Mahir Ünal: “2860 Sayılı Yardım Toplama Kanunu Son Derece Açık”

 Mahir Ünal: “2860 Sayılı Yardım Toplama Kanunu Son Derece Açık”

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Haber Global canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Ünal, Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelede temel politika ve önceliklerinin ne olduğu sorusu üzerine Ünal, siyasi partilerin bu süreçte sivil toplum örgütü gibi çalışmaları gerektiğini ifade etti.

İllerde oluşturulan pandemi kurulları ile Sağlık Bakanlığı başkanlığındaki Bilim Kurulunun çalışmalarını önemsediklerini belirten Ünal, “O yüzden burada siyaseti konuşmak ve bu meseleyi siyasetin bir parçası haline getirmek yerine sivil toplum kuruluşu gibi siyasi partileri görüp bir yardımlaşmanın, dayanışmanın, birlik ve beraberliğin güçlendirilmesinin paydaşları olmalıdır bu süreçte siyasi partiler diye düşünüyorum.” dedi.

Ünal, “Belediyelerde bir yardım tartışması var, muhalefetin de eleştirileri gündemde. Bu düğümü nasıl çözeceğiz?” sorusuna karşılık, hukuk devletinde yönetim organizasyon biçimi olarak devletin nasıl işleyeceğinin belli olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanına hitaben “Sen de seçilmişsin, o da seçilmiş” gibi bir yaklaşımın son derece yanlış olduğunu vurgulayan Ünal, cumhurbaşkanının, hükümetin, bakanların, yerel yönetimlerin pozisyonunun yasalar tarafından belirlendiğini anımsattı.

Ünal, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nun son derece açık olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Her ilde oluşturulan pandemi kurullarında valiliğin başkanlığında, belediye başkanı zaten o kurulun bir üyesi. Şimdi belediye başkanı bu kurulun üyesi iken büyükşehir belediye başkanı çıkıp ‘şu yapılmalı, bu yapılmalı’ demek ve medya üzerinden konuşmak yerine o kurulda bir belediye başkanı olarak görevini ve sorumluluğu yerine getirmek durumundadır. Çünkü siyaset adı altında hiç kimsenin bu süreçte bir yıkım siyasetinin parçası olmak gibi bir lüksü olamaz. Eğer siyaset yapmayı düşünen varsa bu süreçte herhalde ölümü, bayılmak zannediyorlardır çünkü bütün dünyada insanlar ölüyor ve şu anda ülkemizde büyük bir mücadele veriliyor.”

Bu mücadelenin inancı, etnik kimliği ve siyasetinin bulunmadığını vurgulayan Ünal, “Kim bu süreçte bu mücadeleyi kendi siyasetinin bir parçası haline getirmeye kalkışırsa bunun altında kalır. Burada şunu asla yapmamak gerekiyor, siyaset şu değildir, iktidar başarılı olur korkusuyla salgınla mücadeleyi tehlikeye atacak yaklaşımların asla yanında olmamamız gerekir. Bir siyasi partinin il başkanının Bilim Kurulunu hedef almaması gerekir.” dedi.

“Hükümet her türlü iş birliğine açık”

Ünal, bir diğer soru üzerine hükümetin her türlü teklif, iş birliği ve koordinasyona açık olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Cumhuriyet Halk Partisi mesela bir ‘korona raporu’ hazırladı ve AK Parti’ye gönderdi. Şimdi biz de bütün çalışmaları, bütün tedbirleri bir araya getiren bilgilendirme amaçlı bir kitap hazırladık, biz de şimdi bunu Cumhuriyet Halk Partisine göndereceğiz. Dolayısıyla iletişim kanalları açıkken siyaset yapmak, medya üzerinden konuşmak, toplumda korku, panik, endişe, kaygı oluşturmak, cumhurbaşkanını, hükümeti itibarsızlaştırmak bu sürece son derece zarar verecektir. O yüzden birliğimizi, beraberliğimizi, koordinasyonu, hızımızı, istişaremizi, birlikte çalışma irademizi ve dayanışmamızı güçlendirerek bizim bu süreçten çıkmamız gerekir.”

Mahir Ünal, Bilim Kurulunun önerisi olması halinde sokağa çıkma yasağının da içinde olduğu ek tedbirlerin gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin soruya yanıt verirken de Bilim Kurulunun önerilerinin açık ve şeffaf bir şekilde her toplantının ardından Sağlık Bakanlığı tarafından kamuoyu ile paylaşıldığını hatırlattı.

Süreç içinde Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu ve devletin diğer ilgili kurumlarına güvenilmesi gerektiğini vurgulayan Ünal, şunları kaydetti:

“Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı aynı zamanda İstanbul’da valilikte kurulan pandemi kurulunun üyesi, orada kendisi düşüncelerini paylaşmak yerine neden düşüncelerini medya üzerinden dile getiriyor. Medya üzerinden tabii ki dile getirecek kastettiğim şey o değil, hükümetle medya üzerinden konuşmak yerine orada oluşturulan çözüm mekanizmasının içinde bu sorunları çözmek gerekmez mi? Siz 2860’a göre gidip valilikten yardım toplamak için izin almanız gerekirken beraber pandemi kurulunda çalıştığınız valiyle bu meseleyi konuşmayıp bunu Türkiye’nin krizi haline getirip, bunu da yasa dışı bir şekilde yapıp sonra da devlet yasaya uygun davrandığında kalkıp ‘bize yasa dışı uygulama yapılıyor’ demek iyi niyetlilik midir Allah aşkına.”

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın