<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gamze taşçıer &#8211; Haberizma Bursa Bölge Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.haberizma.com/tag/gamze-tascier/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberizma.com</link>
	<description>Habersiz Kalma</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jan 2026 08:26:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.haberizma.com/wp-content/uploads/2025/07/cropped-hbfav-32x32.png</url>
	<title>gamze taşçıer &#8211; Haberizma Bursa Bölge Haberleri</title>
	<link>https://www.haberizma.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CHP Milletvekili Gamze Taşcıer: &#8220;TÜİK’te Bolluk, Sofrada Yokluk: Enflasyon Düştü, Yurttaş Çöktü!&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/chp-milletvekili-gamze-tascier-tuikte-bolluk-sofrada-yokluk-enflasyon-dustu-yurttas-coktu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haberizma]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 08:26:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[gamze taşçıer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/?p=219253</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı, Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Aralık ayında yüzde 0,89 olarak açıklanan enflasyon verisini değerlendirdi. Taşcıer, resmî verilere göre enflasyonun teknik olarak gerilediğinin söylendiğini ancak yurttaşın mutfağında hayat pahalılığının hız kesmeden devam ettiğini belirterek, “TÜİK’te bolluk var, sofrada yokluk var. Enflasyon kâğıt üzerinde düşüyor ama yurttaşın alım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı, Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Aralık ayında yüzde 0,89 olarak açıklanan enflasyon verisini değerlendirdi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Taşcıer, resmî verilere göre enflasyonun teknik olarak gerilediğinin söylendiğini ancak yurttaşın mutfağında hayat pahalılığının hız kesmeden devam ettiğini belirterek, “TÜİK’te bolluk var, sofrada yokluk var. Enflasyon kâğıt üzerinde düşüyor ama yurttaşın alım gücü çöküyor” dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Temel tüketim harcamalarının bir yılda sert biçimde arttığına dikkat çeken Taşcıer, market harcamalarının 2024 sonunda 5.343 lirayken 2025 sonunda 6.821 liraya yükseldiğini, gıda fiyatlarında yüzde 30’un üzerinde artışlar yaşandığını vurguladı. Buna karşın Kasım–Aralık döneminde market harcamaları artarken enflasyonun yüzde 1’in altında açıklanmasının, verilerle günlük hayat arasındaki kopuşu gösterdiğini ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sorunun enflasyon oranlarından çok bölüşüm adaleti olduğunu belirten Taşcıer, ücret ve emekli aylıklarının hayat pahalılığı karşısında hızla eridiğini söyledi. Asgari ücrette yapılan artışlara rağmen alım gücünün gerilediğini belirten Taşcıer, “2024’te asgari ücretle 38 kilo dana eti alınabilirken, bugün bu miktar 32 kiloya düştü. Ücretler artıyor ama refah artmıyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Emeklilerin durumunun çok daha ağır olduğuna işaret eden Taşcıer, en düşük emekli aylığının yoksulluk sınırının yüzde 81 altında kaldığını, emekli aylıklarının altın karşısında reel olarak yaklaşık yüzde 50 değer kaybettiğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Taşcıer açıklamasında, “Ekonomi sadece tablolarla değil, yurttaşın yaşam koşullarıyla ölçülür. Ücretleri ve emekli aylıklarını baskılayarak enflasyon düşürülmez; yoksulluk kalıcı hâle getirilir” dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Cumhuriyet Halk Partisi’nin çözümünün, ücretleri ve sosyal güvenliği merkeze alan adil bir bölüşüm politikası olduğunu vurgulayan Taşcıer, “Refah bir ayrıcalık değil haktır. Ücretlerin kâğıt üzerinde değil, sofrada ve yaşamda karşılık bulduğu bir düzeni kurmak mümkündür” ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer&#8217;den Yaşamını Yitiren Saliha Ozan İçin Açıklamalarda Bulundu</title>
