yiyecek, çocuklarına ne yedirecek gerçekten hiç bilmiyorum.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Yumaklı: &#8221; Bu yıl üretim rekoru gelebilir&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/bakan-yumakli-bu-yil-uretim-rekoru-gelebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:31:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim yumaklı]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/bakan-yumakli-bu-yil-uretim-rekoru-gelebilir/</guid>

					<description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün söylediği ’tarihi bir üretim rekoru kırabiliriz’ ifadesine dikkat çekerek, &#8221; Bu yıl herhalde son 66 yılın yağış anlamında en iyi yılını geçirdik. Bu, geçtiğimiz yıla göre yüzde 26’lık bir yağış artışı ifade ediyor. Dolayısıyla barajlarımız da yaklaşık yüzde 81’ler seviyesinde doluluk oranlarına ulaştı. Bu, geçtiğimiz yıldaki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün söylediği ’tarihi bir üretim rekoru kırabiliriz’ ifadesine dikkat çekerek, &#8221; Bu yıl herhalde son 66 yılın yağış anlamında en iyi yılını geçirdik. Bu, geçtiğimiz yıla göre yüzde 26’lık bir yağış artışı ifade ediyor. Dolayısıyla barajlarımız da yaklaşık yüzde 81’ler seviyesinde doluluk oranlarına ulaştı. Bu, geçtiğimiz yıldaki o metanetli dönemleri, kurak sezonu hep beraber gözümüzün önüne getirdiğimizde hakikaten çok ülke su ve suya ihtiyaç anlamında ve tarımsal üretim anlamında önemli bir avantajı bize getirmiş durumda. O yüzden biz de tekrar edelim, bu yıl gerçekten bir üretim rekoru gelebilir. İnşallah da öyle olur&#8221; dedi.</p>
<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Finans Merkezi (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryum’nda gerçekleştirilen &#8221; TürkMedya Sürdürülebilir Tarım Zirvesi&#8221;ne katıldı. Zirve kapsamında iklim değişikliğine uyum, sürdürülebilir tarımın geleceği, gıda güvenliği ve tarımda teknolojik dönüşüm gibi konular ele alındı.</p>
<p>&#8220;Bu yıl bir üretim rekoru gelebilir&#8221;</p>
<p>Zirvede gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün söylediği ’tarihi bir üretim rekoru kırabiliriz’ ifadesine dikkat çekerek, &#8220;Hasat başladı, bereketli olsun inşallah. Sayın Cumhurbaşkanımızın dün üzerinde özellikle durduğu birkaç veriyi ben bu arada tekrarlamak istiyorum. Bu yıl herhalde son 66 yılın yağış anlamında en iyi yılını geçirdik. Bu, geçtiğimiz yıla göre yüzde 26’lık bir yağış artışı ifade ediyor. Dolayısıyla barajlarımız da yaklaşık yüzde 81’ler seviyesinde doluluk oranlarına ulaştı. Bu, geçtiğimiz yıldaki o metanetli dönemleri, kurak sezonu hep beraber gözümüzün önüne getirdiğimizde hakikaten çok ülke su ve suya ihtiyaç anlamında ve tarımsal üretim anlamında önemli bir avantajı bize getirmiş durumda. O yüzden biz de tekrar edelim, bu yıl gerçekten bir üretim rekoru gelebilir. İnşallah da öyle olur&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;23 milyon ton civarında bir ürün alacağımızı düşünüyoruz&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu tahminleri sadece biz yapmıyoruz, aynı zamanda uluslararası kuruluşların da benzer tahminleri var&#8221; diyen Bakan Yumaklı, &#8220;Buğdayla alakalı, çok stratejik bir ürün ve başat ürün olması hasebiyle bir örnek verelim; geçtiğimiz yıla göre bizim tahminlerimiz yüzde 27’lik bir artış olacak. 23 milyon ton civarında bir ürün alacağımızı düşünüyoruz. Aynı şekilde arpanın da yüzde 50’lik, geçtiğimiz yıla göre bir artışla 9 milyon tonlara geleceğini düşünüyoruz. Bunların her ikisi de, bir tanesi stratejik, her ikisi de stratejik ürün elbette. Birisi genel olarak sektör bizim ihtiyacımız, diğeri de hayvansal üretim için son derece önemli bir girdi. O açıdan önemli. Hasat başladı bütün Türkiye’de, şu anda yüzde 2 seviyelerindeyiz.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yağışların nasıl ölçüldüğünü de anlatan Yumaklı, &#8220;Dekar başına verimle ölçüyoruz. Geçtiğimiz yıl bir dekar başına 276 kilogram verim alıyorduk. Belki dekar dediğimizde çok hani teknik olmayanlar anlamayabilir diye genel halk dilinde dönüm diye söyleyelim onu. Bir dönümden 276 kilogram alınırken biz bu yıl ortalama bunun 400 kilogram ve üzerinde olacağını düşünüyoruz. Bu anlamda da çok önemli bir artış var. Bazı yerler var ki özellikle hububat üretiminde son derece önemli sonuçlar alıyor, işte Çukurova gibi, Trakya gibi. Buralarda da 700 kilogramların üzerine çıkacağını düşünüyoruz. Bunlar çok önemli veriler. Toprak Mahsulleri Ofisi bir regülasyon kurumu. Piyasada hem miktar hem de fiyat hareketlerini hem üretici hem de tüketici lehine ya da sektör lehine ya da aleyhine olacak durumları değerlendirip gerektiği zaman piyasaya müdahil olur. Bu zikzakları önlemek adına da bazı ürünler için alım fiyatı açıklar. Bu alım fiyatlarının yurt dışı fiyatlarıyla karşılaştırılması da söz konusu.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Sektörün tamamı için bir öngörülebilirlik ortaya koymuş olduk&#8221;</p>
<p>Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıklamış olduğu bu yıl içindeki fiyat yurt dışı fiyatlarının çok üzerinde olduğunun atlını çizen Yumaklı, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Şu anda yaklaşık 250 dolarlar civarında bir ton buğdayın fiyatı yurt dışında. Yaklaşık 11 bin lira civarında geliyor herhalde bugünkü kurlarla bakarsa. İçerideki Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fiyatının olmaması piyasanın bu rakamlara doğru gelmesini belki de sağlayacaktı. Toprak Mahsulleri Ofisi ton başına 16 bin 500 lira taban fiyat açıklayarak piyasanın bunun altına düşmesini engellemek adına önemli bir görev üstlenmiş oldu. Bu bir regülasyon faaliyetidir, bu bir referans fiyatıdır. Toprak Mahsulleri Ofisi bu konunun, ticaretini yapan bir kurum değildir. Piyasa regülasyonu yapar, fiyat ve miktar hareketlerindeki anormallikleri standart hale getirir. Bir şey daha yaptık bu sene, bu üretici tarafındaydı, bunu alıp kullanacak olan sektör, sanayici için de Toprak Mahsulleri alıp bu ürünleri netice itibariyle piyasaya verecek, ekim ayındaki fiyatları da açıkladı. Sektörün tamamı için bir öngörülebilirlik ortaya koymuş olduk.&#8221;</p>
<p>Vatandaşların, çiftçilerin ve üreticilerin devlete olan güveni, itimadı, beklentileri Toprak Mahsulleri Ofisi’ne bir teveccüh getireceğini aktaran Yumaklı, &#8220;Biz de buna göre hazırlıklarımızı yaptık. Şu anda 20 milyon tonu depolayacak şekilde hazırlıklarımız tamam. 600’ün üzerinde alım noktasıyla hazırız. Geçtiğimiz yıllarda yine böyle ürünün çok olduğu bir dönemde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin uzmanlarıyla yapmış olduğu depolamalarla ilgili çok böyle bilgiden uzak yorumlar yapıldığını hatırlayın. Bunların hiçbirisine gerek duyulmayacak bir şekilde bu sene hazırız. Cumhurbaşkanımız da açıkladı, biz de bunu defaatle ifade ettik, Toprak Mahsulleri Ofisi ürününü aldığı andan itibaren 21’inci günden başlayarak ürünlerin bedellerini ödemeye başlayacak. Nakit akışı ile ilgili bu zamanlamalar öne ya da ileriye gidebilir ama netice itibariyle ortalamada 21 günlük bir sürede ödemeyi gerçekleştireceğiz. İnşallah yeni hasat dönemi hayırlı uğurlu olur&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Türkiye’nin içinde olmadığı komşu olmamızdan kaynaklı bulunduğumuz bölgedeki savaşların ve çatışmaların etkisinin Türkiye’yi de etkilendiğini