DOLAR 18,6452 0.01%
EURO 19,6449 0.07%
ALTIN 1.076,83-0,31
BITCOIN 3174520,68%
Bursa
10°

HAFİF YAĞMUR

06:31

İMSAK'A KALAN SÜRE

Sansür yasası şerefine

Sansür yasası şerefine

ABONE OL
Ekim 27, 2022 13:13
Sansür yasası şerefine
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dr. Yılmaz Ergut /

Sansür yasası şerefine;
Kurufasulyenin faydaları ne metan gazı analizinden sonra;

  1. bir konuyu daha yorumlayıp, bu seriyi sonlandırmak istiyorum.
    Bizim Bigadiç’te, boş ve faydasız muhabbete, eşek muhabbeti denir.
    Kahvehanelerde yapılan muhabbetlerin çoğu,
    eşek muhabbetidir.
    İnsanların level atlayıp, beyni ve bilgiyi besleyici muhabbet yapması çok önemlidir.
    Fakat her zaman böyle muhabbet yapmak, sıkıcı olabilir.
    Yakın arkadaşlar arasında, bazen eşek muhabbetine ihtiyaç duyulur.
    Affınıza sığınarak, biraz level düşürüp, küçük bir eşek muhabbeti yapmak istiyorum.
    1961 doğumlu bir fani olduğum için;
    yalan Dünya’daki ömrümün çoğunu tükettim.
    Godot’yu bekler gibi, sıfır beklenti ile, sonsuz bir mutluluk peşinde koşuyorum.
    O yüzden gençlerin bilmediği 1960’lı yılları; yaşayan bir tarih olarak anımsatmak istiyorum.
    1960′ lı yıllarda, ülkenin pek çok yerinde olduğu gibi;
    bizim ilçedede en yaygın taşıt, eşek ve at arabasıydı.
    Balıkesir’de taksi olmazdı.
    Taksi olarak, atlı faytonlara binerdik.
    Motorlu araçlar ve traktörler, 1970’lerin ikinci yarısından itibaren yaygınlaşmaya başladı.
    O yüzden eşekler, yerel kültür üzerinde unutulmaz izler bıraktı.
    Eşekler her ne kadar, tembellik ve inatçılık gibi negatif davranış kalıpları ile özdeşlesede;
    gerçekler farklıdır.
    Hiç bir eşeğin bir insana zarar verdiğine tanık olmadım.
    Yavruları çok sevimlidir.
    İnsanlar üstüne biner, yüklerini taşır, ama onlar bu duruma hiç itiraz etmezler.
    Uysal, çalışkan ve cefakar hayvanlardır.
    Ayrıca dik ve sarp arazilerin tankları olan katırlara;
    atlar analık, eşekler babalık hizmeti verirler!
    İnsan oğlu vahşi ve acımasız olduğu için;
    bazı kendini bilmezler, zavallı hayvanları seks kölesi olarakta kullanırlardı.
    O zamanlar ülkede, beyaz kadın ticareti olağan bir durumdu.
    Şehirlerde, yurdum insanının ‘Mektep’ adını verdiği genelevler olurdu.
    Parası olan gençler, düğüne gider gibi süslenip püslenip oralara giderdi.
    Fakir fukaralar ise, eşekler ile aşk yapmayı tercih ederdi!
    Doğrumu bilmiyorum ama;
    Anadolu’da bazı yerlerde, eşeklerle aşk yapmayana kız verilmediği söylenir.
    Zavallı hayvanlar, bu kadar çok çalışmalarına ve topluma bu kadar hizmet etmenlerine rağmen, hor görülürler!
    Sınıflı toplum modelinden ötürü, insanlar arasında da aynı durum söz konusu.
    En çok çalışan işçiler ve köylüler, toplumda en çok hor görülen sınıfı oluşturuyor.
    Çok net hatırlıyorum;
    1970’li yıllarda, birileri geldi, kamyonlarla ilçedeki tüm eşekleri toplayıp götürdü.
    Sonradan öğrendik ki;
    İstanbul’da Sur dibinde kesip, sucuk yapıyorlarmış.
    Traktörler ve kasaplar, eşeklerin sonunu getirdi.
    Bizim orada ‘karkın’ diye bir köy var.
    Eşeği çok meşhurdur.
    O yüzden, kavga sırasında çok bağırıp-çağıranlara,
    ‘Karkın eşeği gibi ne anırıyorsun’ derler.
    O dönemlerden kalma, pek çok atasözü, fıkra ve deyim;
    Türk kültüründeki yerini koruyor.
    Hemen aklıma gelen bir kaçı;
    -Yiğit ölür şan kalır, eşek ölür meydan kalır.
    -Şen eşek olursan, semer vuran çok olur.
    -Eşeğe gerdan kır demişler, dönmüş ..surmuş.
    -El elin eşeğini, türkü çağırarak arar.
    -Emanet eşeğin yuları gevşek olur.
    -Eşek ölecek, ters dönecek, şeyi güneş görecek!
    -Canı yanan eşek, atı geçer.
    -Ata kızıp, eşeği dövmek
    -Öpmeyeceği sıpaya, yem takmamak.
    vs.
    Yine Anadolu’da eşeğin konu mankeni olduğu, pek çok fıkramız vardır.
    Lafı fazla uzatmadan, kısa bir tane anlatayım.
    Adamın biri, köyün birinde, alışkanlık haline getirmiş.
    Eşeğini önce sevip okşar, sonrada tecavüz edermiş.
    Sormuşlar;
    -Niçin öyle yapıyorsun?
    O da;
    -‘Ben insanlığımı yapayımda, ister bilsin, ister bilmesin’ demiş.
    Çok çalışmakla kral olunsaydı;
    eşek ormanlar kralı olurdu!
    O yüzden ‘Niçin ben çok çalışıyorum ama hiç param yok, niçin bir yerlere gelemedim’ diye hayıflanmayalım.
    Darwin yıllar önce ispat etti;
    Doğanın kuralları acımasızdır;
    Güçlüler hayatta kalır, zayıflar yok olur.
    İyi, çalışkan, masum olmak bir işe yaramaz.
    Alman filozof Herbert Marcuse’ un harika bir tespiti var;
    ‘Her gerçek doğru olmayabilir’
    Doğanın kurallarıda böyledir;
    Çok çalışanın ezilmesi doğru değil ama, gerçekler böyle.
    Güçlünün hayatta kalıp, zayıfın yok olması doğru değil ama, gerçekler böyle.
    Bir canlının bir başka canlıyı pişirip yemesi doğru değil ama, gerçekler böyle.
    Allah hepimize, doğruyu ve gerçeği algılama yetisi ve cesareti versin.
    Dr.Yılmaz Ergut

En az 10 karakter gerekli