		<link>https://www.haberizma.com/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascierden-yasamini-yitiren-saliha-ozan-icin-aciklamalarda-bulundu/</link>
					<comments>https://www.haberizma.com/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascierden-yasamini-yitiren-saliha-ozan-icin-aciklamalarda-bulundu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haberizma]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 10:31:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[gamze taşçıer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/?p=65861</guid>

					<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekili Gamze Taşcıer, TBMM çalışanı Saliha Ozan’ın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Saliha Ozan cinayetinin münferit olmadığı; devlet kurumlarının ihmali ve siyasi iktidarın kadın karşıtı politikalarının doğrudan sonucu olduğu vurgulandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurumsal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekili Gamze Taşcıer, TBMM çalışanı Saliha Ozan’ın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.</p>
<p>Açıklamada, Saliha Ozan cinayetinin münferit olmadığı; devlet kurumlarının ihmali ve siyasi iktidarın kadın karşıtı politikalarının doğrudan sonucu olduğu vurgulandı.</p>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurumsal sorumluluğu hatırlatıldı. Taşcıer, Meclis’in kendi çalışanını koruyamadığını belirterek, TBMM Başkanlığı’na çağrıda bulundu ve Saliha Ozan’ın çocuklarının yaşam boyu bakım ve eğitim sorumluluğunun Meclis tarafından üstlenilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Genel Başkan Yardımcısı Taşçıer: &#8220;Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan çalışma arkadaşlarımızdan Saliha Ozan, boşanma aşamasında olduğu bir erkek tarafından katledildi. Üzgünüz. Öfkeliyiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadınlar için yaşam artık bir hak değil, her gün yeniden kazanılması gereken bir mücadele alanına dönüşmüşse, <strong>bu doğrudan iktidarın ideolojik tercihleriyle ilgilidir</strong>. 2025’in ilk altı ayında <strong>136 kadının öldürüldüğü </strong>bir ülkede, <strong>Saliha Ozan cinayetinin münferit olduğunu söylemek mümkün değildir</strong>. Türkiye’de her gün kadınlar sistematik biçimde erkek şiddetine maruz kalmakta, koruma talepleri yok sayılmakta, yasalar etkisizleştirilmekte dolayısıyla faillere adeta cesaret verilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu cinayet, bir yandan <strong>kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü güvenlik ve yargı mekanizmalarının görevlerini layıkıyla yerine getirmemesiyle</strong>, diğer yandan <strong>siyasi iktidarın toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren, şiddeti önlemek yerine yeniden ürettiği nefret politikalarının doğrudan sonucu olarak karşımıza çıkan dehşet tablosunun yeni halkasıdır</strong>. Ne yazık ki son cinayet de olmayacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kadınların yaşam hakkı yalnızca yasal düzenlemeler yapılarak savunulamaz.</strong> Yasaların <strong>etkin </strong>ve <strong>kararlı biçimde uygulanması</strong> da gereklidir. Ancak Türkiye’de kadınlar, haklarını kullanmaya çalıştıklarında bürokratik engellerle, kayıtsızlıkla ve çoğu zaman da açık bir ilgisizlikle karşılaşmaktadır. <strong>Faillerin cezasız bırakılması, koruma taleplerinin sürüncemede kalması ya da hiç işleme alınmaması, şiddetin sürekliliğini sağlayan ve failleri cesaretlendiren bir zemini her gün yeniden inşa etmektedir</strong>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nitekim Saliha Ozan cinayeti, bu politik çöküşün en çarpıcı örneklerinden biridir. <strong>Ozan, tehdit edildiğini resmi mercilere bildirmiş, 6284 Sayılı Kanun kapsamında koruma talebinde bulunmuştur</strong>. Ancak iktidarın yıllardır sürdürdüğü kadın karşıtı siyaset, bu koruma mekanizmalarını etkisiz hale getirmiştir. Neticede <strong>Saliha Ozan, yargı ve güvenlik bürokrasisinin gözleri önünde, devletin tüm bilgisine rağmen yaşamdan koparılmıştır.