dile getiren Yumaklı, &#8220;En önemli başlıklardan birisi de enerji, mazot ve gübre diyelim her ikisi için tarımda. Bu bölgenin önemli, ticaret bölgesi olması vesilesiyle bizleri etkiledi. Maliyetlerde artış oldu. Üreticilerimiz bunlardan bir bölümüne yakalandı, bir bölümü o fiyat artışlarıyla beraber üretimini yapmak durumunda kaldı. Dolayısıyla bizim savaş sebebiyle, çatışmalar sebebiyle, konjonktürel sebeplerle üreticilerimizin mazot ve gübre maliyetlerinde oluşan artışları hesaplayarak 2026 yılı için dekar başına, dönüm başına 310 lira olarak belirlenmiş birim destek maliyetini, fiyatını güncelleyeceğiz. Dünden bugüne. &#8220;Bu oran ne olacak?&#8221;, &#8220;Ne zaman açıklanacak, ödenecek?&#8221; vesaire. Bütün bunları bizim hesaplayabilmemiz için üretim faaliyetlerinin sona ermesi lazım, yani hasat faaliyetlerinin sona ermesi lazım. Hasat dönemlerinin tamamlanması lazım. Dolayısıyla biz üretim sezonunun sonunda savaşın getirmiş olduğu üretim maliyetleri ile ilgili, girdi maliyetleri ile ilgili artışı, fahiş artışı hesaplayarak 2026 yılı için belirlenmiş olan 310 liralık dekar başına birim destek fiyatına eklemiş olacağız.&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarım işçilerini ve çiftçileri en çok turfanda karpuz dikimi zorluyor</title>
		<link>https://www.haberizma.com/tarim-iscilerini-ve-ciftcileri-en-cok-turfanda-karpuz-dikimi-zorluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 07:15:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/tarim-iscilerini-ve-ciftcileri-en-cok-turfanda-karpuz-dikimi-zorluyor/</guid>

					<description><![CDATA[Bursa’nın Karacabey ilçesinde birçok ürünün dikimi, ekimi, çapalaması ve hasadında çalışan tarım işçilerini en çok turfanda karpuz dikimi zorluyor. Turfanda örtü altı karpuz fidesi dikiminin sonlarına gelindi. Salçalık domates, kapya biber, pirinç, soğan ve mısır gibi pek çok ürünün yetiştirildiği bölgede, örtü altı karpuz dikimi dört aşamalı yapısıyla işçiliği en zor ürünlerin başında geliyor. Balıkesir’den [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa’nın Karacabey ilçesinde birçok ürünün dikimi, ekimi, çapalaması ve hasadında çalışan tarım işçilerini en çok turfanda karpuz dikimi zorluyor.</p>
<p>Turfanda örtü altı karpuz fidesi dikiminin sonlarına gelindi. Salçalık domates, kapya biber, pirinç, soğan ve mısır gibi pek çok ürünün yetiştirildiği bölgede, örtü altı karpuz dikimi dört aşamalı yapısıyla işçiliği en zor ürünlerin başında geliyor.</p>
<p>Balıkesir’den bölgeye gelen tarım işçileri, sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalarda ter dökerek fideleri toprakla buluşturuyor.</p>
<p>Tarım işçisi çavuşu Akif Yaman, İzmir ve Manisa bölgelerinde de taşımalı olarak bu işi yaptıklarını belirterek, özellikle örtü altı karpuz dikiminin zahmetli aşamalardan oluştuğunu ifade etti.</p>
<p>4 aşamalı dikim işlemi</p>
<p>Karacabey Ovası’nda gerçekleştirilen dikim sürecinde işçilerin fidelerin dağıtılması, dikimi, don riskine karşı üzerlerine şapka konulması ve ardından etrafının tamamen kapatılması gibi dört ayrı aşamalı bir işlem yürüttüğünü aktaran Yaman, karpuz üretiminin tüm süreçlerinin zor olduğunu ancak örtü altı dikimin işçiyi en çok yoran işçilik olduğunu vurguladı.</p>
<p>Sabah saat 07.30’da işe başladıklarını ve 16.00’ya kadar yaklaşık 9 saat boyunca çalıştıklarını dile getiren Yaman, &#8220;Üzerinde bulunduğumuz 25 dönümlük tarlaya 25 kişilik bir ekiple geldik. Önce 25 dönüme fideleri dikeceğimiz yere sıraladık. Ardından başa dönüp fideleri diktik. Sonra tekrar başa dönüp şapkalarını kapatıp kenarlarını toprakla örttük&#8221; dedi.</p>
<p>Sofraya gelmesi kolay olmuyor</p>