</strong> Yaşanan bu korkunç olay, <strong>kurumların, yasaların </strong>ve <strong>siyasi sorumluların</strong> oluşturduğu bir <strong>katliam zinciridir</strong>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Göstermelik önlemlerin kadınları korumadığı gerçeği ortadadır. <strong>Eşitlik temelinde kurulmuş bütüncül bir toplumsal dönüşüm sağlanmadıkça bu kan döngüsünün durdurulabilmesi mümkün değildir</strong>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu nedenle açıkça ifade ediyoruz: Saliha Ozan cinayeti kolektif bir işbirliği ile işlenmiştir. <strong>Kadınların can güvenliğini yıllardır hiçe sayanlar, İstanbul Sözleşmesi’ni ortadan kaldıranlar, koruma taleplerini görmezden gelenler, şiddeti besleyen politik iklimi yaratanlar da bu suça ortaktır.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Devleti yönetenlerin temel sorumluluğu, şiddeti yalnızca bireysel ve istisnai bir sapma olarak ele almakla sınırlı değildir. Bugün <strong>dozu her gün artan erkek şiddetini, derinleşen toplumsal eşitsizliklerin ve erkek egemen zihniyetin bir sonucu olarak </strong>tanımlamak gerekir. <strong>Bu zihniyet, siyasi iktidarın politikalarıyla her gün yeniden üretilmektedir</strong>.</p>
<p>Gerçeklerle yüzleşmek ve bu yapısal soruna karşı kararlı bir mücadele yürütmek, kamusal sorumluluğun gereğidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ancak siyasi iktidar, yıllardır kadınların yaşam hakkını hedef alan, toplumsal cinsiyet eşitliğini yok sayan ve kadınları kamusal alandan dışlayan toplumsal mühendislik politikalarında ısrar ederek, şiddeti körükleyen bu düzenin parçası hâline gelmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu nedenle <strong>kadın cinayetleri tesadüf değil, politiktir</strong>. Çünkü <strong>her kadın cinayetinde, toplumsal cinsiyet eşitliğini reddeden siyasi anlayışın izleri; korunmayan hayatların, uygulanmayan yasaların ve cezasızlıkla ödüllendirilen faillerin gölgesi vardır</strong>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuyoruz: <strong>6284 Sayılı Kanun, eksiksiz, etkin ve tavizsiz bir şekilde uygulanmalıdır.</strong> <strong>Kadınların yaşam hakkını korumayan, görevini ihmal eden kamu görevlileri hakkında ivedilikle işlem başlatılmalıdır.</strong> <strong>İstanbul Sözleşmesi’ne derhal geri dönülmelidir.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öte taraftan Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu acı olayın kurumsal sorumluluğuyla yüzleşmelidir. Meclis’te görev yapan bir kamu emekçisi, tüm uyarılarına rağmen göz göre göre yaşamını yitirmiştir. <strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi idari teşkilatı kendi çalışanı Saliha Ozan’ı koruyabilir miydi?</strong> Evet. Üstelik hem yasal hem kurumsal hem de insani olarak buna mecbur olması gerekirdi. Olmadı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>TBMM, kadına yönelik şiddetle mücadelede örnek teşkil edecek şekilde hem önleyici hem koruyucu örnek politikaları yaşama geçirebilirdi</strong>. Örneğin çalışanlarının güvenliğini sağlamak için özel bir <strong>risk izleme birimi kurabilir</strong> ve <strong>şiddet tehdidi altındaki çalışanlar için hızlı müdahale mekanizmaları</strong> oluşturabilirdi. Zira çalışma arkadaşımız Saliha Ozan, koruma talebini mahkemeye iletmişti. Bu bilgi, Meclis’in ilgili birimleri tarafından takip edilip İçişleri ve Adalet Bakanlığı ile koordine edilerek hayata geçirilebilirdi. <strong>Kadına yönelik şiddet vakalarında acil müdahale protokolü oluşturulmuş olsaydı, bu cinayet önlenebilirdi</strong>. Yapılmadı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Boşanma sürecinde tehdit altında olan <strong>çalışanlara yönelik psikolojik danışmanlık ve hukuki destek mekanizmaları kurulsaydı, Saliha Ozan yalnız bırakılmazdı</strong>. Bu