<p>Yaman, &#8220;Don vurmasın diye yaptığımız bu kapatma işlemi işin en zahmetli kısmı. Biber ve domates gibi ürünlerin de dikimini, çapalamasını ve hasadını yapıp fabrikalara ulaştırıyoruz ama bizi en çok zorlayan ürün örtü altı karpuz oluyor. Domateste, biberde fideyi dikip geçiyoruz ama bunda işçiler zor zorlanıyor&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Çiftçiliğin her aşamasının büyük emek istediğini hatırlatan Yaman, tüketicilerin sofralarına ulaşan her karpuzun arkasında büyük bir işçilik olduğunu ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan gübresiyle 40 kilograma ulaşan kabaklarını taşımakta zorlandı</title>
		<link>https://www.haberizma.com/hayvan-gubresiyle-40-kilograma-ulasan-kabaklarini-tasimakta-zorlandi/</link>
					<comments>https://www.haberizma.com/hayvan-gubresiyle-40-kilograma-ulasan-kabaklarini-tasimakta-zorlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 06:49:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[bursa gıda]]></category>
		<category><![CDATA[kabak]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/hayvan-gubresiyle-40-kilograma-ulasan-kabaklarini-tasimakta-zorlandi/</guid>

					<description><![CDATA[Bahçesindeki kabakları hasat ederken ikisinin 40 kilograma ulaştığını gören çiftçi, mutluluktan iri kabaklarıyla konuştu, onları elleriye okşayarak sevdi. Meyve bahçesinin bir kısmında kendi tüketeceği kadar fasulye, biber, domates ve bal kabağı yetiştiren çiftçi Yurdagül Çavdar, ekimde soğukların etkili olmasıyla bahçesindeki son ürünleri toplamaya gitti. Bal kabaklarını iki haftadır görmeyen Çavdar, yaprakları kaldırdığında 40 kilograma ulaşan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bahçesindeki kabakları hasat ederken ikisinin 40 kilograma ulaştığını gören çiftçi, mutluluktan iri kabaklarıyla konuştu, onları elleriye okşayarak sevdi.</p>
<p>Meyve bahçesinin bir kısmında kendi tüketeceği kadar fasulye, biber, domates ve bal kabağı yetiştiren çiftçi Yurdagül Çavdar, ekimde soğukların etkili olmasıyla bahçesindeki son ürünleri toplamaya gitti.</p>
<p>Bal kabaklarını iki haftadır görmeyen Çavdar, yaprakları kaldırdığında 40 kilograma ulaşan 2 kabak görünce mutlu oldu.</p>
<p>Elleriyle kabaklarını seven ve onlarla konuşan Çavdar, &#8220;Kabaklarım nasıl olmuş böyle; maşallah. Otların arasına da saklanmışlar. Torunum kadar olmuş.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu kadar büyümesi için damla sulama ve hayvan gübresi dışında bir çabasının olmadığını dile getiren Çavdar, &#8220;Hayvan gübresi kullandım. Hayvan gübresinin yaptığını hiçbir gübre yapmaz. Hayvan gübresinin yerini kimyasallar tutar mı? Bir de yerini sevdi herhalde bu kadar büyüdü. Bir kişi kaldıramaz bu kabağı&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Çavdar, kabağı bıçakla parçalara ayırmanın zor olacağını belirterek, önce testere ile böleceklerini sonra bıçakla daha küçük parçalara ayıracaklarını söyledi.</p>
<p>Bal kabağının şifalı gücü</p>
<p>İçerdiği A, C ve E vitaminleriyle adeta bir besin deposu olan bal kabağı, bağışıklık sistemini destekleyerek vücudu enfeksiyonlara karşı koruyor, kalp sağlığını düzenliyor ve kanser riskini azaltmaya yardımcı oluyor.</p>
<p>Sonbahar ve kış aylarının vazgeçilmez lezzetlerinden olan bal kabağı, taşıdığı yüksek besin değerleri sayesinde sağlık açısından pek çok fayda sunuyor. Bal kabağı meyvesi, özellikle A, C ve E vitaminleri açısından zengin bir kaynak olup, düzenli tüketildiğinde vücut fonksiyonlarına önemli katkılarda bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberizma.com/hayvan-gubresiyle-40-kilograma-ulasan-kabaklarini-tasimakta-zorlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