destekler, mağduru güçlendirmekle kalmayıp aynı zamanda kurumun risk farkındalığını artırabilir ve önleyici müdahale sağlardı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu nedenle <strong>Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’a açık çağrımızdır: Saliha Ozan’ın geride bıraktığı çocuklarının ömür boyu bakım ve eğitim sorumluluğunu Türkiye Büyük Millet Meclisi üstlenmelidir. Bu, hem insani hem kurumsal bir sorumluluktur. </strong>Ayrıca önleyici ve koruyucu<strong> politikalar TBMM çatısı altında yaşama geçirilmeli ve diğer kamu kurumlarına örnek olmalıdır.  </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu vesileyle hayattan kopartılan çalışma arkadaşımız Saliha Ozan’a Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine sabır diliyorum.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberizma.com/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascierden-yasamini-yitiren-saliha-ozan-icin-aciklamalarda-bulundu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer: &#8220;Ev Değil, Ev Almanın Hayalini Satıyorlar&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-ev-degil-ev-almanin-hayalini-satiyorlar/</link>
					<comments>https://www.haberizma.com/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-ev-degil-ev-almanin-hayalini-satiyorlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haberizma]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 07:56:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[gamze taşçıer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/?p=63218</guid>

					<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Emek Büroları Koordinatörü Gamze Taşcıer, “Gayrimenkul Sertifikası” modeline ilişkin eleştirilerini dile getirdi. Taşcıer, “Bir emeklinin hiç harcama yapmazsa 1+1 daireye sahip olması için gereken süre 24 yıl. Ancak asgari ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra elinde hala para kalabiliyorsa 95 yıl. Anayasal güvence altındaki barınma hakkı, AKP’nin yeni oyunu ile resmen borsa kâğıdına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Emek Büroları Koordinatörü <strong>Gamze Taşcıer</strong>, “Gayrimenkul Sertifikası” modeline ilişkin eleştirilerini dile getirdi. Taşcıer, <strong>“Bir emeklinin hiç harcama yapmazsa 1+1 daireye sahip olması için gereken süre 24 yıl. Ancak asgari ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra elinde hala para kalabiliyorsa 95 yıl.</strong> <strong>Anayasal güvence altındaki barınma hakkı, AKP’nin yeni oyunu ile resmen borsa kâğıdına çevrildi. Kentsel dönüşüm yerine rant dönüşümünü seçen iktidar, Gayrimenkul Sertifikası Modeliyle bir kez daha gerçek yüzünü ortaya koydu. Halkla alay ediyorlar!”</strong> dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“1+1 EV İÇİN 631 BİN SERTİFİKA GEREKİYOR!”</strong></p>
<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı <strong>Gamze Taşcıer</strong>, AKP’nin <strong>Gayrimenkul Sertifikası Modeli </strong>ile halkı kandırdığını belirterek çarpıcı hesaplamalar paylaştı. Her bir sertifikanın <strong>değeri 7 lira 59 kuruş </strong>olduğu düşünüldüğünde 48 ay sonunda <strong>62 metrekarelik 1+1 daire için 631 bin 516 sertifika, </strong>yani yaklaşık<strong> 4,7 milyon</strong> TL,<strong> 88 metrekarelik 2+1 daire için ise 863 bin 276 sertifika, </strong>yani yaklaşık<strong> 6,5 milyon</strong> TL biriktirilmesi gerekiyor. “AKP’nin paralel evreninde belli ki herkes zengin” diyen Taşcıer, “<strong>Her bütçeye uygun konut alımı kolaylaşacak diyorlar ama örneğin bir emeklinin yıllık geliri sadece 202 bin lira! 1+1 daire için yapılması gereken yıllık ödeme ise tam 1,2 milyon lira. Emekliler böyle nasıl konut sahibi olacak?</strong>” değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>SERTİFİKAYLA EV ALMAK İMKÂNSIZ</strong></p>
<p>Türkiye’de <strong>açlık sınırının 26 bin TL</strong>, <strong>yoksulluk sınırının 85 bin TL</strong> olduğunu hatırlatan Taşcıer, <strong>“En düşük emekli maaşı 16.881 TL, asgari ücret 22.104 TL, en düşük memur maaşı 50.503 TL. 1+1 daire için 4 yıl boyunca her ay 13.157 sertifika karşılığı en az 99.861 TL, 2+1 daire içinse 17.985 sertifika karşılığında en az 136.506 TL ödenmesi gerekiyor”</strong> dedi. Taşcıer’in yaptığı hesaplamaya göre <strong>1+1 daire için </strong>yapılacak<strong> aylık ödeme </strong>emekli maaşının <strong>6 katına</strong>, asgari ücretin <strong>4,5 katına</strong>, memur maaşının ise <strong>2 katına</strong> denk geliyor. <strong>2+1 daire için </strong>bir emekli aylık gelirinin tamamının <strong>8 katını</strong>, asgari ücretli <strong>6 katını</strong> ve memur da <strong>3 katını ödemek zorunda.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>YEMEZ, İÇMEZ, ISINMAZ İSE 24 YIL! YA HARCAMA YAPARSA?</strong></p>
<p>Türkiye’deki yaşam maliyetine de dikkati çeken CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, <strong>“Aylık gelirinin tamamını harcamadan biriktiren bir emekli ayda 2.224, asgari ücretli 2.912, memur ise 6.654 sertifika alabiliyor. Hiç harcama yapmayan bir emekli 24 yılın sonunda ancak 1+1 daire sahibi olabiliyor. Asgari ücretli için bu süre 18, memur için ise 8 yıl. Ancak yeme, içme, barınma, sağlık gibi temel ihtiyaçlara para harcandığında bu süreler emekliler için neredeyse yüz yıla, asgari ücretlide 72’ye, memurlarda ise 32 yıla çıkıyor. Bu tablo, AKP’nin halkla nasıl alay ettiğini açıkça ortaya koyuyor” </strong>dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>EV DEĞİL, EV ALMA HAYALİNİ SATIYORLAR</strong></p>
<p>Kamu İşçilerine yapılan 50 liralık günlük yevmiye artışına da dikkati çeken Taşcıer, “<strong>Kamu emekçisi günde 50 lira ile ayda ancak 198 sertifika alınabiliyor. Bu hesaba göre bir kamu işçisinin 1+1 ev alabilmesi için 266 yıl 4 ay boyunca birikim yapması gerekiyor! Emekçiye ev değil, ömür boyu sürecek hayal satıyorlar. Ev sahibi olmak emekçiler için nesiller boyu süren bir mücadeleye dönüşmüştür.</strong>”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“BARINMA KRİZİ SERTİFİKAYLA ÇÖZÜLMEZ”</strong></p>
<p>Türkiye’de her sene giderek derinleşen barınma krizinin çözümünün sertifika biriktirmek olmadığını ifade eden <strong>CHP’li Taşcıer</strong>, “<strong>Ülkenin emekçisi, emeklisi, dar gelirli vatandaşı yıllardır insanca yaşamanın ve bir ev sahibi olmanın mücadelesini veriyor. Tek Adam Rejimi’nin ‘gayrimenkul sertifikası’ adıyla sunduğu yeni model ise bu mücadeleyi daha da çıkmaza sürüklüyor. Türkiye’deki barınma krizini santim santim ev hayali satarak çözmek mümkün değildir. Sertifika biriktirerek ev sahibi olmak, sosyal devletin iflasının ilanıdır. Bu tablo, iktidarın orta ve alt gelir gruplarını barınma hakkından kopardığını açıkça göstermektedir”</strong> dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>BANKER SKANDALINDAN SERTİFİKA SKANDALINA</strong></p>
<p>80’lerin başında yaşanan Banker skandalını hatırlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer açıklamasını, “<strong>Bir daireyi birden fazla kişinin birlikte alması, AKP’nin dar gelirliyi ev sahibi yapmak yerine bir daireye hissedar olmaya mahkûm ettiğinin kanıtıdır. Bu sisteme ‘paylı mülkiyet’ diyorlar. Yani yurttaşlar sertifikalarını birleştirip aynı daireye ortak olacak, tapuya da hisseleri oranında adları yazılacak. Sosyal devlet, ev hakkını ortaklığa dönüştürmez, her vatandaşa başını sokacak yuva sağlar. AKP ise barınma hakkını borsa kâğıdına çevirip vatandaşı spekülatörlerin ve müteahhitlerin insafına bırakıyor. 80’lerin başında banker skandalı nasıl milletin belini büktüyse, AKP’de muhtemel sertifika skandallarıyla aynı felaketi dar gelirlilere yaşatacak</strong>” diyerek tamamladı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberizma.com/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-ev-degil-ev-almanin-hayalini-satiyorlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
